30 Kasım 2009 günü vefat eden Tavşanlı, Tepecik kasabasından Sinema Yönetmeni Ahmet Uluçay ın anısına;
Hep öyle olur, kaybettikten sonra değeri bilinir insanın. Ulu bir çınar göçtü şu fani dünyadan. Göçmesiyle yeryüzü sarsıldı bir kez daha. O nu sevenlerin içi burkuldu, kocaman bir boşluk oluştu hayatta. Hayat hikâyesinde hep zorluklar, hep yokluklar anlatıldı. Keşke dendi... keşke… Keşke hayatta olsaydı da O na yardım edilseydi, elinden tutulsaydı. Geç kalındı şimdi, O yok. Yarım kalan filmi Bozkırda Deniz Kabuğu öksüz kaldı.
Kendisi belki de en çok “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” filmiyle tanındı. Kısa film yaptığı dönemde O’nu yakından tanıma fırsatım olmuştu. O’nun ne zorluklar çektiğini, ne kadar yalnız kaldığını biliyordum. Sesini duyuramadığından yakınırdı. Dün akşam haberlerde onca haberi dinledikten sonra bu satırlar dökülüverdi kalemimden. *** Sen rahat uyu, Ahmet Abi! Bütün televizyon kanalları senden bahsetti, senin başarılarından. Bütün gazeteler seni yazdı, yokluktan neler ürettiğini. Görmeni, duymanı, okumanı isterdim, dünyadan göçmeden. Bu kadar övgü, bu kadar sevgi yaşamında gösterilseydi keşke. Hep sinemaya değer verilmediğinden bahsederdin, medyanın yeterli ilgiyi göstermediğinden. Sen gittikten sonra senden bahsettiler Abi. Aldığın ödülleri tek tek sıraladılar. Yaptığın kısa filmleri hatırlattılar unutanlara, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminden kısa kesitler gösterdiler. Sanatçılar senin için konuştu. Senin gittiğin gün. Üzüldük, ağladık keşkeleri sıraladık.
Sen, vesselam büyük adamdın! Kıymetini bilemedik. Hayalle yaşamanın nasıl olduğunu öğrettin. Hedefe odaklanmayı öğrettin. Umutsuzluğa kapılmamayı öğrettin. Mücadele nasıl yapılır, onu öğrettin. Karşılık beklemeden sevmeyi öğrettin. Başarmayı öğrettin. Sessizce hoşça kal demeyi öğrettin. Güle güle Ahmet abi. Mekânın cennet, toprağın bol olsun...
Bu yazı 2002 kere okundu.
|