|
"Dünyada ki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür ve her insan bir görevle yaratılmıştır." Apache Clan
Merhabalar sevgili okurlar. Üzerinde yaşadığımız eşsiz ülkemiz olan Anadolu, palmiye kaplı sahillerinden buzul kaplı dağlarına, derin vadi tabanlarından yüce dağ doruklarına, verimli alüviyal ovalarından kıraç ve kayalık yamaçlarına kadar değişen çeşitli ekosistemleri içine almaktadır. Bu arazi mozaiğinde yaşayan ve çoğu endemik olan binlerce bitki ve hayvan türü, bu türlerin farklı ırkları, farklı gen havuzları ve farklı evrimsel birimleri bulunmaktadır. Bunlara paralel olarak, ülkemizde, değişik türlerin nitelik ve nicelik bakımından farklı karışımlarıyla oluşan çok çeşitli canlı birliği tipleri ve habitat mozaikleri yer almaktadır. Bunlardan başka, canlı birliğinin üyeleri olan türlerin, birbirleri ve cansız çevreleri arasında pek çeşitli biyolojik olaylar ve etkileşimler dizini, ekolojik işlevler, milyonlarca yıldan beri, değişik boyutları ve etkinlikleriyle sürüp gelmektedir. Bütün bunlar bir araya gelince, Türkiye de, aynı derecede muhteşem boyutlu zengin bir biyolojik çeşitlilik ortaya çıkmaktadır.
Kültüre alınmış pek çok bitki türü ile evcilleştirilmiş pek çok hayvan türünün yabani ataları Türkiye de doğal olarak yetişmektedir. Bu bakımdan Türkiye, Dünyadaki 8 büyük gen merkezinden biri olarak bilinir. Türkiye de yaklaşık 3000 tanesi endemik olan 9000 den fazla bitki türü, tahminen 192 iç su balık türü, 18 amfibi türü, 83 sürüngen türü, en az 426 kuş türü ve 120 memeli hayvan türü bulunmaktadır. Bu sayılara omurgasızlar dahil edilmemiştir. Hep birlikte Türkiye ekonomisinin temel çarkları olan tıp, eczacılık, tarım, ormancılık, hayvancılık, balıkçılık ve turizm, temel hammadde kaynağı olarak bu doğal kaynaklarımıza ve bu biyolojik çeşitliliğe bağımlıdır.
Biyolojik çeşitlilik, ekonomiye olan doğrudan katkıları yanında, doğadaki oksijen ve karbondioksit döngüsünün ve besin zincirinin devamlılığının sağlanması, böcek ve zararlı hayvanların biyolojik kontrolü, bitki çiçeklerinin tozlaşması ve meyve tutması, su ve toprak korunması, su ve mineral döngüsünün sağlanması, doğal geri dönüşüm ve atıkların ayrışması gibi pek çok ekolojik hizmetlerin de yerine getirilmesinde hayati önem arz etmektedir.
Bu kadar çok çeşitlilikteki genetik kaynaklar, türler, ekosistemler ve bunlar arasındaki karmaşık olaylar dizini, biyolojik çeşitliliği oluşturmaktadır. Bunların her biri ülkemizin refahı, dengeli ve sürekli kalkınması için, vazgeçilemez değeri olan canlı doğal kaynaklarımızdır.
Bütün bu üstün değerlerine ve yararlarına rağmen, bu canlı doğal kaynaklarımız ve zengin biyolojik çeşitliliğimiz, bu topraklarda doğup gelişen değişik uygarlıkların da olumsuz etkisiyle son 7000 yıldan beri talihsiz bir sürecin kıskacına girmiş bulunmaktadır. Bu sürece kısaca BAY süreci diyebiliriz: BAY süreci içinde Türkiye nin biyoçeşitliliği önce Bozulma, sonra Azalma, en sonunda da Yok olma olayları ile karşı karşıya bulunmaktadır. BAY sürecinin başlıca nedenleri arasında ise toprak erozyonu, hızlı nüfus artışı (yaklaşık % 2,5) ve düzensiz - savurgan kaynak kullanma alışkanlıklarımız bulunmaktadır. Doğal kaynaklarımızın ve biyoçeşitliliğimizin bu hovardaca kullanımı, bu talihsiz gidiş, zaman geçirilmeden ve hızla durdurulmalıdır. Hoşçakalın…
Bu yazı 607 kere okundu.
|