|
Gündüzler gecelerden daha karanlık
Karanlık ki güneşe hasret aydınlık
Bahçelerde gül yetişmez olmuş
Bülbüller bir gül aşkı ile dolmuş
Kâinat gülünü bekliyor aşkla
Bir gül ki geliyor sönmez ışıkla
Ey gül sen gelince diniyor ızdıraplar
Sen gelince yere serilir putlar
Seninle gülüyor güneşin yüzü
Kâinat seninle buldu gündüzü
Sen ki Ebu cehillerin kâbusu
Sen âlemlere rahmet yangınlara su
Ne geceler görmüştü şu garip dünya
Gelişinle gerçek oldu görülen rüya
Buyur ey gül, karanlığıma buyur
Aydınlatsın bu esrarı yüzündeki nur
Buyur bülbüllerin gönüllerine
Bir damla su ol kurumuş dillerine
Buyur adaletsizliğin gezdiği topraklara
Buyur ki karanlıklar bulaşmasın aklara
Buyur efendim gözyaşlarıma buyur
Gel de kelamullahı yeniden duyur
Gidişinle sağırlaşan kulaklarımıza
Buyur sana hasret dudaklarımıza
Sofralarımıza ve sevdalarımıza da gel
Yokluğunda sevdama sahte hevesler engel
Kirlenmiş ellerimize yüreğimize ilaç
Buyur aşkına giden tüm kapıları aç
Buyur efendim ellerini uzat bize
Gel mescide ashap gibi oturalım diz dize
Kardeşlerinin haline gel de şahit ol
Yoksa meşherde kalmaz ne çıkış ne yol
Sensizlik ve sessizlik içinde kalmış kuran
Sensiz nedir bu içimizde savrulan
Buyur Fatımanı da getir yanında
Ebu Bekir sağ Ali solunda
Ashabının tümünü getir ne olur
Bu gidişe yalnız sen diyeceksin dur
Kanmışlığımızla aldanmışlığımızla savaşmak için
Hamza’yı ve Ömer’i de çağır ve sor niçin
Niçin gönülleriniz böylesi kara
Niçin kuraniyetim İslam fukara
Kardeşlerin ateşlerde yanmakta
Ey gül bıraktığın güller solmakta
Buyur efendim sana hasret kâinat
Buyur efendim gözlerimiz kör ve fikir inat
Ey gül buyur ve bize bir kez gül
Belki kendine gelir şu kayıp gönül
Bu yazı 254 kere okundu.
|