|
27 Şubat günü siyasetin duayeni Sayın Necmettin Erbakan’ı kaybettik. Evet, Erbakan Hoca hakkın rahmetine kavuştu. Önemli bir lider, İlim adamı, Devlet adamı ve Dava adamıydı. Fikir ve siyaset adamı Necmettin Erbakan Türk siyasetinde önemli izler bıraktı. İşte bu nedenle tarih Erbakan ile ilgili çok şey yazıp söyleyecektir. Erbakan hocanın hayatına baktığımızda, gözüken ve gözükmeyeniyle bir insan ömrü açısından tasavvur edilemeyecek kadar çok şeyler yaptığını, dahası oluşturduğu etkilerin bundan sonra da artarak devam edeceğini biliyoruz. Davasına baş koymuş bir inançlı adamdı; azimli, kararlı ve yürekliydi. Ancak çok daha önemlisi bilgili ve bilgeydi. Siyasetin özgün ve düzgün ismiydi.
Erbakan, Türkiye nin geçmişiyle geleceği arasında köprü oldu. O nun adı; özünden uzaklaşan, milli benliğini yitiren koca bir milletin isyan çığlığıdır. Milli Görüş ü O bayraklaştırdı. Bir çığır açtı; milletin aslına dönüşünde O nun mücadelesi kesinlikle bir milattır. Bir döneme damgasını vurdu. Kuvvetle muhtemeldir ki, kendinden sonrasını da etkilemeye devam edecektir. Kıbrıs Çıkartması, Ağır Sanayi, Manevi Kalkınma Hamlesi, Uçak Sanayi Kuma Girişimi ve KİT’leri Havuz Modeline sokması kendisinin tarihi hamleleridir.
Siyasi görüşünün temeli, yolu, yöntemi tartışılsa da ekonomik ve siyasi tam bağımsızlıktı.
İster beğenelim, ister beğenmeyelim, ortaya, "Milli Görüş" diye bir kavram attı.
Bu kavram etrafında milyonları birleştirdi. Sonunda ayrılıklar kırgınlıklar olsa da, iki gündür ortaya çıkan tablo, birbirleriyle küs-barışık, seven-sevmeyen yüzlerce deve dişi gibi siyasetçiyi Erbakan ın hatırası önünde bir araya getirdi. Çok haksızlığa uğradı ama asla umudunu yitirmedi.
İyimserliği, başta karikatüristler olmak üzere, mizaha dönüşse de o, hep inandığı yolda yürüdü. "28 Şubat" talepleri altında, 30-40 yıllık siyasi hareketi ezildiği anda bile, başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmak üzere, devleti temsil eden hiç kimseyi ve hiçbir kurumu hedef alacak bir hareket içinde olmadı.
O siyasi çizgi Türkiye nin ana damarlarından biriydi ve kendini yenilemeyi bildi. Bu nedenle de iki cumhurbaşkanı, dört başbakan çıkarmayı başardığı gibi bugün İslam coğrafyasıyla batı arasında da siyasi model durumunda. Erbakan Hoca belki Cumhuriyetin demokrasiyle buluşmasını başaramadı ama başarılması için önemli bir siyasi zemin hazırladı. Bugün Türkiye nin bölgesinde laik, demokratik, hukuk devleti olarak anılıyorsa ve bu özelliğiyle güven veriyorsa bunda Erbakan Hoca nın önemli bir katkısı var.
Necmettin Erbakan, Türk siyasi yaşamının “dört eğilimi”nden birini yaratmış bir liderdi. Son nefesine kadar da “Milli Görüş” olarak isimlendirdiği bu akımın başında kaldı. Kısa bir süre önce Numan Kurtulmuş’a emanet ettiği Saadet Partisi liderliğini, 85 yaşında geri alıp seçimlere hazırlayacak kadar tutkulu bir liderdi.
Erbakan Hoca, bugün “Siyasal İslam” diye de tanımlanan, dini referansları esas alan siyasi akıma Türk siyasetinde yer açan; bu yolda yılmadan mücadele eden, kurduğu partiler dört kez kapatılmış olmasına karşın, her defasında ilk günkü heyecanı ve idealleriyle sıfırdan başlayan; vazgeçmek, yorulmak nedir bilmeyen bir siyaset adamıydı.
Türk siyaseti, merhum Turgut Özal’ın “dört eğilim” diye tanımladığı ve ANAP’ta birleştirmeye çalıştığı üçüncü akımın liderini de kaybetti. Milliyetçi akımın lideri Alparslan Türkeş, merkez sol akımın lideri Bülent Ecevit’ten sonra, din ve dince kutsal sayılan değerlere dayanarak yükselen “Milli Görüş” akımının lideri Necmettin Erbakan’ı da son yolculuğuna uğurlandı.
Tüm Türk dünyası ve İslam coğrafyasının başı sağ olsun.
Cenab-ı Allah gani gani rahmet eylesin.
Bir daha ki haftaya aynı köşede buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Bu yazı 963 kere okundu.
|