|
1980 li yılların sonunda hatırlayamadığımız turların sonucunda seçilemeyen Cumhurbaşkanı ve bunun ardından gelen 12 Eylül darbesinden sonra yapılan Anayasa değişikliği ile ülkemizde hükümet krizini ortadan kaldırmak ve siyasi istikrarı sağlamak için seçim sisteminde çok önemli değişiklikler yapılmış idi. Bu seçim değişiklerinin ana teması ülke genelinde % 10, iller genelinde ise % 30 barajı idi. (İlk genel seçimlerde) ANAP’ın tek başına kazandığı ve üç partinin katıldığı seçimlerde, Yapılan Seçim Yasası’nın göze çarpan bariz bir hatası görülmüyor idi.
Daha sonra 1991 yılından 2002 yılının başına kadar ülkemiz hep koalisyon hükümetleri ile yönetildi. Bu süre içerisinde Seçim Yasası’nda yine bir aksaklık görülmedi. Ülkemizde ki parti sayısının 40 ı geçtiği seçim zamanlarında 1982 Anayasası’nda yapılan seçim değişikliklerinin ne kadar aksak olduğunu ve meclise giden oyların gerçeği yansıtmadığını yaşamış olduk.
Çok değil 2002 yılında yapılan Genel seçimlere bir dönelim. Bu seçimlere 18 parti ve bağımsızlar katılmış olup AKP ile CHP ülke geneli olan % 10 barajını geçtikleri için meclise girmişlerdi. AKP aldığı % 34,5 oy ile 366, CHP aldığı % 19,5 oy ile 177 milletvekili ve bağımsızlar 8 milletvekili çıkarmış idi. AKP aldığı bu oylarla tek başına iktidar olmuştu. Seçimlere katılan diğer partilerin ayrı ayrı (DYP, MHP, GP, DEHAP, ANAP, SP, DSP, Diğer) aldıkları oy oranı ülke seçim barajı olan % 10 un kaldıkları için hiçbir tanesi meclise girememişlerdi. Kısacası halkın bu partilere vermiş % 46 yı geçen oy miktarı mecliste temsil edilmemişti.
Bunun yanı sıra bir de 2007 yılında yapılan Genel seçimleri irdeleyelim. Bu seçimlerde AKP aldığı % 46,5 oyla 341 milletvekili çıkararak tek başına iktidar olmuş, CHP aldığı % 21,9 ile 112 milletvekili, MHP aldığı % 14,3 ile 71 milletvekili, bağımsızlar ise aldıkları % 5,3 lük oyla 26 milletvekili çıkararak meclise girmişlerdi. Meclise giremeyen partilerin oy oranı ise % 12 idi.
Şimdi iki genel seçimi rakamlarla karşılaştırsak ve seçim yasasının ne kadar çarpık ve halkın gerçek oylarının meclise yansımadığını gözler önüne serersek. Bakın 2002 Genel Seçimleri’nde AKP aldığı % 34,5 oyla 366 milletvekili çıkarmış, buna karşılık 2007 Genel Seçimleri’nde ise AKP oyunu % 12 arttırmasına rağmen % 46,5 oy alarak 341 milletvekili çıkarmıştı.
Bu neden kaynaklanmıştı?
Çünkü bir önce ki seçimlerde % 46 lık gibi bir oy mecliste temsil edilmediği için AKP’nin milletvekili sayısı yüksek olmuştu. Bir sonra ki seçimlerde ise halkın temsil ettiği ve meclise giremeyen oyların düşmüş (% 12) olması nedeniyle AKP bir önce ki seçime göre çok fazla oy almasına rağmen milletvekili sayısında eksilme olmuştu.
Eğer Seçim Yasası değiştirilmez, seçim barajı % 5 e geri çekilmezse önümüzde 12.Haziran.2001 tarihinde yapılacak Genel Seçimlerde de biz ilginç sahneleri yine yaşabiliriz. Görsel ve yazınsal basınsal devamlı okuyor, dinliyor ve takip ediyoruz. Şu ana kadar 2001 Genel Seçimleri’nde üç parti (AKP, CHP ve MHP) ile bağımsız adayların meclise girebilme olasılığı üzerinde durulmaktadır.
Eğer yine basından da okuduğumuz üzere BDP veya BDP’nin çıkardığı bağımsızlar Haziran- 2001 yılında yapılacak seçimlerde 35 veya üzeri milletvekili olması durumunda kilit parti olacağı muhtemeldir.
Seçimden sonra Bağımsızların kilit parti olma durumu olur ve bunun sonucunda hükümet kurulması çıkmaza girerse;
Ufukta bir seçim daha görülebilir.
Bu durum siyasilere iyi bir ders olur da Seçim Yasası’nı tekrar düzenlenirse, adil bir yasa meydana gelir düşüncesindeyim.
Bir daha ki haftaya aynı köşemde buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyor, sağlıcakla kalın diyorum.
Bu yazı 755 kere okundu.
|