|
Referandumda Türkiye halkının, %58’i evet, %42’si hayır dedi. Böylelikle Türk Milleti kendi talihini kendisi tayin etmiş oldu. Türkiye’de, yeni bir devir başlıyor. Gerçek şu ki Başbakan Erdoğan ve 8 yıllık icraatı güvenoyu almıştır ve bundan sonra “hayırsız” yolunda daha büyük bir güvenle, daha emin adımlarla devam edebilir.
CHP ve MHP gibi partiler bir vadede toplumla sempatik ilişki kurabilmek, iktidar umudu olabilmek için muhakkak surette demokratikleşmek zorundadırlar. Başbakan çıtayı çok yükseğe çıkardığı için de bu demokratikleşme standartların üzerinde olmak zorundadır. O kadar üzerinde olmalı ki Erdoğan’ı bile rekabete zorlamalıdır.
12 Eylül referandumu Türkiye halkının büyük çoğunlukla daha fazla özgürlük, daha serbest bir hayat, daha yüksek refah ve uluslar arası alanda daha güçlü bir Türkiye istediğini ortaya koymuştur. Kim bu idealleri temsil ediyorsa o kazanacak ve ancak o kalıcı olacaktır. Erdoğan’ın başarısının sırrı da buradadır.
Eşyanın tabiatına ve partinin geleneklerine aykırı karar alan; “hayır” diyen MHP ve “boykot” diyen BDP gibi çelişkiye düşen partilerin durumu kötüleşecektir. MHP küçülecek, BDP ise “sadık tabanı”nda kristalize olacaktır.
Bana göre referandumda en fazla yarayı MHP almıştır. Niye mi?
MHP’nin belediye başkanlığını elinde bulundurduğu 10 ilin 6’sı ve 120 ilçenin 94’ünde seçmenler tercihlerini açık farkla “evet” ten yana kullandı
Referandum sonuçları MHP’li seçmenin parti yönetiminin çağrısına uymayarak sandıkta tercihini “evet” ten yana kullandığını ortaya koydu. MHP yönetimi kabul etmese de MHP’nin yerel seçimde başarı gösterdiği birçok il yanında, ilçelerde de evetlerin yüksek çıktığını rakamlar ortaya koydu.
Hayır, oylarının Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir, Eskişehir, Balıkesir, Çanakkale illerinde yüksek çıkması bu illerde CHP’nin de güçlü olması nedeniyle oyların hangi seçmenden geldiği konusunda ipucu vermedi. Ankara’da MHP’nin merkezdeki iki büyük belediyesinden Etimesgut yüzde 52, Gölbaşı yüzde 63 “evet” dedi. MHP’nin il belediyelerine sahip olduğu 9 ilden yalnızca 3’ünden hayır çıktı. MHP’li Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Osmaniye, Bartın, Karabük “evet” dedi.
Başbakan Erdoğan, son 8 yılda girdiği 2 yerel seçim, 2 genel seçim ve 2 referandumdan zaferle ayrılmayı başardı. Neden hep o kazanıyor?
Gariptir, ne muhalefet, ne muhalefet partilerine oy verenler bu sırrı çözebildi. 2002’de her türlü derin operasyon ve medyadaki karşı kampanyaya rağmen iktidar kilidini açan AK Parti’nin devam eden başarılarını kömür, pirinç, patates gibi yardımlara, devlet baskısına ve tarikatların desteğine bağladılar.
CHP ve öfkeli MHP kamu vicdanını harekete geçirmek için hala herhangi bir strateji geliştirmiş değiller. AK Parti ise sadece ve sadece o noktaya odaklanmış durumda... İlk günden itibaren planlı programlı bir çalışma yürütüyor. Muhalefet kanadında hangi siyasi iletişim çalışmasını görüyorsunuz?
Muhalefetin bugün sergilediği tutum yenildik ama ezilmedik yaklaşımıdır ve de çok yanlıştır. Yüzde 42’yi paylaşmada sergiledikleri tutum ise tam bir komedidir!
Bu ülkeye gerekli olan oy AKP’yi alaşağı edecek bir orandır!
Özeleştiri yapılacak olursa; 12 Eylül günü referandum yerine genel seçim olsa ne olurdu?
Tamam, AKP belki yüzde 58 alamazdı ama şunu söylemek gerekir ki tek başına iktidar olamaz mıydı?
Verilen oylarla görülmüştür ki, Türk halkı ülkeyi temsil etme noktasında Tayyip Erdoğan’ı onca yıpranmışlığına ve hedef olmuşluğuna rağmen Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’den daha yetkin ve zararsız görüyor!
Dolayısı ile bugünden itibaren yeni yapılanmalarla isimlerin yeni söylemlerle ortaya çıkması olmazsa olmazdır!
İktidara yürüyebilmenin ilk hamlesi toplumu yeni iktidar seçeneğine inandırabilmektir.
Buradan hareketle iki parti ne gerekiyorsa derhal yapmalı, buna ilaveten merkez sağda muhafazakâr imajlı yeni bir oluşum için yarından tezi yok kollar sıvanmalıdır!
Yok, bu yapılmaz ve kaldığımız yerden aynen devam dersek AKP iktidarı bin yıl devam eder.
Bu yazı 409 kere okundu.
|