|
“Bütün dünyada madencilik, insanların ve çevrenin üzerinde kalıcı bir iz bırakmıştır…”
Merhabalar sevgili okurlar. Geçen haftaki yazımızın devamı olarak geri dönüşüme baktığımızda, geri dönüşüm oranının hayli düşük olması gerçekten üzücüdür. Çünkü aslında bütün metaller geri dönüşüme tabi tutulabilir. Kullanılmış bakır ya da alüminyum, çok az yeni malzeme ilavesiyle aynı miktarda ham metale dönüştürülebilir. İçecek kutularından elde edilen alüminyum eritilip geri dönüştürülebilir ve geri dönüşüm sepetine atıldıktan birkaç hafta sonra yeni kutu yapımında kullanılabilir. Kelly (2002)’e göre 1990-2000 arasında Amerikalıların çöpe attığı 7 milyon içecek kutusu geri dönüştürülseydi 316.000 Boeing 737 uçağı (dünyadaki toplam ticari uçak filosunun 25 katı büyüklüğünde bir filo) yapacak kadar alüminyum elde edilmiş olurdu.
Eğer kentlerimizde ve depolama alanlarında bu kadar çok kullanılabilir metal varsa, o zaman neden yeni yeraltı madenleri bulmak için o kadar enerji harcıyoruz? Bazı ülkelerde yeni madenlerin çıkarılması için sağlanan devlet desteği sayesinde yerin üzerindeki kullanılmış malzemelerin geri dönüşümü, madenlerin çıkarılmasından daha pahalıya gelmektedir. Madencilik şirketleri bu durumu koruyabilmek için yoğun mücadele vermiştir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde madencilik endüstrisi, 1872 madencilik yasasına yapılması düşünülen reformlara karşı çıkmış ve bu desteği sürdürmek için büyük yatırımlar yapmıştır. 1997’den 2000’e kadar Amerikan madencilik şirketleri siyasi kampanyalara neredeyse 21 milyon dolar harcamıştır (Kelly, 2002).
Mevcut malzeme sistemleri, madenciliği kayıran ve geri dönüşüm yanlılarını dezavantajlı bir konuma oturtan haksız bir arenada yer almaktadır. Örneğin, eritme tesislerinin ve rafinerilerin çoğu ikincil malzeme kaynaklarını kabul edecek biçimde kurulmamıştır. Almanya’da hükümet 1990’larda geri dönüşümü teşvik etmek için son derece iddialı yasalar getirmişti. Ancak bu yapılırken malzeme piyasasının ikincil malzeme yığınlarını sindirip sindiremeyeceği düşünülmedi ve bu yüzden de bu malzemelerin çoğu bugün depolarda çürümektedir (McClure ve Schneider, 2001).
Geri dönüşümün önündeki bir diğer engel de birçok modern ürünün karmaşık ve bileşik malzemelerden yapılması ve bunların ayrıştırılıp işlenmesinin pek de kolay olmamasıdır. Ancak, bu aşılamayacak bir engel değildir. Bilgisayarlardan otomobillere kadar birçok ürün, tamir edilebilmeleri, yeniden kullanılabilmeleri ve geri dönüştürülebilmeleri için sökülebilecek biçimde tasarımlanmıştır. Örneğin, Mitsubishi firması tek bir tornavidayla sökülebilecek bir çamaşır makinesi imal etmektedir. Yine Audi % 100 geri dönüştürülebilecek bir otomobil imal etmektedir. Geri dönüşüm sürecine yardımcı olabilmek amacıyla bugün bazı üreticiler farklı malzemeleri tanımlamak için ürün parçalarına barkod yerleştirmektedir.
(Devamı Haftaya) Haftaya görüşmek dileğiyle, hoşçakalın…
Bu yazı 399 kere okundu.
|