|
İnsanlar doğduktan sonra yaşadıkları hayat boyunca devamlı mücadele içindedirler. Bir meslek sahibi olabilmek için çeşitli evrelerden geçerler. Meslek sahibi olduktan ve uzun süren tecrübeler neticesinde kendi dallarında uzman olurlar. Bu tecrübelerini de kendi mesleklerinde görev yapan meslektaşlarının doğrularını ve yanlışlarını söyleyerek yönlendirmeye çalışırlar.
Bu doğrular ve yanlışlar söylenirken uzman oldukları dalların dışına çıkmazlar. Örneğin; dâhiliye konusunda ihtisas gören bir doktor, üroloji konusunda ahkâm kesemez. Bir berber bir marangozun alanına giren konularda ahkâm kesemez. Bunun gibi örnekleri çokça verebiliriz.
Kurtuluş Gazetesi’nde yaklaşık 2 seneden beri köşemde makale yazmaktayım. Yazdığım bu yazılarda kendi uzmanlık alanıma giren konularda doğruları ve yanlışları gün yüzüne çıkarmak için uğraş vermekteyim. Hiçbir zaman ahkâm kesmedim. Ahkâm kesmenin sözlük anlamı olarak bir konu hakkında bilip bilmeden konuşmak olduğunu gayet iyi biliyorum.
Doğruları ve yanlışları tespit ettiğim ve açık olarak söylediğim uzmanlık alanına giren konular nelerdir? Bunlardan biraz bahsetmek istiyorum.
1. Madencilik alanında yapılan doğru ve yanlışları her zaman açık olarak söylerim. Ancak Açık Ocak kömür işletmeciliği üzerine söylerim. Çünkü bu alanda ki mesleğe 30 yılımı verdim. Madenciliğin diğer alanlarında az da bilgim olsa ahkâm kesemem.
2. Spor konusunda yapılan doğru ve yanlışları her zaman açık olarak söylerim. Ama sadece futbol konusunda bunu yaparım. Çünkü 15 yıla yakın çeşitli kulüplerde futbol oynadım. Üstüne üstlük Soma 13 Eylül Belediyespor gibi bir amatör takımda, buna yanında o zamanları 2. profesyonel ligde mücadele eden Soma Linyitspor’da kulüp başkanlığı görevlerinde bulundum. Ancak sporun bir kolu olan basketbolda, yüzmede vb. spor dallarında ahkâm kesemem.
3. Müzik konusunda yapılan doğru ve yanlışları her zaman açık olarak söylerim. Ancak Türk Halk Müziği üzerine söylerim. Belediye başkanlığını bıraktıktan sonra Soma ve köylerine giderek yaptığım araştırmalar sonucunda 40’a yakın Soma türkü ve zeybeğini TRT Repertuarına kazandırdım. Ancak müziğin Türk Sanat Müziği, Pop Müzik ve buna benzer dallarda ahkâm kesemem.
4. Belediyecilik konusunda yapılan doğru ve yanlışları her zaman açık olarak söylerim. Ben belediye başkanlığına mevzuattan yani E.L.İ.’den gelen bir kişi olarak seçildim. 5 sene bu görev yaptığım bu dönemde daha da tecrübeler kazandım.
Bunun yanında senelerce siyaset yaptım ama bu konuda ahkâm kesebileceğimi söyleyemem. Çünkü siyaset apayrı ve geniş bir konudur. Bu konuda sadece naçizane görüşlerimi belirtmekle kalırım.
Diyeceksiniz ki, Tarhala’nın Kökeni ile ilgili 6 dizi yazı yazdınız. Siz tarihçi değilsiniz ve bu sizin alanınıza giriyor mu diye sorabilirsiniz. Bu 6 arka arkaya yazımı dikkatle okuyanlar, benim yaptığım incelemeler sonucunda kesin kararı vereceklerin tarihçilere bıraktığımı okumuşlardır.
Bütün insan toplumlarında doğrunun ve yanlışın hayatî yeri vardır. Nerede bir insan toplumu varsa orada doğru ve yanlış da bulunmaktadır. Doğru ve yanlışa dayanmayan bir insan toplumu herhalde hiç yaşamamış bir toplumdur. Sahip olunan doğru ve yanlış miktarı önemli ölçüde değişiklik gösterse de, her toplumun hayatı doğru ve yanlışa, doğru ve yanlışın belirleyici olduğu işbölümü, uzmanlaşma ve dayanışmaya bağlıdır. O yüzden, doğru ve yanlış toplumunun sadece günümüze ait bir olgu olduğu görüşü pek isabetli değildir.
Bundan sonra da gazetemde ki köşe yazımda kendi uzman alanıma giren konularda doğru ve yanlışları hiç çekinmeden yazacağımı buradan belirtmek isterim. Bu arada benim doğrularıma yanlış, yanlışlarıma ise doğru diyenler olabilir. Hoşgörüyle karşılarım. Ancak bunu tek şartla kabul ederim, benim önüme serdikleri kanıtlayıcı belgelerle ispat etmek kaydıyla. Sonuç olarak doğruları ve yanlışları söylemek başkadır, ahkâm kesmek başkadır. Yani sapla samanı ayırmak burada üzerinde en önemli üzerinde durulması bir konudur.
Önümüze haftaya köşemde başka bir konuda buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyorum
Bu yazı 630 kere okundu.
|