|
Akçay, "İspanya 300 milyon zeytin ağacı ile yıllık ortalama 1 milyon tonun üzerinde zeytinyağı üretimiyle dünyada birinci sıradadır. Türkiye’de ise özellikle son yıllarda zeytinciliğe olan ilgi artmış, 90 milyon olan zeytin ağacı sayısı 160 milyona ulaşmıştır. Ağaç sayısındaki bu artış, zeytin ve zeytinyağı üretimini de zamanla iki üç kat artıracaktır. Türkiye’de 2010-2011 sezonunda 181 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapılmıştır. Oysa Türkiye’nin bu potansiyelle sofralık zeytinde 500 milyon dolar, zeytinyağında da 1 milyar dolar ihracat yapması gerekmektedir.” dedi.
Zeytinyağı üretiminin artmasından dolayı arz fazlası yaşanacağı yönündeki iddialar katılmadığını söyleyen MHP'li Akçay, “Dünyada tüketilen 100 milyon ton civarındaki yağın sadece yüzde 3’ü zeytinyağıdır. Dünyada zeytinyağı tüketimi hızla artarken, arz aynı hızla artmamaktadır. Zeytinyağı talebi karşılanamadığı için tüketici başka yağlara yönelmektedir. Dünya tüketiminde hedef yüzde 5 olduğuna göre, Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde arz fazlası sorunu olmayacaktır. Türkiye’de yılda 1 milyon 700 bin ton yağ tüketilmektedir. Bunun yarısından fazlası ithaldir.” dedi. Zeytin ağacı varlığının ve buna bağlı olarak zeytinyağı üretiminin artmasından dolayı arz fazlası gündeme gelmektedir. Ancak Zeytincilikte lisanslı depoculuğunun öneminde değinen Akçay, “ Depolama sistemi ve lisanslı depoculuk birçok tarımsal üretimde olduğu gibi, zeytin üreticiliğinin de temel sorunlarından biridir. Depo sistemi olmadan, ürün arzında, standardında ve fiyatlandırılmasında istikrar yaratılamaz; zeytincilik gelişse bile sağlanan gelir, olması gereken düzeye çıkarılamaz. Özellikle ihracatçılar yılın 12 ayı aynı kalite ve standartta ürün bulamadığı için pazarlarda kalıcı olamamakta, pazarlarda süreklilik sağlanamamaktadır.” Dedi.
Sofralık zeytin üretiminde Akhisar’ın Türkiye’nin lokomotifi olduğunu söyleyen Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “ Pamuk ve tütün üretiminin durma noktasına gelmesinin ardından son 15 yıldır alternatif ürün olarak zeytin üretimine yönelen Akhisar, yetiştirdiği ürünlerle kısa sürede ‘zeytinciliğin merkezlerinden biri’ olarak anılmaya başlanmıştır. İlçe ekonomisinin lokomotifi olan zeytin, bölgede yaşayan esnaftan sanayiciye kadar herkesi bir bütün olarak etkilemektedir. Bu nedenle de ürünün geliştirilmesi ve ekonomik değerinin arttırılması, bölge için büyük önem taşımaktadır. 81 bin hektar ekim alanına sahip olan Akhisar’da 10 milyon zeytin ağacı bulunmakta ve yaklaşık 15 bin aile geçimini bu üründen sağlamaktadır. Akhisar’da bu gün itibariyle irili ufaklı 250’yi aşkın zeytin işleme tesisi vardır. Türkiye’de sofralık siyah zeytinin yüzde 35’i, sofralık yeşil zeytinin ise yüzde 70- 75’i Akhisar’da üretilmektedir. İhracat için büyük önem taşıyan pastörize zeytin işleme konusunda da Akhisar öncü olmuştur. Sofralık zeytinde üretim ve işlemede büyük başarılara imza atan Akhisar, pazarlama ve tanıtımda bazı sorunlar yaşamaktadır. Marka olma yolunda ise emin adımlarla yürümektedir.” dedi.
Zeytin üretimi ve zeytin üreticilerinin sorunlarıyla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e yazı soru önergesi veren MHP’li Akçay, “ Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimindeki hedefleri nelerdir? Bakanlığınızın bu yönde kısa, orta ve uzun vadeli stratejik hedefleri nelerdir? Hızla artan zeytin dikimi ile 5 yıl sonra 250-300 bin tona, 2025'te ise 1 milyon tona ulaşması beklenen zeytinyağı üretiminin değerlendirilmesi konusunda bir planlamanız var mıdır? Türkiye genelinde 128 çeşit zeytin vardır. Zeytin gen kaynakları korunmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Tanıtım çalışmaları ile zeytinyağının iç tüketiminin artırılmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Dünya damak tadına uygun yeni zeytin çeşitlerinin geliştirilmesine yönelik AR-GE çalışması yapmayı düşünüyor musunuz? İspanya’da zeytinyağında 43 birlik ve bu birliklere bağlı 957 kooperatif vardır. Zeytinyağının yüzde 75’ini bu kooperatifler pazarlamaktadır. Türkiye’de kooperatifçiliğin geliştirilmesi, desteklenmesi yönünde bir çalışmanız var mıdır? Avrupalı zeytinyağı üreticisi kiloya 1 Avro destek almaktadır. Destekleme priminin ilk kez uygulandığı 1998'de zeytin üreticisi 40 cent destekleme primi almaktaydı. Türkiye’deki zeytinyağı üreticisi kilo başına ne kadar destek almaktadır? Bu destek 1988 yılı ile kıyaslandığında artmış mıdır? Azalmış mıdır? Bu destekleme sizce yeterli midir? Artırmayı düşünüyor musunuz? Avrupa Birliği’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatında Türkiye’den aldığı ton başına 1120 dolar vergiyi kaldırmaya yönelik bir çalışmanız var mıdır? Eğer yoksa bu yönde bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Türkiye’deki zeytin ağaçlarının büyük bölümünün yaşlı olması toplama maliyetini artırmaktadır. Belli bir plan dahilinde ağaçların gençleştirilmesine ve ağaçlar gençleştirilirken üreticiye telafi edici ödeme sağlanmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Eğer yok ise bu yönde bir çalışma yapmayı düşünür müsünüz? Kaliteli zeytinyağının üretimi kadar, depolanması, korunması da büyük önem taşımaktadır. Depolama şartları mutlaka modernize edilmelidir. Bu kapsamda zeytinyağının en iyi şartlarda depolanması için Lisanslı depoculuğun desteklenmesi ve yaygınlaştırılması yönünde bir çalışmanız var mıdır? Dahilde işleme rejimi kapsamında zeytinyağı ithal etmenin zeytin üreticileri üzerinde fiyat baskısı yarattığını düşünüyor musunuz? Akhisar’da kurulması çalışmaları süren Zeytin ve Zeytinyağı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları ne aşamadadır? Zeytinyağına desteleme primi ödenirken sofralık zeytine destekleme primi verilmemektedir. Bu nedenle ürettiği zeytinin yüzde 90’nını sofralık olarak değerlendiren Akhisar’daki üreticiler bu destekten yararlanamamaktadır. Bu kapsamda sofralık zeytine destekleme primi vermeyi düşünüyor musunuz?” diye sordu.

|