“ Dünyanın herhangi bir yerinde çevreye verilen ciddi boyutlardaki zararın herkesin sorunu olduğunu ve hepimizi tehdit ettiğini kabul etmedikçe, hiç bir etkili önlem alamayız...” Peter Drucker
Merhabalar sevgili okurlar. Ozon tabakası olarak bilinen tabaka, yeryüzünden 20 km. yukarıda başlayan ve 35 – 40 km. yüksekliğe kadar çıkan, ozon gazı (O3) bakımından zengin olan bir atmosfer katmanıdır. Ozon gazı bakımından en zengin olan atmosfer katmanının ise yeryüzünden yaklaşık 25-30 km. uzakta olan yükseklikler arasında olduğu bildirilmektedir (Kadıoğlu, 2001). Bu tabaka güneşten çıkan zararlı ultraviyole ışınlarını (dalga boyları 280 – 320 milimikron) absorbe ederek, yeryüzüne gelen miktarını azaltır. O nedenle güneşten tüm ışın enerjisinin % 9’unu oluşturacak şekilde çıkan morötesi (ultraviyole) ışınlarının, ancak % 2’si yeryüzüne ulaşabilir. Bu olay çok önemlidir. Çünkü bu orandan daha yüksek morötesi ışınları bazı zararlı sonuçlar doğurur. Bunların başında insanlarda cilt kanseri, katarakt hastalıkları, bağışıklık sisteminin tahribi ve bunlara bağlı ölüm oranları artışı gelmektedir. Ayrıca tarlalarda tarımsal ürünlere zarar vermekte, denizlerdeki algler ve planktonlar da zarar görmektedir. Bunun sonucunda bitkisel planktonların oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri bozulmaktadır. Ozon tabakasının tahribine yol açan süreçte, ozon tabakasına kadar yükselen freon gazları, halonlar ve metilbromit gibi maddeler üç oksijen atomundan oluşan ozonu ayrıştırarak ozon molaküllerini azaltır. Sayılan bu ayrıştırıcı gazlardan özellikle kloroflourkarbon molekülleri çok zararlıdır. Çünkü ayrıştırma ve yeniden birleşme gibi kimyasal süreçlerle bunların bir molekülü, binlerce ozon molekülünü tahrip edebilir. Ozon moleküllerini ayrıştıran 95 kadar zararlı kimyasal madde olduğu bildirilmektedir (French ve Mastny, 2001). Ozon tabakasının tahribi sonucunda meydana gelen durum bazen “ozon tabakasının incelmesi”, bazen de “ozon tabakasının delinmesi” olarak nitelenmektedir. Mitscherlich (1995)’e göre, eğer ozon tabakasındaki ozon molekülü kaybı % 50’den çoksa, “ozon tabakasının delinmesi” sürecinden ve “ozon deliği” nden söz edilebilir. Eğer bu hususta sayısal bir değer verilmemişse veya tahribat % 50’den az ise “ozon tabakasının incelmesi” ifadesi kullanılır. Ozon tabakasının korunması konusunda Montreal’de 16 Eylül 1987 tarihinde, “1987 Montreal Protokolü” düzenlenmiştir. Bu uluslararası sözleşmeye göre, ozon tabakasını tahrip eden zararlı kimyasal maddelerin, özellikle itici gaz olarak kullanılan kloroflourkarbon bileşiklerinin kullanım ve üretimi her ülke tarafından aşamalı olarak azaltılacaktı. Ancak ne yazıktır ki, başta ABD olmak üzere birçok ülkede üretim ve kullanımı hala devam etmektedir. Bu konuda olumlu yönde oldukça çetin engeller aşılmasına karşın, daha çok üzerinde çalışılması gereken bir sorun olarak önemi devam etmektedir. Hoşçakalın…
Bu yazı 747 kere okundu.
|