|
İnsanoğlu, beli bir düzen ve disiplin içerisinde yaşamını sürdürerek bilgi birikimini kendisinden sonra gelecek nesle aktarır. Bu düzen ve disiplinde yönetimle olmaktadır. Yönetimin olmadığı yerde, düzenden bahsetmek çokta mantıklı gelmiyor. Yönetim anlayışının, tam olarak benimsenmediği dönemlerde hak ve hukuk anlayışının dışına çıkan davranışların sergilendiğini çok açık bir şekilde görmekteyiz. Yönetim anlayışı, bu kadar büyük öneme sahipken, bizzat yöneticilik yapan kişilerin önemi de ortaya çıkmaktadır. Bu haftaki, programımızda genel anlamda yöneticilerin sahip olması gereken özellikler üzerinde durduk. Kısaca sizlere bu programı özet olarak aktarmak istiyorum.
Yönetim kademesi, hayatın her alanına damgasını vurmakla birlikte, şirketler için vazgeçilmez bir unsurdur. Bu yüzden, şirket sahipleri yönetici seçiminde ve atamasında iğneden ipliğe her şeyi hesaplayarak yöneticiyi belirlerler; çünkü şirket sahibi ve yöneticileri, şunu çok iyi bilmektedirler ki yöneticinin vizyonu, kişiliği, olaylara bakışı, olayları sentezi, kişilerle iletişimi şirketinin büyüyüp gelişebilmesi için bunlar ve bunlara benzer özellikler büyük öneme sahiptir.
Yönetici, öncellikli olarak şirket içerisindeki iç dinamikleri yerli yerine oturtmak zorundadır. Çalışanlar arasındaki geçimsizlikleri, o sorunları çözmek adına o kişileri aynı ortamda dinleyip; sorunları neyse çözüme kavuşturmak zorundadır. Çünkü, sürekli olarak iç sorunlarla uğraşan bir işletme, dışarıdaki piyasayı takip etmekte zorlanır. Piyasayı takip etmeyen firmalarda, günün birinde yok olmaya mahkûmdur. Yönetici, iç dinamikleri oturttuktan sonra sektörde faaliyet gösteren diğer firmaların da ürünlerini, hizmetlerini takip etmek zorundadır. Takip ettiği zaman, o firmanın müşteri memnuniyetini nasıl sağladığını ürünleri nasıl pazarladığını öğrenir. Bu faaliyetler, memnuniyetle karşılanmış ise boş yere masrafa girmeden o ürüne veya hizmete yönelebilir.(Yani, siz piyasada benimsenen bir ürün veya hizmet için ekstra bir araştırma masrafı içerisine girmeyeceksiniz.)
Açıkça, görülüyor ki firmalarda bir canlı gibi hayatlarını devam ettirmek istiyorlarsa yöneticilerini çok iyi seçmelidir. Seçilen yöneticide, hem firma içerisinde huzur ve sevgi ortamını oluşturmalı hem de diğer üreticilerle, hizmet erbaplarıyla sevgi saygı çerçevesinde rekabet etmelidir. (Rakip olmak demek, diğerini yok etmek onu perişan etmek demek değildir. Belki, yok etmek istediğimiz kişi ve kuruluşlardan öğreneceğimiz bir bilgi bizi uluslar arası bir noktaya taşır.)
Yöneticilerin, gerçekten toplumsal sorumlulukları çok ağır olmakla birlikte yaptıkları her davranış, büyük çarkının dönüşünü hızlandırmakta veya yavaşlatmaktadır. Umarım, firmaların her kademesinde yöneticilik yapan yöneticiler, büyük çarkın düzgün ve hızlı dönmesine yardımcı olacak kararlar alır ve alınan kararları uygular.
Bu yazı 304 kere okundu.
|