|
“Yapmamız gereken, her şeyi eski sadeliğine döndürmektir. Böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır...” Kızılderili Atasözü.
İçinde yaşadığımız 21. yüzyılda teknolojik gelişmeye, nüfus artışına, kentleşmeye ve sanayileşmeye paralel olarak gerek içerik, gerekse de miktar açısından hızlı bir şekilde artmakta olan katı atıkların doğa üzerindeki olumsuz etkisi ciddi bir çevre problemi haline gelmiştir. Zira yerel yönetimlerin karşılaştıkları en önemli çevre sorunlarının başında katı atıkların toplanması, uzaklaştırılması ve imha edilmesi gelmektedir.
Peki katı atık nedir? 14 Mart 1991 tarihli resmi gazetede yayımlanan Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ne göre katı atık; üreticisi tarafından atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması bakımından düzenli bir şekilde uzaklaştırılması gereken katı maddelere ve arıtma çamuruna denir. Söz konusu bu katı atıkların çevreye olan zararlarının ortadan kaldırılması ya da en aza indirilmesi için usulüne göre uzaklaştırılmaları gerekmektedir. Aksi takdirde çeşitli bulaşıcı hastalıkların ve hoş olmayan birtakım kokuların yayılması, fare ve sinek gibi çeşitli haşerelerin çoğalması, sera etkisini artıracak biçimde hava kirlenmesi ve yeraltı-yerüstü sularının kirlenmesi gibi sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdır. İşte tam bu noktada, yapılacak olan çalışmaların belli esaslara göre planlı bir şekilde yapılabilmesi için bir Katı Atık Yönetim Sistemi oluşturulmalıdır. Avrupa ve özellikle de Amerika ya bakıldığında yerel yönetimlerin güçlü bir katı atık yönetim sistemine sahip olduğu görülmektedir.
Peki katı atık yönetim sistemi nedir ve nasıl olmalıdır? Çeşitli katı atıkların çevre ve insan sağlığına verecekleri zararı önlemek amacıyla toplanmaları, taşınmaları, yeniden kullanılmaları, geri kazanımları, yakılma, gömme ya da çeşitli şekillerde değerlendirilmeleri işlemlerinin tümüne katı atık yönetimi ve bu amaçla oluşturulan geniş çerçeveye de katı atık yönetim sistemi denir. Kuşkusuz bu sistemin kurulması kadar, sürdürülebilirliği de büyük önem taşımaktadır. Bir katı atık yönetim sistemi oluşturmak şüphesiz kolay değildir ve belirli bazı kriterleri karşılaması gerekmektedir. Her şeyden önce ülkemiz şartları düşünüldüğünde bir katı atık yönetim sisteminin ekonomik açıdan yapılabilir olması gerekmektedir. En az bunun kadar önemli olan bir diğer faktör ise sistemin her bir aşaması, bir önceki ve bir sonraki basamaktaki işlemlerle uyumlu olmalı yani entegre bir sistem tasarımı yapılmalıdır. Bu durum katı atık yönetim sisteminin ömrü açısından da son derece önemlidir. Maalesef ülkemizde katı atık toplama ve imha tesislerinin ortalama ömrü 50 yıldan daha azdır. Bu zaman dilimi ile maddi-manevi harcamalar karşılaştırıldığında işin ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır.
Sorunsuz bir katı atık yönetim sistemi oluşturulabilmesi, olabildiğince çok unsuru dikkate almakla doğru orantılıdır denilirse herhalde yanlış olmaz. Zira geçmiş dönemlerde Almanya, İsveç, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerde sadece teknik açıdan yapılabilirliğin dikkate alındığı sistemlerin çok kısa bir zamanda işlemez hale geldiği ve sonunda da çöktüğü bilinmektedir. Ülkemizde başta koruma projeleri olmak üzere çeşitli alanlarda yapılan birçok proje başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Planlanan bir o kadar projenin de gerekli tedbirler alınmadığı takdirde yine başarısızlıkla sonuçlanacağından endişe duyulmaktadır. Hoşçakalın…
Bu yazı 479 kere okundu.
|