|
Değerli dostlarım, çok kıymetli okuyucularım; 16.10.2011 tarihindeki programımızda Limit Dershanesi Rehber Öğretmeni Nilgül ÇALIK hocamızı ve bir grup başarılı öğrencisini konuk ettik. Öğrencilerin özgüvenin yüksek olması (gerçekten ayakları yere basan öğrenciler) beni gerçekten mutlu etti. Özgüveni yüksek bu öğrencilerin, hedefe kilitlenen füze gibi hedeflerine kilitlendiklerini gördüm, bunu da çok önemli bulduğum için ayrıca vurgulamak istedim. Bu, tutuğunu koparan öğrencilerimizi, daha sonraki programlarımızda da konuk etmek isterim.
Biz hocamla yaptığımız söyleyişe dönelim: Hocamız, gerçekten başarıya giden yolda birçok detayı anlattı. Sizlerle o detayları paylaşacağım. Özellikle, üstünde durduğu nokta öğrencinin bir hedefinin olması gerektiğiydi. ( Hedefsiz gemiye, hiçbir rüzgâr yardım etmez.) Ailenin de öğrenci için düşündüğü bir hedefi oluyor. Öğrencinin hedefiyle, ailenin hedefi arasında uçurumlar olabilir; bu uçurumu, aileyle öğrenci arasındaki diyalogla çözebiliriz.
Hedef belirlerken, ailemizi hiçbir zaman yok sayamayız. Onları, ikna etmeliyiz. Onlarla mutlaka bu konuda uzlaşmalıyız. Hedef belirlerken, kişilik özelliklerimiz o hedef için yeterli mi o mesleği yaparken kendimizi mutlu hissediyor muyuz? Bu gibi kriterleri, değerlendirip öyle hedef belirlemeliyiz.
Sözel dersleri okuyarak, yazarak çalışmalıyız. O anı yaşıyormuş gibi çalışırsak o konuları unutmayız. Sayısal Dersleri, çalışırken kesinlikle yazarak çalışmalıyız. Şu yanlışa düşülmemeli bir Fizik, Matematik, Geometri kitabını eline alıp ders çalışamazsın. Bu şekilde, öğrenci sadece kendini kandırmış olur. Çünkü o dersten çok verim alamaz. Öğrenci, kendini eksik hissettiği konularda çözümlü örneklere başvurmalı onları incelemeli nerde hata yaptığını bulduktan sonra test çözmeli. Konular, yetersiz olduğu zaman soru çözmenin bir anlamı yok. Günde en az 300 soru çözmek gerekir. Bu sayı, zaman içerisinde artırılmalı ki konular tam anlamıyla pekişsin. Okuldan geldikten sonra yorgunluğumuzu atıp o gün gördüğümüz konuları tekrar etmeliyiz. Hafta sonunda, genel bir tekrar yapmalıyız. Bu şekilde belli periyotlarla tekrar yapmalıyız. Aksi takdirde öğrendiğimiz bilgileri unuturuz. Akşamları da yemek yiyip bir süre dinlendikten sonra ders çalışmalıyız. Ders çalışırken, vücudun pozisyonu çok önemli ya oturarak ya da masada ders çalışmalıyız. Akan zaman diliminde, hayatta her şey olumlu gelişmiyor. Bazen, moralimizi bozan, bizi üzen durumlar olabiliyor. Sorun yaşadığımızda bu sorunlar çözmeliyiz. Sorunlar, çözülmeden sorunlar yokmuş havasına girmemeliyiz. Bu sorunları, en yakınımızdaki kişilerle paylaşabiliriz. Arkadaşlarımızla çözmeye çalışabiliriz. Her seçeneği denedik baktık çözemiyoruz. O zaman profesyonel yardım almalıyız. Bu şekilde davranırsak hem zihnimizi boşaltmış oluruz hem de daha mutlu bir birey oluruz. Mutlu kişilerin, derse motive olmalıları daha kolaydır. Siz, siz olun incir çekirdeğini doldurmayan meseleleri kafanıza takmayın.
Özellikle öğrencilere sesleniyorum; Sizler, bu ülkenin geleceğisiniz kendinizi hiçbir zaman küçümsemeyin. Sizlerdeki potansiyeli boş yere harcamayın. Olumsuz durumların, sizi yok etmesine, perişan etmesine izin vermeyin. Sizler, her insan gibi birçok güzel şeye layıksınız. Yarınlar sizin yarınlarınıza sahip çıkın.
Bize zaman ayırıp, söyleyişimize katılan donanımlı, birikimli bir o kadar mütevazı Nilgül ÇALIK hocamıza ve onun hedefleriyle yatıp kalkan öğrencilerine çok çok teşekkür ederiz. Ayrıca Limit Dershanesi Yönetimine de yoğun programlarına rağmen bizlere zaman ayırdıkları için teşekkür eder saygılar sunarım. Başarı, ayrıntılarda gizlidir. Umarım sizler de bu söyleyişimizde başarı adına işinize yarayacak, elinizden tutacak bilgilerden faydalanırsınız.
HoŞ KALIN HOŞÇA KALIN SEVGİYLE KALIN
Bu yazı 264 kere okundu.
|