|
Soma dan 3 km. ötedeki bir dağ eteğinde yaslanık Tarhala köyünde yürütülen ve hususiyle kiraz bayramını şenlendiren "Dört Elli Oyunu" çok hoştur. Bunu erkekler ayrı oynarlar. Dört kişilik oyundur. Köyün kızları da bilhassa "Koyun Yatırma" oyununu karşılıklı iki sıra halinde yürütürler. Köyün kendine mahsus olan, 20-25 kişinin söylediği, 18 figürlü, 12 besteli ve beş saat süren millî oyunu da gelenekli teşkil tı olan köy odasında öğrenilir. Türkü ve üç ayrı oyun için en az beş yıl çıraklık gerekir. Bu oyunlar eskiden düğünlerde yapılırmış. Oyunu baba oğul karşılıklı oynadığı gibi sakallı ihtiyarların oynaması da tabiî görülür ve bilip oynamayan çok ayıplanır. Kadınların da 20 kişiyle yürüttükleri ayrı bir millî oyunları vardır. Bunu yılda bir kere, Kurban Bayramı nın Arifesinde yaparlar. Bu köyde, Ramazan ve Kurban Bayramı ndan başka Uçurtma Bayramı, Kiraz Bayramı, Çağın Bayramı, Koyun Yatırma, Üzüm Bayramları da vardır.
İçinde raks unsuru bulunmayan, ya da az bulunan, fakat vokal müzik eşliğinde oynanan oyunlardan ilginç bir örnek de, Zonguldak – Filyos – İnebolu dolaylarında düğün, bayram ve şenliklerde delikanlıların oynadıkları Heyamol (Çardak) oyunudur. Bu oyun, halka halinde oynanan bir çeşit omuz halayı manzarası gösterir.
Oyuncular üst üste omuzlara çıkarak bir halka teşkil ederler.
Ortada birisi solo olarak oyuna ait deyişi serbest ölçülü bir ahenkle ve yüksek sesle söyler (notası verilmiştir). Buna bütün oyuncular koro halinde karşılık verirler ve türkünün ahengine uygun hareketler yaparak sağa sola dönerler.
Bu oyun, Karadeniz kıyılarında, özellikle bir gemi suya indirilirken, ırgat ırıp çekerken, ya da ağır gemi malzemesi dağdan indirilirken çalışmaları teşvik etmek ve güç birliğini sağlamak için de yapılırmış. Bazı yerlerde balıkla dolan ağları şevkle çekerken de deyişi söylenir, sonra da oyunu yapılırmış. Sallim saymak da denilen bu adette deyişler şöyledir:
Solo: Bismillahi başlayalım
Koro: Helessa yelessa
Solo: Ayva, turunç taşlayalım
Koro: Helessa yelessa
Solo: Biz bu işi nişleyelim
Koro: Helessa yelessa
Hep birden: Heyamola yessa, yessa hooop...
Mola heyamo... Yamo heyamo
Mola heyamo... Yamo heyamo
Eskiden Sinop ve Gerze dolaylarında ramazan geceleri bir tulumba, ya da tam donanmış küçük bir gemiyi, renkli kâğıt kurdelalarla süsler, 5 – 10 kişi çekerek kapı kapı dolaştırır, türküsünü söyleyerek bahşiş toplarlarmış. Bunlara “Helesacılar”, çağırdıkları türküye de “Sellim saymak” denirmiş.
Bu adet, bugün çocuk folkloru halinde yaşatılmaktadır. Çocuklar oyuncak gemilerle bu işi yapmaktadırlar.
Bu âdetin eskiden Tarhala – Soma taraflarında da yapıldığı, iki kat halinde oyunun oynandığı ve adına “Çardak”, ya da “Gemi oyunu” denildiği söylenmektedir. “Geminin kazanı yok... İçinde düzeni yok” diye başlayan deyişi vardır. Bu oyunun Safranbolu kadın düğünlerinde “Kaynana hoplatması” denilen bir değişik şekline “Heloosa” da denilmektedir.
Çankırı, Kütahya ve bir kısım Karadeniz kıyı bölgelerinde “Helise, Sallim yesağ, Heyamo” gibi adlarla oynandığını gördük.
Atatürk’e ait tarihi bir anı vardır. 1925’te Atatürk, İnebolu’yu ziyaretinde belediye başkanının evinde yemek yerken, uzaktan Heyamol çeken ekibin sesi gelir.
Ekip evin bulunduğu yere doğru iki kat halka halinde yaklaşır. Atatürk balkona çıkarak oyunu büyük bir ilgiyle seyreder. Hatta aşağı inerek aralarına girer ve oyuna katılır. İnebolulular bu tarihi anıyı büyük bir heyecanla muhafaza etmektedirler.
Bir daha ki haftaya aynı köşede buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyor, sağlıcakla kalın diyorum.
Bu yazı 922 kere okundu.
|