|
“Vergi adaleti ve kayıt dışılık için gerekli tedbirleri almayan AKP Hükümeti, dolaylı vergilere ve milyonlarca çalışanın yoksulluk sınırı altında aldığı ücretlere yüklenmektedir. AKP Hükümetinin getirdiği Gelir Vergisi Kanunun 3 üncü maddesi ile yüksek ücret geliri olanlara vergi avantajı sağlanırken düşük ve orta düzeyde ücret geliri olanlara herhangi bir avantaj sağlanmamaktadır.” dedi.
AKP Hükümetinin sekiz yıldır kayıt dışılığı önleyemediğini söyleyen MHP’li AKÇAY, “2002 yılında yüzde 58’ler civarında olan dolaylı vergi payı AKP Hükümetleri döneminde yüzde 70’lere dayanmıştır. Vergi gelirlerinin önemli bir kısmı nasıl dolaylı vergilerden oluşuyorsa, çok önemli bir kısmı da stopajlardan oluşmaktadır. 2009 yılında tahsil edilen 172 milyar tutarındaki vergi gelirlerinin yüzde 22’si, yani 38 milyar lirası gelir vergisinden oluşmaktadır. Bu 38 milyarlık gelir vergisinin 35 milyarı, yani yüzde 92’si gelir vergisi stopajından oluşmaktadır ve bunların büyük bir çoğunluğu da ücretlerden yapılan stopajlardan oluşmaktadır. Sadece yüzde 5’i beyana dayalı gelir vergilerinden oluşmaktadır. Geldiğimiz acı durum budur. Vergi adaleti ve kayıt dışılık için gerekli tedbirleri almayan AKP Hükümeti, dolaylı vergilere ve milyonlarca çalışanın yoksulluk sınırı altında aldığı ücretlere yüklenmektedir.” dedi.
AKP Hükümetleri döneminde pırlantadan, menkul kıymet ve sermaye geliri getirilerine sıfır vergi alınmaya başlandığını söyleyen AKÇAY, “ Ekmeğe yüzde 1; ete, süte, sağlıkta kullanılan kan ürünlerine, seruma, aşıya yüzde 8 KDV uygulanırken pırlantadan, menkul kıymet ve sermaye gelirlerinden sıfır vergi alınması adalet değildir.” dedi.
2010 yılı yeniden değerleme oranı 2,2 iken harçlar ve damga vergisinin yaklaşık yüzde 10 artırıldığını söyleyen Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi MHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, “ 2006’dan beri gelir vergisi dilimlerinin tutarlarının yeniden değerleme oranının altında artırılması nedeniyle brüt bin lira maaş alan yüzde 1,19 fazla, brüt 2 bin Türk lira maaş alan yüzde 3,44 fazla vergi ödemiştir ve brüt 4.500 lira maaş alan da yüzde 3 fazla vergi ödemiştir. Bu uygulama bir nevi gizli vergileme uygulamasıdır. “ dedi.
Türk-İş’in araştırmasına göre 2010 Haziran itibarıyla 4 kişilik ailenin açlık sınırının 818, yoksulluk sınırının ise 2.664 lira olarak belirlendiğini söyleyen MHP’li AKÇAY, “ Mutfaktaki enflasyon yıllık yüzde 11,5’tur. Milyonlarca çalışan bir günlük çalışmanın karşılığı olarak evine 1 kilogram et alamamaktadır. 2010 yılının ikinci yarısı için asgari ücret tutarı 760 lira, net 599 liradır. Asgari ücretten hesaplanan gelir vergisi tutarı 96 liradır. Hesaplanan gelir vergisinden indirilecek olan asgari geçim indirimi tutarı ise çalışanın bekâr, evli, eşinin çalışıp çalışmamasına ve çocuk sayısına göre değişmektedir. Bekâr bir asgari ücretlinin asgari geçim indirimi tutarı 54 lira; evli, eşi çalışmayan ve çocuksuz ise 65 lira; bunun dışında 1 çocukları varsa 73; 4 çocuklu ise 92 Türk lirası olmaktadır. Buradan da görülmektedir ki, asgari geçim indiriminin asgari ücretin vergisine isabet edebilmesi için asgari ücretlinin evli, eşinin çalışmaması ve 4 çocuğunun olması hâlinde yaklaşmaktadır. Eğri oturup doğru konuşalım, günümüz şartlarında asgari ücret tutarı komiktir. Asgari geçim indirim tutarları ise son derece yetersizdir. 2010 yılında 6 milyon 710 bin asgari ücretli kişi bulunmaktadır. Başta asgari ücretliler olmak üzere çalışanların en az yüzde 90’ı yoksulluk sınırının altında aylık gelire sahiptir Bu nedenle asgari ücretten vergi alınmamalıdır.” dedi
|