|
Merhabalar sevgili okurlar. Son zamanlarda bahar ayları kendini gösterirken farkında olmadan yaz geldi havasına girilebiliyor. Ancak hastalığa yakalanma riski oldukça yüksek böyle zamanlarda. Güneş kimi zaman yüzünü gösterse de, ilkbahar bize gülümsese de, kış mevsiminin etkisi hala belli belirsiz zamanlarda kendini göstermeye devam ediyor.
İlkbahar doğa döngüsünde kış ile yaz arasındaki mevsimdir. Kuzey yarım kürede Mart ve Haziran arasına karşılık gelen ilkbaharda ağaçlar çiçeklerini açar, hava sıcaklığı artmaya başlar. Bu mevsimde karların erimesi ve bol yağışların görülmesi ile dereler, göller ve barajlar su ile dolar. Baharın habercisi olan çiçekler bu mevsimde kendini bir başka gösterir. İç bölgelerimizde halk arasında Kırkikindi adı verilen sağanak yağışlar başlar. Bu yağışlarla birlikte şiddetli gök gürültüsü, yıldırım düşmesi, dolu tehlikesi ve sel felaketleri de görülmektedir. Bazen bu yağışlar çiftçilere oldukça zarar verir. Hatta bazen ağaçlardaki çiçeklere varıncaya kadar etkili olabilir.
Baharın insanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir. Bunların başında yorgunluk ve halsizlik gelmektedir. Bu duruma tıp dilinde bahar yorgunluğu denilmektedir. Mart ayı ile birlikte yüzünü göstermeye başlayan baharın en tipik özelliklerinden birisi havaların bir ısınıp bir soğumasıdır. Bu durum hasta olma riskini arttırmaktadır. Sakarya Vatan Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Hüsnü Yeşilot, mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişikliğinin vücudun savunma mekanizmasını zayıflattığını, bunun da soğuk algınlığı, grip ve nezle vakalarına sebep olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, mevsim geçişlerinde hasta olmamak için dengeli beslenmenin de çok önemli olduğunu ifade eden Yeşilot, şu uyarılarda bulunmaktadır: "Özellikle vücudun direncini artıran C vitamini içeren gıdaların tüketilmesini öneriyoruz. Portakal başta olmak üzere taze meyve ve sebzelerin bolca tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Hareketlilik de bedenin savunma gücünü arttırmaktadır. Ağır olmayan fiziksel hareketler ve özellikle yürümek faydalıdır. Ayrıca kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmak gerekir.
Baharda ısının aynı gün içinde değişiklik gösterdiğini, en çok üşütme sebebiyle soğuk algınlığı, grip, nezle gibi vakaların arttığını vurgulayan Yeşilot, "Bahar geldi diye hemen ince giysiler giymemeliyiz. Çok soğuk günlerde olduğu gibi kat kat giyinmek de doğru olmaz. Kişi üşümeyecek ve terlemeyecek şekilde giyinmeli, havanın aniden soğumasına karşı tedbirli olmalıdır. Bahar genelde yağışlı geçen günler içerir. Hasta olmamak için ıslanmaktan mümkün olduğunca korunmak gerekmektedir. Eğer ıslanıldıysa ıslak giysiler en kısa sürede kuru giysilerle değiştirilmelidir. Çünkü ıslak giysiler vücut ısısını hızla düşürür ve hasta eder." demektedir.
Erişkinlerin günde 2- 2,5 lt. sıvı tüketmesi uygundur. Çünkü bilindiği gibi en sağlıklı içecek sudur. Havanın daha sıcak olduğu ve aktivitelerin artığı zamanlarda çay, kahve, meyve suyu, çorba tüketimi ile birlikte 2,5- 3 lt. civarında sıvı tüketilmelidir. Meyve ve sebzeler mevsiminde tüketilmeli, en doğal ve sağlıklı meyve-sebzenin doğal ikliminde ve zamanında yetişeni olduğu unutulmamalıdır. Nitekim suni şartlarda ve hormon ile yetiştirilenler ürünler, doğal yolla yetişen ürünlerle aynı besin değerini taşımamaktadır. Hoşçakalın…
Bu yazı 639 kere okundu.
|