|
Bu haftaki konuğumuz, kendisini öğrencilerine adamış onların sorunlarını dinleyip çözümler getirmekten büyük zevk alan, Final dershanesinin Eğitim Danışmanı, Selen ARIKANTOP hocamızdı.İnsanları sevmek, onlara katkıda bulunmak, en büyük meziyettir diyen hocamızın özellikle altını çizdiği noktalara değinmek gerekirse;
Her şeyin, bir başlangıcı olduğu gibi başarının da ilk basamağı ilköğretimdir. Özellikle, İlköğretimdeki öğretmenler öğrenciyi şekillendirmede büyük rol oynamaktadırlar. (Adeta, bir ülkenin geleceğini inşa etmektedirler.) Çünkü, bu dönemde öğrenciler % 90 oranında öğretmeni model almaktadır. Hedefleri an ve an değişmektedir. Öğretmenin, Öğrenciye her anlamda yardımcı olabilmesi için öğrenciyi iyi tanıması gerekir. Bu kapsamda, İlköğretim her ne kadar ilk basamak olsa da öğrenciyi tanıyıp onun hedeflerini öğretmenler iyi bir lise için oluşturmalıdır. (Çünkü, iyi bir liseden mezunsanız iyi bir üniversite kazanma şansınız artar.)
Her aile, çocuğunu kişilik ve diğer özellikleri bakımından tanımalıdır. ( Aileler, kendi çocuklarını tam anlamıyla tanıyamadıktan sonra diğer kişilerden bu anlamda çok şey beklememelidir.) Aileler, çocuklarını kaybetmek istemiyorsa şartlar ne olursa olsun öğretmenlerle diyalog içerisine girip tanımalıdır. Kendi çocuğunuz olsa dahi, birini tanımıyorsanız onu keşfedememişseniz ona yardımcı olamazsınız.
Hedef belirleme, uzun bir süreç gerektirmektedir. Hemen ben şu hedefi seçtim, ben bu olacağım şu olacağım diye bir şey yoktur. Hedef, belirlerken ülkenin ekonomik gerçekleri göz ardı edilmeden öğrenci, aile ve öğretmen iş birliği içerisinde öğrencinin kişiliğine uygun hedef belirlenmelidir. Çünkü, seçtiğiniz hedefiniz bütün bir hayat boyunca size yolculuk edecektir.(Yaşam kaliteniz, sosyal çevreniz, tüketim alışkanlığınız, elde edeceğiniz gelir bu çerçevede şekillenecektir.)
Alan tercihi yaparken, kendi kişiliğimize uygun başarılı ve mutlu olacağımız hedefler doğrultusunda tercih yapmalıyız. Bir akarsuyun aktığı gibi, bizim hayatımızda akıp gitmektedir. Sonradan pişman olmamak adına vereceğimiz karara çok dikkat etmeliyiz.
Ders çalışma programı hazırlarken, kuru kuruya bir program hazırlamamalıdır. Kendi kişiliğimize uygun, çalışma ortamımıza uygun, hedeflerimize uygun ders programı hazırlamalıyız. Kendimize uygun, bir ders çalışma programı hazırlamadığımızda bu programı uygulamayacağımızdan üzülüp duracağız. Kendimizi suçlu, hissedeceğimizden bu suçluluk duygusu bizde performans düşüklüğüne sebep olacaktır.
Öncelikle, biraz bilgimiz olan konuları sindire sindire bitirmeliyiz. Konu eksiğini, minimize ettikten sonra soru çözmeye geçmeliyiz. Özellikle, şunu vurgulamak istiyorum. Öğrenci, çok iyi bildiği konuları tembellik yaparak tekrar tekrar çalışmaktadır. Bu yöntem, öğrenciye hiçbir fayda vermemektedir. Bizim, amacımız bilmediğimiz veya orta halli bildiğimiz konuları öğrenip yolumuza devam etmemizdir. Kendimizi ve ailemizi kandırmayalım. Bu şekilde davranırsak sadece ve sadece kendimize zarar vermiş oluruz. Gelecekte, bir makam ve mevki sahibi olduğumuzda ailemize maddi anlamda çokta bir faydamız olmaz. Manen, onların mutlu olması onlara yetecektir. Şu açıkça görülmektedir ki ne yaparsak yapalım kendi menfaatimize veya zararımıza olacaktır. (Tercih sizin, ya el açarsınız yada açılan ellere sadaka bırakırsınız. Hiç kimse, el açan olmak istemez diye düşünüyorum.)
Öğrencileriyle birebir ilgilenen, değişimin, gelişmenin sürekli olduğuna inan bir o kadar azimli, kararlı tavırlarıyla takdir toplayan Final Dershanesi Eğitim Danışmanı, Selen ARIKANTOP hocamıza, verdiği değerli bilgiler için çok çok teşekkür eder başarılarının devamını dilerim. Yoğun programlarına rağmen, bize zaman ayırıp hocamızın programa katılmasına vesile oldukları için Final Dershanesi yönetimine de ayrıca teşekkür eder saygılarımı sunarım.
HoŞ KALIN HAŞÇA KALIN SEVGİYLE KALIN
Bu yazı 206 kere okundu.
|