|
Gürültü; insanlar üzerinde olumsuz etki yapan ve istenmeyen seslere denir. Gelişmiş ülkelerde teknolojinin gelişmesine bağlı olarak ortaya çıkmış olan gürültü sorunu, günümüzün önemli çevre sorunlarından birisi olmasına karşın, ülkemizde az bilinen bir kirlilik türüdür. Gürültü insanların işitme sağlığını ve algılamasını olumsuz yönde etkileyen, fizyolojik ve psikolojik dengelerini bozabilen, iç performansını azaltan, çevrenin hoşluğunu ve sakinliğini yok ederek niteliğini değiştiren bir tür kirliliktir.
Yaşama kalitemizi bozmadan alacağımız basit önlemlerle insan sağlığı üzerinde olumsuz etki yapan gürültü kirliliğini önleyebiliriz.
Gürültünün insan üzerindeki etkilerini 4 e ayırabiliriz:
1.Fiziksel Etkileri: Geçici veya sürekli işitme bozuklukları.
2.Fizyolojik Etkileri: Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, ani refleks, yüksek tansiyona, solunum ve dolaşım bozukluğuna yol açar.
3.Psikolojik Etkileri: Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres. Zihinsel etkinliğin azalmasına, strese, uyku düzeninin bozulmasına, sinirliliğe, dikkatin dağılmasına, iş veriminin düşmesine neden olur.
4.Performans Etkileri: İş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlamasıdır. Gürültüye maruz kalma süresi ve gürültünün şiddeti, insana vereceği zararı etkiler. Endüstri alanında yapılan araştırmalar göstermiştir ki; işyeri gürültüsü azaltıldığında işin zorluğu da azalmakta, verim yükselmekte ve iş kazaları azalmaktadır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre; meslek hastalıklarının %10 u, gürültü sonucu meydana gelen işitme kaybı olarak tespit edilmiştir. Meslek hastalıklarının pek çoğu tedavi edilebildiği halde, işitme kaybının tedavisi yapılamamaktadır.
Ses kirliliği; insanların işitme sağlığını ve algılama gücünü olumsuz yönde etkileyen, kişinin psikolojik ve fiziksel dengesini bozabilen, iş verimini düşüren, çevrenin doğallığını bozan bir çevre sorunudur. Ses kirliliğinin yoğun olduğu bir şehirde yaşayan insanın; iş veriminin düşük, sinirli yapıda ve huzursuz olduğu gözlenir.
Yaşadığımız ilçemizde son günlerde gürültü kirliliğinin hat safhaya vardığını gözlemliyorum. Kaymakamlık Makamı’nın bu konu ile ilgili çok titiz davrandığını ve yasaklama kararı getirdiğini gayet iyi biliyorum. Ancak iki haftadan beri gördüğüm, düğün, sünnet yapacak kişilerin hala bu yaptırımlara uymadıklarıdır. Hala konvoylarda korna çalınmakta ve gece düğünlerinde havai fişek atılmaktadır.
Hepinizin bildiği gibi kentimiz bir işçi kenti olup üç vardiya şeklinde çalışmaktadırlar. Bilhassa VI ve VIII e giden işçilerimiz mesai sonunda evlerine geldiklerinde bu gürültü kirliliğinden dolayı gerekli istirahatlarını yapamamaktadırlar. Genellikle dünyanın en zor işi olan yeraltında çalışan işçilerimiz bu yönden çok muzdariptir. Yukarıda maddeler halinde bahsettiğim konular içerisine giren nedenlerle istirahatını yapamayan bir işçinin işyerinde verimli olamayacağı aşikâr olup iş kazasına davetiye çıkarması da olasıdır.
Ben hala bu gürültü kirliliği sürüyorsa, Kaymakamlık Makamı ve Emniyet Müdürlüğü’nün bu konuda çok titiz davranmasına rağmen hem yerel gazete hem de yerel radyolarla vatandaşın aydınlatılmasından yanayım.
Eğer, hala, korna çalanlar ve sokak aralarındaki satıcılar, çevreye ve kendi haklarına
saygılı olmayı bilmiyorlarsa,
Eğer, başkalarının yaptıkları hataları eleştirip, kendi yaptıklarımızdan sorumluluk duymuyorsak,
Eğer, var olan yasa kullanılmaz, geliştirilmez, çeşitli bilinçlendirme çabaları içinde
olunmaz ve önlemler alınmazsa,
Eğer, örnek alınan Avrupa da hiçbir şekilde korna çalınmadığı bilinmiyorsa,
Eğer, sivil toplumlar ve devlet önceliğinde bu konuya gerekli önem verilmiyorsa,
Eğer, kişiler çevrelerinde maruz kaldıkları bu sorun için, umutsuzca yaklaşım içinde oluyor ve değişmesi için hiçbir çaba gösterilmiyorsa,
Gelin, hep beraber ülkemizin ve Soma’nın en önemli problemini çözmekle işe başlayalım.
Bir sonra ki köşemde buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Bu yazı 648 kere okundu.
|