|
İnsanı fikren ve zihnen olgunlaştıran, diğer bireylere göre bir adım illerde olmasını sağlayan temel etkenlerden biride: Kitap okumaktır. Kitapların dünyasına daldığımızda, farklı karakterlerin farklı yaşamlarına tanıklık ederiz. Karakterlerin yaşadıkları mutlu anları, yaşadığı hayal kırıklıklarını, coşkularını birebir yaşıyormuş gibi oluruz. Bazen, göz yaşlarımız yanaklarımızdan süzülerek farkına varmadan inci gibi dökülür. Bazen de o kadar keyifleniriz ki, ağzımız kulaklarımıza varır. (Bu şekilde, sayısız hayat hikayesine tanıklık ettiğimizden bir bakıma kitaplar bizi hayata hazırlar.) Kitapların bir çoğunda, hayal ürünü baskın çıksa da hayatın gerçek ve acımasız yanını da yansıtmaktadır. Böylece, bizim ders çıkarmamız gereken noktalar, olaylar fazla uğraşmadan, çaba göstermeden gün gibi ortaya çıkarır. Toplum, bireylerden oluştuğuna göre bir ülkedeki okuyan birey sayısı ne kadar fazla olursa o ülkede, diğer ülkelere bir o kadar fark atar.(Bu fark bilimsel ve kültürel alanda olmak üzere, hayatın her alanında olur.)Fakat; her ortamda ülkemizin daha ferah ve rahat bir ülke olmasını isterken bile birkaç sayfa kitap okumayı çok görüyoruz. Acaba zaman mı bulamıyoruz? Bence, hayır tatili ve boş zamanı çok olan bir milletiz. Kitap, okumak için boş zamanım yoktur. Bunu hiçbir birey söyleyemez. Başka bir soru akla geliyor? Acaba, bu uğruna sayısız şehit verilen bu vatanı sevmiyor muyuz? Hayır, bu vatanı canımızdan çok seviyoruz.Peki, kitap okumamak için ne derdimiz var? Bence, hiçbir derdimiz yok sadece tembellik yapıyoruz.Bu tembellikten, bu miskinlikten ne zaman kurtulup elimize ince de bir kitap alacağız? Şunu çok iyi bilmeliyiz: Okuma alışkanlığı olmayan tembel, miskin, aciz bireylerden oluşan toplum; hep başkasına muhtaç, başkasının egemenliği altında güdülmeye mahkum bir kuzu olmaktan öteye geçemez. Küçüğü kalkar, büyüğüne bakar diye bir söz vardır. Sorumluluk sahibi aile bireyleri, kitap okumadı mı tabi ki onların yetiştirdiği çocuklarda kitap okumazlar. (Böylece, dünyanın en tatlı en güzel olayını kaçırmış olacaklar.) Bu yazı, vesilesiyle şu örneği de gururla vermek istiyorum. Babam, ilkokulu bitirdikten sonra imkanı olmamış okuyamamış.Bizleri, en güzel şekilde yetiştirdiği gibi bir araya geldiğimizde eline bir gazete sayfası geçer geçmez hemen okur. Kardeşlerimin hikaye kitaplarını, günde üç dört sayfada olsa okumaya çalışır. Bu beni çok etkilemiştir.En azından bir çaba var.Ve en önemlisi de bize örnek olmasıydı bence bu takdire değer bir davranıştır.Özellikle, kitap okuma konusunda bu aziz vatanımızda yaşayan her birey bir sorumluluk hissetmelidir.
Bir birey, okuyarak diğer bireylere fark atabiliyorsa. Bizim toplumda, kitap okuma konusunda aşkla, şevkle, varını yoğunu orta koyarak bir adım atarsa inanın ki bizi kimse tutamaz. Unutmayalım ki yarınlar kitap okuyanlarındır.
HoŞ KALIN.HAŞÇA KALIN. SEVGİYLE KALIN
Bu yazı 1486 kere okundu.
|