|
Mücadele ile acılar ile zaferler ile dopdolu bir ömür vatanı ve halkına adanmış bir ömür geriye kalansa bizlere üzüntü ona ise koskocaman bir onur.
Hayatı boyunca büyük acılar yaşayan evlat acıları gören hapislerde yatan sürgünlere gönderilen savaşlar gören iki yüzlülükleri yalnızlıkları yaşayan cesur bir insanı kaybettik.
K.K.T.C nin varlığını ve bağımsızlığını sonsuza kadar devam ettirmesi için haklı mücadelesini çok uzun yıllardır yılmadan, bıkmadan, yorulmadan sürdüren bir vatan severi kaybettik ama bizlere örnek olabilecek ders almamız gereken yaşama dair,devlet ve millet anlayışına dair çok şeyler bırakarak gitti
Şöyle derdi DENKTAŞ
“Devlet demek hürriyet demektir,dimdik ayakta durup kimsenin boyunduruğu altına girmemek demektir.Bağımsızlığınızdan asla vazgeçmeyin Devletsiz kalmak her şeyi ile aciz kalmak demek, başkasına muhtaç olmak demektir.Devletsiz yaşayan insanlar olabilir ama devletsiz Yaşayan millet yoktur.Kıbrıs Türk Halkı Türk milletinin ayrılmaz kopmaz bir parçasıdır”
İşte bu kısacık paragrafta dile getirdiği anlayış onun bütün ömrünün bir özeti gibidir. Bağımsızlığa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin yaşamasına ve Türk dünyasına adanmış bir ömür.
Bazı insanların değeri ölünce bazılarının ise hayatta iken anlaşılır. Rauf Denktaş’ı yaşarken değeri anlaşılan ama biraz geç anlaşılan biri olarak düşünüyorum. Zaman zaman muhalifleri tarafından çok acımasızca eleştirilse de bu gün gerek KKTC de gerekse de ana vatanda onun ölümünden duyulan üzüntü, ardından söylenenler ve yazılanları ona haklılığının ve hakkının teslimi olarak değerlendiriyorum.
İki Denktaş var birincisi mücahit siyasetçi ve devlet adamı Denktaş ikincisi ise insan Denktaş. Bu kimliklerden birincisini kitaplardan ve basın dan tanıyabilirsiniz,ancak ikinci kimliği yani insan Denktaş’ı tanıya bilmek için onunla tanışmak konuşmak ve birlikte olmayı gerektirir.Ne mutlu bana ki ben bu şansa sahip oldum 15 Mart 2008 günü ben ve arkadaşlarım onunla beraberdik öncelerinde de onun bir konferansını izlemiş ve inanılmaz derece de etkilenmiştim işte o gün ve sonrasında acaba bu büyük insanı Soma’ya da getire bilir miyiz onun engin bilgi ve tecrübelerinden yararlana bilir miyiz diye bunun yollarını aramaya başladım herhalde çok gönülden istemişim ki bu dileğim Muharip Gaziler Derneği Genel Sekreter Yardımcısı Sayın Fikret GÖKÇE’nin girişim ve gayretleri ile gerçekleşti.
15 Mart 2008 günü Sayın Denktaş Soma mızı onurlandırdı. Bütün protokol mensupları sivil toplum örgütleri, Soma Halkı onu büyük bir heyecan ile karşıladık.Gün boyu sohbetler ettik yemekler yedik ve konferansını nefesimizi tutarak can kulağı ile dinledik.
Ogün ile ilgili anılarımı daha önce yerel gazetelerde Somalılar ile paylaşmıştım. Onun için çok fazla detaya girmiyorum ancak İnsan Denktaş ile ilgili intibalarımı şu cümle ile özetlemek istiyorum.
Bir insan bu kadar mı mütevazi olur
Bir insan bu kadar mı babacan olur
Bir insan o yaşta bu kadar mı enerjik olur.
Sayın DENKTAŞ Bu güne kadar hayran olduğum, takdir ettiğim, ve örnek almaya çalıştığım biriydiniz bu duygu ve düşüncelerim ölene kadar da devam edecek.
Varsa hakkımız sonuna kadar helal olsun Allah rahmet eylesin mekanınız Cennet olsun.
Mustafa Hilmi TOPÇU
ADD Soma Eski ŞUBE
BAŞKANI


|