|
10 Aralık 2009 tarihinde Bursa’nın Mustafakemalpaşa yakınlarında ki bir kömür ocağında grizu patlaması sonucu meydana gelen iş kazasında ölen 19 işçinin acılarını içimizden atmadan, 23 Şubat 2010 tarihinde Balıkesir’in Dursunbey ilçesi yakınlarında bir kömür ocağında yine aynı şekilde grizu patlaması sonucu 13 çalışanın hayatlarını kaybettiğini televizyonlardan üzüntü ile öğrendik.
Maden sektöründe 2009 yılı içerisinde meydana gelen iş kazalarında, toplam 42 maden çalışanı hayatını kaybetmiş, yüzlercesi de yaralanmıştır.
Kurumsallaşmamış maden işletmelerinin çoğunda; gerekli olan iş güvenliği önlemlerini almak, işin özelliklerine uygun çalışma ortamı yaratmak yerine, daha fazla kar uğruna ve kapkaç sistemi şeklinde çalışma koşulları zorlanmaktadır. Böylesi gayri insani koşullar ancak insan haklarının, hukukun ve demokrasinin yerleşmediği geri kalmış ülkelerde görülmektedir. Kar hırsının öne çıktığı, denetimlerin yeterince yapılmadığı, eğitimin önemsenmediği, teknolojinin kullanılmadığı bir ortamda kazaları önlemek mümkün değildir.
Bilindiği gibi madencilik sektörü özellikle de yeraltı madenciliği, doğası gereği içerdiği riskler nedeniyle dünyanın her yerinde planlama, yatırım ve üretim aşamasından pazarlama aşamasına kadar çok özel önlemler, donanım, bilgi, deneyim, uzmanlık ve sürekli denetim gerektiren dünyanın en ağır iş kollarından birisidir. Ülkemizde ki madencilikle ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının bu bilgi ve deneyime ulaşması uzun yıllar gerektirmiştir. Ülkemizde bu deneyime sahip özel maden işletmeleri yok mudur? Elbette vardır. Kurumsallaşmış özel maden işletmelerini diğerlerinden ayırmakta yarar vardır. Böylelikle bir yandan ülkemiz madencilik kamu kuruluşlarındaki "mevcut üretim kültürünün/birikiminin" bir anlamda reddedilmesi ve bu alanların yetersiz ve deneyimsiz özel kuruluşlara bırakılması bu yapılırken kamusal denetimin de iyice gevşetilmesi böylesi kazalara davetiye çıkarmaktadır.
Maden Mühendisleri Odası yetkilileri “Sektörde iş güvenliği denetiminden birinci derecede sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yaşanan iş kazalarının önlenebilmesi için görevlerini yeterince yerine getirmemektedir. İş kazalarının önlenebilmesi için yasal mevzuatlarda yapılacak düzenlemelerle iş yerlerindeki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekirken, meslek odalarının görüşleri dikkate alınmadan 15 Ağustos 2009 tarihinde çıkarılan yönetmelikle İş Güvenliği Uzmanlığı ve eğitimi piyasalaştırılmış ve ticarileştirilmiştir. Dolayısıyla ülkeyi "pazar", devleti "tüccar", yurttaşı "müşteri", iş kazalarında hayatlarını kaybedenleri "üretim kaybı" konumuna getirmeyi amaçlayan yasal ve kurumsal düzenlemeleri kabul etmek mümkün değildir. Maden Kanununda yer alan teknik nezaretçilik uygulaması da mutlaka gözden geçirilmeli ve işler hale getirilmelidir.” demektedir.
Kazaların oluşmasına neden olan etkenlerin; ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonu ile birlikte en kısa zamanda masaya yatırılması ve çözümlenebilmesi için acil olarak bir eylem planı hazırlanması gerekmektedir. Ulusal ölçekte oluşturulacak bu yapının; kazaların önlenmesi için gerekli risk haritalarını çıkarması, gerekli planlamaları ve eğitimleri koordine etmesi, ilgili yasa ve yönetmelikleri tekrar gözden geçirerek sahanın ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden düzenlemesi ve iş güvenliği kültürünün geliştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.
Ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olan kazaların önlenebilmesi için öncelikle insana ve insan emeğine değer veren politikalar temel ilke olarak hayata geçirilmelidir. Kazaların önlenebilmesi amacıyla tüm madencilik sektörü, üniversiteler, sendikalar ve Maden Mühendisleri Odasının birlikteliği çok önemlidir.
Televizyonda Dursunbey’de ki maden ocağında ki iş kazasının haberini izlerken bir televizyon muhabirinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na “Sayın Bakanım, Soma’da da çalışan birçok maden işletmesi vardır. Niye oralarda buralarda ki gibi çok sık maden kazası olmuyor” sorusu sorulduğu akşam makale yazımı hazırlarken ELİ Açık İşletmesi’nde Maden Teknikeri A.Rıza Aydın’ın talihsiz bir iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini öğrendim. Kendi kendime bu nazar mıdır? dedim.
Ülkemiz sanayisinin vazgeçilmez girdilerinden biri olan yeraltı kaynaklarını yerin derinliklerinden yaşamları pahasına çıkartmak için mücadele ederken hayatlarını kaybeden madencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, saygıyla anıyor, kederli ailelerine ve tüm madencilik camiasına başsağlığı diliyorum.
Bu yazı 1429 kere okundu.
|