|
Erdoğan’ın “Bizim terör örgütüyle bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar bunun hesabını her yerde vereceklerdir” ifadelerini hatırlatan Akçay “Bu tablo karşısında şeref bahsinde payınıza ne kalmıştır! dedi. Akçay’ın komisyon konuşması özetle şöyle:
“12 Eylül’deki Anayasa halkoylaması öncesi AKP İktidarı ile terörist başı Öcalan ve PKK arasında yapılan görüşme ve pazarlıklara ilişkin yapılan tartışmalar Öcalan’ın avukatlarından Aysel Tuğluk’un İmralı ziyaretinden sonra yaptığı açıklamayla yeniden alevlenmiştir. Bu görüşme ve açıklamalar AKP Hükûmeti ile PKK görüşmelerini çok net bir şekilde berraklaştırmıştır, yani takke düşmüştür. Avukat Tuğluk’un basına aktardığına göre, Öcalan’ın devlet görevlileriyle bir kez daha görüşme gerçekleştirildiğini, niteliksel ve ciddi bir görüşme gerçekleştirildiğini, yapılan görüşmelerin bir nevi diyalog sürecinden müzakere sürecine geçişi ifade ettiği söylenmiştir…
AKP Hükûmetinin İmralı ve Kandil ile yapmış olduğu pazarlıklar belli iken bu duruma tepki gösterenlere yönelik “Bizim terör örgütüyle bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” şeklindeki sözlerin artık ne kadar boşlukta kaldığı ortadadır.
Bu açık tablo karşısında şeref bahsinde payınıza ne kalmıştır merak ediyorum!
İKTİDAR, İMRALI VE KANDİL’İ İNİSİYATİF SAHİBİ YAPTI
Diyorlar ki, Öcalan ile AKP ya da Hükûmet değil, devlet görüşüyor. Bu devlet dediğiniz şey, yani mekanik bir alet midir ki, yani devletten neyi kastediyorsunuz? MİT ve kadrolar ise o iktidara bağlı değil mi? Bu tür sorular daha önce de soruldu fakat bir türlü cevap bulmuyor ve biliyoruz ki, hem inkar edeceksiniz ve hem de pazarlıklarınızı devam ettireceksiniz. Sonsuza kadar iktidarda kalacağınızı mı düşünüyorsunuz? Koltuğun yanıltıcı olduğunu ve sandıkların da tarihî sürprizlerle dolu olduğunu hatırlatıyorum.
AKP İktidarı, Türk devletinin temel değerlerini tartıştırarak İmralı ve Kandil’i pazarlık yapma konusunda rol ve inisiyatif sahibi yapmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin refleksi zayıflatılmıştır. PKK ile müzakere ve anlaşma yapmak demek terör örgütü PKK’ya verilen tavizleri işaret etmektedir.
PKK, KARŞISINDA İLK DEFA BU KADAR TESLİMİYETÇİ BİR HÜKÜMET GÖRÜYOR
PKK “Talepleriniz karşılanacak” sözünü alınca eylemsizlik kararı alıyor. Talepler karşılanmayınca da yine terör eylemlerine başlıyor. Lütfen, artık uyanın. PKK’nın taleplerinin sonu yoktur. PKK, eylemsizlik kararı aldığında bile taleplerini hızlandırmak adına aynı Taksim’de yaptığı gibi terörü sürdürmeyi tercih ediyor. Çünkü PKK, ilk defa bu kadar zayıf iradeli ve teslimiyetçi bir iktidar görmüştür. Bu yüzden terör örgütü “Verdiğin sözleri tut” diye AKP İktidarına baskı yapmaktadır. Şimdi, eylemsizlik kararını 2011 genel seçimlerine kadar uzattıklarını duyurdular. Eli kanlı örgüt bu eylemsizlik ve çekilme numaralarını yirmi altı yıldır hep yapıyor. Bu bir aldatmacadır ve safsatadır. Nisana kadar örgütün eylem yapması zaten coğrafi şartlar nedeniyle çok zor hatta imkânsızdır: Haziranda seçim var. Terör örgütünün Anayasa halkoylaması sürecinde eylemsizlik kararı alarak AKP İktidarını zor durumda bırakacak eylemlerden kaçınması dikkat çekicidir. Şimdi de genel seçimlere kadar aynı oyunların devam edeceği anlaşılmaktadır. BU İKTİDAR, TÜRKİYE’YE TERÖR KADAR ZARAR VERİYOR
AKP Hükûmeti öncelikle terör örgütü ve ondan yararlanan diğer odakların entrikalarına karşı mücadele iradesini ortaya koymalıdır. Bu da umudunu Kandil’e, İmralı’ya ya da Barzani’ye veya Washington’a bağlayanların gösterebilecekleri bir tavır değildir. Türkiye’ye en az terör kadar iktidarın ilkesiz, içeriksiz ve ikircikli siyasetleri de zarar vermektedir. Terör örgütü de iktidarın bu zafiyetini sonuna kadar sömürmektedir ve sömürmeye de devam edecektir.
PERSONELE, ÜÇ YIL ÖNCE VERİLEN SÖZLER HALA TUTULMADI!
Özellikle emniyet personelinin fedakârca görev yapmaları karşılığı özlük hakları ve maaşlarında bir iyileştirme ve moral, motivasyon desteği ihtiyacı vardır. 2007 seçimlerinden önce de verilen sözlerin hâlâ tutulmadığını ben hatırlatıyorum ve bu konuda acilen ve gecikmeden tedbir alınması gerektiğini düşünüyorum.
|