|
Başarı merdivenin basamaklarında, ayağımızın kaydığı anlar olabilmektedir. Önemli olan, ayağımız kaydıktan sonra tekrardan ayağa kalkıp basamakları adımlamaktır. Bunu, başarabilirsek zirveye tırmanır zirvenin tadını çıkarabiliriz. Bu haftaki konuğumuz, başarı grafiğinin düşüşlerine ve çıkışlarına birebir şahit olduğum Osman Gazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği, 2 sınıf öğrencisi Ercan ÖZTÜRK ‘idi. ( Ercan, bir nevi hayatın çarkı arasında ezilmiş; fakat bu ezilmeleri kendisine tecrübe yaparak yoluna devam etmiştir.) Ercan’la söyleyişimize geçersek;
“ İlköğretimde, oldukça başarılı hocaları tarafından sevilen, çalışkan bir öğrenciydim. İlköğretimde, 4.95 not ortalamasıyla mezun olup okul birincisi oldum. Hedefim, Türkiye’nin önden gelen Fen Liselerinden birini kazanmaktı. Kendime, bu konuda son derece güveniyordum. ( Çünkü, bu başarıyı ve eğitimi hak ettiğimi düşünüyordum.) Tabi sınava girdim. Başarılı bir sonuç bekliyorum. Sınav sonucu, elime ulaştığında sadece 4 tane net yaptığımı gördüm. (Adeta deliye dönmüştüm.) Başta kendimi ve çevremi büyük hayal kırıklığına uğratmıştım. Bunun nedenini biraz irdelediğimde, aile içi geçimsizliğin etkili olduğunu gördüm. Bu geçimsizliğin, olmaması için ben neler yapabilirim. Annem ve babam neden böyle davranıyorlar derken, kafamı hep bu sorunlara yormuşum. Beynim, hep sorunlarla uğraştığı için var olan potansiyelimi değerlendiremeyip sınavda hüsrana uğradım.
Bu bunalımlı dönemden çıkarak, lise hazırlık sınıfında not ortalamamı 5.00 yaptım. Lise ikide, tekrar gerileme dönemi başladı. Okula pek gitmek istemiyordum. Rotasını kaybetmiş gemi gibi, bir o tarafa bir bu tarafa savrulup anlam veremediğim bir yolda buldum kendimi. Çabaladıkça, daha çok batmaya başladım. Neredeyse devamsızlıktan sınıfta kalacaktım. Lise 3’çe doğru, kendimi toparlamaya çalıştım. Bu sene sınava gireceğim derken lise eğitimi 4 yıl oldu. Kendime, biraz çeki düzen verip hem dershaneye hem okula gitmeye başladım.
Liseden sonra, birinci yıl dershaneye gitmeme rağmen okulu kazanamadım. Aile içinde olumsuz esen rüzgara, kendimi fazla kaptırdığım için toparlanmam da o kadar kolay olmadı. ( Halbuki, bu durumdan daha kötü durumlar içerinde yaşamını devam ettirip, başarılı olan çok insan var.) Kendi kendimi, motive edemediğim için başarıda hep bir basamak benden ötedeydi. İkinci yıl, ağabeyden öte mesleki anlamda başarılı bulduğum (bende, ağabeyimi çok seviyor gerçekten kendisini başarılı buluyorum.) Yük.Jeo Müh. Aydın ÖZTÜRK’ün tavsiyesiyle, Van Yüzüncü Yıl Jeoloji Mühendisliğini tercih ederek oraya yerleştim. Tekrar sınava girerek, yeterli puanı alıp Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliğine, yatay geçiş yaptım.
Hayat hikayemden biraz uzaklaşırsak insanlar, kendi paralarıyla kendilerine mezar yapmak istemiyorlarsa kaç katlı inşaat yaparlarsa yapsınlar, zemin etüdünü mutlaka yaptırmalıdır. Çünkü, yüzeysel olarak baktığımızda yer altındaki yapılanmanın farkına varamayız. Ülkemizde, bırakın yüzlerce insanların bir felakette ölmesini bu vatanın, bir çöpünün dahi zayi olmasına gönlümüz razı olmaz. Bu mesleği icra edenler, özellikle zemin etüdünü yaparken hakkıyla yapmalıdır. Elini vicdanına koyup, ben ailemle bu yapılacak evlerde oturabilirim diyorsa zemin etüdüne onay vermelidir.”
Ercan ÖZTÜRK kardeşimize, verdiği bilgiler için çok çok teşekkür eder başarılarının devamını dilerim. Ayrıca, bu vesileyle bu zigzaglı yolda başarıyı tekrar yakaladığı içinde kendisini tebrik ediyorum. Umudunuzu, heyecanınızı her daim canlı tutmanız dileğiyle…
HOŞ KALIN HOŞÇA KALIN SEVGİYLE KALIN
Bu yazı 238 kere okundu.
|