|
Günümüzde Ahilik haftası kutlamaları, resmi olarak 02.07.1988 tarih ve 19860 numaralı Resmi Gazete’de yayınlanan “Ahilik Kültürü Haftası Kutlamaları Yönetmeliği” ile her yıl Mart ayında toplanan bir kurul tarafından tespit olunan illerde yapılmaktadır. Kutlama yapılacak iller içine Kırşehir her zaman alınmakta, bu kutlama törenleri de Ekim ayının ilk haftasında yapılmaktadır.
Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir.
Ben de bu konuya değinerek Osmanlı’da Çıraklık Merasimi ile ilgili az da olsa bilgi vermek istedim.
Bir Çocuk, bir işe bir sanata verilmek istenirse, velisi esnafın ileri gelenlerinden birine müracaat eder, o da loncaya arz ederdi. (Lonca: Belirli günlerde toplanarak esnaf ile alakalı işleri gözden geçiren ve idare eden, kıdemli ve hatırlı ustalardan meydana gelmiş bir heyettir.) Loncanın toplantı gününde, durumu ustalara bildirir, fikirlerini sorardı. Alınması ve kimin yanına verileceği kararlaştırılırsa, o gün çocuğu velisinin alıp getirmesi bildirilirdi. Çocuğun ailesi merasimde ikram edilecekleri tedarik eder, toplantıdan önce lonca odasına gönderirdi. Orada şerbet yapılır ve buhurdanlar yakılır ve gülabdanlara gül suyu konur, ustalarla çocuğun gelişi beklenirdi. Çocuğun alınmasına aracılık eden zat, çocuğun elinden tutar ve önüne düşerek lonca odasına girer, ustalara hitaben;
“Hayırlar feth ola, şerler def ola, muradlar hâsıl ola” dedikten sonra herkese selam verir, ustalar da selam alırlardı. Aracı esnaf kethüdası ve köşe ustası olanların önüne gider, çocukla beraber durur ve yine ustalara hitaben;
“Bu filan oğlumuz esnafımıza dâhil olmak, sadıkane çalışmak, Allahü Teâlâ Hazretleri’nin lütuf ve inayeti, Peygamber Efendimiz’in (sav) himmet-i ruhaniyeti ve pirimiz, üstadımız hazretlerinin yüzü suyu berekatıyla adam olup meydana çıkmak ve sizlere de daima hayır duacı olmak niyazındadır” derdi.
Esnaf kethüdası da;
“Biz de bu talip olan oğlumuzu kendimize evlat ve sanatımıza çırak olmak üzere kabul ettik. Allahü Teâlâ rızk-ı hayrını müzdat ve kendisine dareynde imdat buyursun” dedikten sonra çocuğa hitaben;
“Oğlum, içimizde adam olmak, bu yüzden geçinmek ve feyz almak istersen, işine devam etmek, ustanın sözünden çıkmamak, onu hoşnut etmek, yalan söylememek, kimseye hile yapmamak, namazına devam ve dini vazifelerine dikkat ederek ticaretini yürütmek, gelen müşterilerin büyüklerine, peder ve valide, gençlerine birader ve hemşire muamelesi göstermek lazımdır. Seni göreyim oğlum” diyerek pederce nasihatte bulunurdu.
Lonca ustası ise;
“Usta, işte size veriyoruz, inayet haktan, hakkında himmet ve gayret sendendir” der, çocuğu ona teslim eder, çocuk ustasının elini öptükten sonra hanesine dönerdi.
Çocuk, ertesi gün sabah erkenden ustasının dükkânına gider, elini öptükten sonra gösterilecek işleri yapmaya başlardı.
Ahiyân-ı Rum, yani Anadolu Ahileri, aralarına katılmak isteyen ahbaplarına önce referanslarını sorarlarmış. Yani kimden eğitim aldıklarını.. Daha sonra yol töresince sınava çekilirlermiş. İşte bir sınav ve örnek iki soru:
- De bakalım, ahiliğin açığı kaçtır?
- Dörttür.
- Say gelsin!
- Eli, yüzü, gönlü, sofrası...
- Kapalısı kaçtır?
- Üçtür.
- Say gelsin!
- Gözü, beli, dili.
- Gözü kapalılıktan murat nedir?
- Kimsenin suçunu, ayıbını görmemektir.
Ahiliğin açık ve kapalı olmak üzere 6 şartı vardır.
Açık olanlar:
1-Elini açık tut: Cömert olmak, düşkünlere yardım etmek için,
2-Kapını açık tut: Konuksever ve misafirperver olmak için,
3-Sofranı açık tut: Yoksullara, yemek yedirmek, misafire ikramda bulunmak için.
Kapalı olanlar:
1-Elini bağlı tut: Hırsızlık, zorbalık ve kötülük etmemek için,
2-Dilini bağlı tut: Dedikodu, yalan, iftira ve gıybetten uzak durmak,
3-Belini bağlı tut: Kimsenin namusuna, haysiyet ve şerefine göz dikmemek için.
Ahilik tüm bu değerleri kaynaştıran ve hayata geçirilmesini sağlayan bir yeniliktir. Türklerin "Rönesans”ıdır.
Tüm çalışan esnafımızın geçmiş Ahilik Haftası’nı Kurtuluş Gazetesi olarak candan kutlar, hayırlı kazançlar dileriz.
Bir daha ki haftada başka bir konuda aynı köşede buluşmak üzere saygı ve sevgilerimi sunuyor. Sağlıcakla kalın diyorum.
Bu yazı 317 kere okundu.
|