|
Merhabalar sevgili okurlar. Bu haftaki yazımızda termik ve nükleer santrallere kısaca değinecek, devamında ise bu iki tip santrali özellikle çevresel etkileri yönünden karşılaştıracağız. Bilindiği gibi bugünün enerji kaynakları yenilenemeyen (kömür, petrol, doğalgaz ve nükleer enerji) ve yenilenebilen (odun, bitki atıkları, tezek, jeotermal enerji, güneş, rüzgar, hidrojen, hidrolik enerji, gelgit ve dalga enerjisi) olmak üzere iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının - özellikle ticari talebin yaklaşık % 92’sinin fosil yakıtlardan, % 8’inin ise hidrolik ve nükleer enerjiden sağlanması gibi ciddi sebeplerle - kullanılırlığı çevre sorunlarını önemli ölçüde arttırmıştır. Bu sebeple çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş, her yönden daha avantajlı hale gelmiştir.
Ülkemizde özellikle Linyit ile çalışan ve Soma’da da bulunan termik santraller yakılan çeşitli fosil yakıtlardan (kömür, fuel-oil, doğalgaz v.b.) elde edilen ısı (enerji) ile suyun ısıtılarak yüksek basınçlı buhar haline dönüştürülmesi ve buhar vasıtasıyla elektrik jeneratörlerinin çok hızlı bir şekilde döndürülerek, jeneratörlerdeki magnetlerden oluşan elektrik impulslarının yoğunlaştırılması sonucu elektrik enerjisi üretimi esasına dayanmaktadır.
Linyit kömürünün çıkarılmasından, yakılan kömürün oluşturduğu külün depolanmasına kadar geçen birbirine bağımlı bir çok işlemle çevrelerinde önemli çevre kirliliği oluşturan termik santraller insan, hayvan ve bitkileri de olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etkilere ileriki haftalarda değinilecektir.
Nükleer reaktörlerde kullanılan yakıtlar ise Doğal Uranyum, Zenginleştirilmiş Uranyum, Plütonyum ve Toryum’dur. Nükleer reaktördeki reaksiyonlar fizyon (füzyon) olayının esaslarına dayanmaktadır. Reaktörün kalbinde, yakıt elemanlarında üretilen ısı enerjisi, moderatör ve soğutucu kanallar vasıtasıyla reaktör kalbi dışına alınmaktadır. Bu ısı daha sonra buhar elde edilmesinde kullanılmakta, elde edilen buhar türbinleri çevirerek ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştürmektedir. Türbin miline bağlı jeneratörde ise mekanik enerji elektrik enerjisine dönüştürülerek elektrik elde edilmekte ve daha sonra da santralden elektrik sistemine verilmektedir.
Tüm bu işlemlerin neticesinde Nükleer bir santralde de - termik santrallerde olduğu gibi - bazı atıklar meydana gelir. Bu atıklar radyoaktif gaz, sıvı ve katı atıklardır. Sıvı ve gaz atıklar az ya da çok miktarda çevreye bırakılmaktadır. Meydana gelen radyoaktif atıkların etkisi ve miktarı ise reaktör tipi, tasarımı, çalışma süresi ve reaktör yapımında kullanılan malzemeyle ilişkilidir. Haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın…
Bu yazı 1131 kere okundu.
|