Merhabalar sevgili okurlar. Buraya kadar olan yazılarımızda toprağın farklı kişiler tarafından farklı algılanabileceğini vurgulamaya çalıştık. Toprak her birimiz için farklı anlamlar ifade etse de, toprakların yitirilmesi tehlikesi, yani hızlandırılmış erozyon her birimiz için ortak bir payda, ortak bir hedeftir. Çünkü, yine daha önceki yazılarda değinildiği gibi, toprak sadece insan için değil, ancak tüm ekosistem bileşenleri için yaşamsal bir değerdir. Toprağın, üretim, filtrasyon, tampon ve değişim ve gen kaynağı olarak tanımlanan üç ekolojik işlevinde ifadesini bulan yaşamsallık özelliği ortak paydayı oluşturmaktadır. Hızlandırılmış erozyonla mücadele, bu yaşamsallık temeline oturtulmalıdır. Hızlandırılmış erozyonun önlenebilmesini güvence altına alabilecek pek çok teknik önlem geliştirilmiştir. Bu yazıda bu tekniklere ayrıntılı olarak değinmeye gerek görülmemiştir (ancak bu teknikler hakkında Türkçe ya da yabancı dildeki kaynaklardan bilgi sahibi olmak isteyenler yazarla iletişim kurabilirler). Bu nedenle burada teknik konulara değinmek yerine, sıradan (gönüllü) insanların erozyonla mücadele çalışmalarına etkin bir biçimde katkılarının sağlanabilmesine yönelik uygulamaların neler olduğuna ağırlık verilecektir. Başlangıçta başarılması gereken, erozyonla mücadelenin çok zor ve pahalı, ancak siyasilerin bilinçlendirilmesiyle çözülebilecek toplumsal bir sorun olduğu yargısının değiştirilebilmesidir. Bu düşünce, halkın katılımını engelleyen ve böylece çözümsüzlüğü körükleyen kilit bir konudur. Sorun, ilgili toplumu ve hatta tümüyle dünya ekosistemini ilgilendiriyor olmasına karşılık, çözüm gücü tek tek toplumu oluşturan bireylerin, yani Ayşe nin, Veli nin, Hatice nin, Tuncay ın, senin, benim, onun elindedir. ?Burada tekil şahıslar özellikle ve kasten kullanılmıştır, çünkü tekil birey, sorunun odak noktasını oluşturmaktadır?. Sonuçta siyasal iradeyi, belirli sıklıklarla, tek tek kullandığımız oylar belirlemiyor muyuz? Siyasal iradeyi belirlerken, benzer görüşteki tek tek bireyler ortak siyasi, ekonomik, kültürel vb. istek ve tercihlerini, belirli bir siyasi örgüt aracılığıyla yansıtmıyorlar mı? Bir siyasi parti örgütlenmesi içinde de olsa, siyasal iradeyi belirleyecek oyumuzu tek başımıza kullanıyoruz. Bir başka ifade ile, oy kullanırken yaptığımız tümüyle oyumuzu kapalı bir mekanda kullanmaktır. Ama bu bireysel eylemin yansıması tümüyle toplumsaldır. Bireyin düşünce ve davranış biçimini değiştirmeden, toplumun düşünüş ve davranış biçimini değiştirebilmek mümkün müdür? İster ulusal, ister uluslararası düzeyde olsun BM, UNEP, devlet, hükümet, siyasi partiler, gönüllü kuruluşlar gibi kuruluşlar bireylerin bir araya gelmesiyle oluşurlar. Bu nedenle birey tüm kurumların en önemli bileşenidir. Bireysel anlamda en akılcı çevre dostu slogan ?Küresel Düşün, Yöresel Uygula? olmalıdır. Sizlerin de buradaki önemli katkınız öncelikle bireysel katkı olmalıdır. Etkili bir bireysel erozyon gönüllüsü olabilmek için yerine getirilmesi gereken önemli bazı konular vardır. Bunların başında bilgi gelir. Bilgi güç verir. Sanılanın aksine, diğer çevre sorunlarını olduğu gibi erozyon sorununu ilgi ya da samimi duyarlılıktan çok, bilgi çözer. Bu nedenle okuyun, dinleyin, düşünün ve öğrenin. Çevre hareketinin öznellik ve duygusallığa da ihtiyacı vardır. Ancak gerçeğe ve nesnelliğe olan ihtiyaç daha büyüktür. ?Bilerek yapmak, yapılmasını istemekten yüzlerce kez daha etkilidir!? Ancak bilgi her zaman yeterli değildir ve deneyimle kazanılacak bilgeliğe de gerek vardır. Deneyimli olabilmenin en kestirme yollarından biri ise gezmek ve farklı kültür ve değer yargılarına sahip insanlarla görüşüp konuşmaktır. En yakınınızdan başlayarak, elinize geçecek ilk fırsatta çevrenizdeki erozyon alanlarını gezin, yerel halkla konuşun. Gezmek, yerel çevrenizi keşfetmenize de yardımcı olacaktır (bu konudaki gezi faaliyetlerine katılmak isteyenler yazarla iletişim kurabilirler). Hoşçakalın... Devamı haftaya...
Bu yazı 585 kere okundu.
|