|
Bir öğrenciyi başarıdan başarıya koşturan, onu övgülere layık bir birey yapan, etkenlerin en başında gelen faktör: Hayata karşı duyduğu heyecandır.Heyecan deyip, geçmeyelim. Çünkü; hayatı renklendiren, keyiflendiren ve dolu dolu yaşamamızı sağlayan faktördür.
Somamızda özellikle heyecanlı, gözleri ışıl ışıl parlayan öğrencileri gördüğümde içim bir hoş oluyor içim içime sığmıyor. Bu sevinç ve mutluluğu sizlerle paylaşmak istediğim için onların hayat hikayelerini yazmaya karar verdim.(Çünkü; Soma halkımıza borçlu olduğumu hissedemiyorum.) İkinci nedende: Ülkemizin geleceği olan öğrencilerimizi, teşvik etmek onları yüreklendirmek en büyük görev olmalıdır. ( Bugün, anaokulunda burnu akan, lisede sayısız zayıfı olan bir öğrenci, günü geldiğinde bu ülkeye sayısız hizmetler vermektedir. Bu yazımda da, heyecanı ve gözlerinde ki pırıltısı beni etkilediği ve bir arkadaş vasıtasıyla tanıştığımız bir öğrenci arkadaşının hayat hikayesini yazmaya karar verdim. Bu arkadaşımız kısaca kendini şöyle tanıttı: “Adım Hüseyin ÇELİK, 10.10.1995 tarihinde Balıkesir/Dursunbey in Çamharman Köyünde dünyaya geldim.Köyde, derslerim çok kötüydü. Her yıl zayıfım oluyordu.Somadaki bir akrabamız seni Somadaki okulların birine yazdıralım oradaki okulların eğitimi daha iyi dedi.Babamda kabul etti.Böylece İlköğretim yedinci sınıftan itibaren Altıntaş İlköğretim Okulunda başladım.Tabi ki uyum problemi ve başka problemlerden dolayı derslerim bir elin parmakları kadarda olmasa da her dönem zayıfım oluyordu.Liseye başlamadan, bu kötü tabloyu bir daha yaşamamam için ne yapmalıyım dedim.Ve baktım ki başarılı öğrenciler, hep bir heyecan içerisinde neşeli, hayat dolular.Bende, bir zerrede olsa bir heyecan yok o dönemde bir kitapta şöyle bir şey okumuştum.DALINDA DÜŞEN YAPRAK, RÜZGARIN OYUNCAĞI OLUR.Buda beni çok etkilemişti.Düşen yaprak gibi, rüzgarın oyuncağı olmamaya karar verdim.Liseye başlamadan kendimi motive etmeye başladım.Kendi enerjimi,heyecanımı kendim oluşturmaya çalıştım.Ve bunun faydasını da dönem sonunda da teşekkür belgesiyle aldım.Şuanda heyecanımı, coşkumu hiç eksik etmiyorum.İkince dönemde takdir belgesi almak için elimden gelen gayreti gösteriyorum.Hedefimde: Türkiye nin en iyi Matematik öğretmeni olmaktır. Tabi ki hedefime ulaşıp aileme de en güzel, en rahat hayatı sunup onların yaşam kalitesini artırmaktır.
Başarısız olup da ümitsizliğe düşmüş arkadaşlara, en büyük tavsiyem: Heyecanlarını yitirmeden azim ve kararlıkla çalışmalarıdır. Bu çalışma ve gayrette eninde sonunda başarıyı getirecektir.”
Öğrenci arkadaşımızın, söylediklerine tamamen katılıyorum.Şuanda başarısız olabiliriz. Fakat; heyecanımızı gayretimizi hiçbir zaman yitirmemeliyiz.Çünkü sonunda başarılı olacağız.Heyecanımızı ve gayretimizi yitirmememiz dileğiyle…
HoŞ KALIN. HOŞÇA KALIN. SEVGİYLE KALIN.
Bu yazı 263 kere okundu.
|