|
Batı nın zulüm ve baskı anlayışı Ortaçağ dan bu yana hiç değişmemiştir. Çünkü Batılıların son yüzyılda açtıkları savaş ve öldürdükleri insan sayısı Ortaçağ da herhangi bir yüzyılda öldürmüş oldukları insan sayısından daha az değildir. Yine son yüzyılda mazlum insanlara karşı izledikleri politika Ortaçağ Batılılarının izlemiş oldukları politikalardan farklı değildir. Körfez Savaşı, Bosna-Hersek te ki Sırp katliamına göz yumulması, hatta Sırpların Müslümanları katletmek için teşvik edilmeleri ve Somali insanlarının kasıtlı olarak açlığa terk edilmeleri bu gerçeği ortaya koymaktadır.
Başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri bugün "insan hakları" davasının sahibi olarak görünmeye gayret etmekte ve adeta kendilerini "insan hakları" nın resmi murakıbı olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Oysa yukarıdaki bilgiler Batılıların atalarından devralmış oldukları ve bugün hala ayakta tuttukları bu anlayışla "insan hakları" ndan söz etmeye haklarının olmadığını göstermektedir.
Bugün, Filistin"de Çeçenistan"da ve beşinci işgal yılında Irak"ta hâlâ beyaz adamın zulmü devam etmektedir. Dünya ve Birleşmiş Milletler konseyi gözlerini kapatmış bekliyor. Aslında hatanın çoğu da bizlerde... 1945"ten beri Nazi soykırımını veya gerçek olmayan sözde Ermeni soykırımını bizlere günde üç defa hatırlatanlar gibi bizlerde dünyadaki Müslümanlara yaşatılan zulümleri dile getirmeliydik.
Evet, soykırım olmuştur, Ermeniler Müslümanlara yönelik bir soykırım yapmışlardır, fakat soykırıma uğradıklarına dair kendilerini ve dünyadan birçoklarını kandıra gelmişlerdir, onlar da bilerek veya bilmeyerek bu yalana kanmışlardır.
Aslında olan Ermenilerin geniş bir devlet hayaliyle büyük devletlerin oyununa gelmesi ve onların maşası olmayı tercih etmekle intihar etmeleridir; evet onlar ihanetlerinin ve katliamlarının bedelini ağır bir şekilde ödemişlerdir. Elbette onları bu hayale teşvik eden büyük devletler (azmettiriciler) de bu soykırım ve ölümlerden doğrudan sorumludurlar.
Evet, bu süreçte yüz binlerce Ermeni ölmüştür fakat bunlar bilinçli bir soykırım değil savaş, hastalık ve göç zayiatıdır; elbette bazı zenginlerin mallarına göz diken fırsatçıların kasıtlı öldürmeleri veya intikam saldırıları da olmuştur fakat Ermenileri toptan yok etmeye yönelik bir kasıt ve çaba olmamıştır.
Mesela (göç edemeyecek, etmesi halinde hastalanacağı, öleceği vb düşünülen) birçok Ermeni göçten muaf tutulmuş, göç şartlarının iyi olması, can, mal ve namus güvenliklerinin sağlanması gözetilmiştir. Savaş bölgesinden yani cepheden uzak yerlerdeki Ermeniler tehcir ettirilmemiştir.
Öte yandan göç ettirilen Ermenilerden yüz binlercesi güneye vardıktan sonra batılı ülkelere göç etmişlerdir; dikkat edilsin, bunlar kaçmamışlardır, kendi istekleriyle batıya göç etmişlerdir ve bu hakikat soykırımın asla yaşanmadığının bir belgesidir. Bir başka deyişle, batıya göç edip de soykırım olduğunu iddia edenlerin varlığı bile soykırım yaşanmadığının belgesidir.
Unutulan veya unutturulmaya çalışılan gerçek ise Ermeniler tarafından bölgedeki Müslümanlara (özellikle Türklere ve Kürtlere) yönelik bir katliam ve soykırım yapıldığıdır ki bu bilinçli bir soykırımdır, Müslümanların nüfusunu yok ederek Ermeni nüfusun oranını artırmak veya tamamen hâkim kılmak amacını gütmüştür. Yüz binlerce Müslüman katledilmiştir ve bunun sayısız belgesi mevcuttur. Hâlbuki başta Ermenistan (ve din adamları!) olmak üzere dünyada birçok devlet bu hakikati görmek yerine Ermenilerin soykırıma uğradığı ve uğratıldığı yalanıyla hareket etmektedir.
Tekrarlamak gerekirse, bu süreçte kaç kişinin öldüğü veya öldürüldüğü değil bunun hangi maksatla yapıldığı önemlidir ve Ermenilerin maksadı gerçek bir soykırım iken Osmanlı’nın böyle bir maksadı asla yoktu. Mesela İkinci Dünya Savaşı’nda da milyonlarca Alman öldürülmüştür fakat Almanlara yönelik bir soykırımdan söz edilemez.
Yine bu yalanı meclisleriyle onaylayarak birer garabete imza atan devletlerde bu olaylar yaşansaydı, yani bırakın birkaç yüz bin kişiyi birkaç on kişi öldürülseydi bunu yapanlardan belki de bir tek fert dahi bırakılmazdı; bu bağlamda onlar kendilerine sorsunlar: Mesela Korsikalılar bağımsızlık adına bölgedeki Fransızları, Basklılar İspanyolları, Kızılderililer Amerikalıları katletseydi ortada onlardan tek bir fert bırakırlar mıydı acaba?!..
Evet, bu yalanı savunanlar kendilerine sorsunlar: Ermeniler Osmanlı’ya yaptıklarının onda birini size yapsalardı ne yapardınız? Tarihi birçok örnek neler yapabileceğinizi çok iyi göstermektedir; mesela Haçlı Seferleri, Engizisyon, Mezhep Savaşları, Köle Ticareti, Afrikalı/Kızılderili/Aborijin/Yerli Katliamları, Sömürgecilik/Emperyalizm, Dünya Savaşları, Müttefiklerce Almanya’nın Dresden Kenti ile Nagazaki ve Hiroşima’nın Yıkıma Uğratılması, Vietnam Savaşı, Körfez Harekâtı, Afganistan ve Irak İşgalleri gibi örnekler maalesef ortadadır.
Şunu da belirtmek gerekir ki önemli olan beyazlık veya siyahlık değil; insanlık tarihi, bu derece vahşetlerle kirlenirken aynı mantaliteyi farklı kıtalarda sürdüren zihniyetin ifsadına karşı ıslah faaliyetlerini sürdürebilmektir.
"Ermeni soykırımı" iddiaları etrafında oluşturulan politika Avrupa da ve Amerika da iki yıldan beridir gündemdedir. İşin gerçeğinde yaşanan problemin temelinde dış politikada ortaya çıkan zaaf ve pasiflik yatmaktadır.
Bir daha ki haftaya buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyorum
Bu yazı 364 kere okundu.
|