Duyuru | Foto Galeri | Video | Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
21 Mayıs 2012 Pazartesi

Haber Ara

Canlı Yayın

Soma'yı Canlı Yayında İzleyin

Gazeteler

Genel Editör

..Hafit UYAR.
Mehmet dedeyi düşünüyorum!

Yazarlarımız

İsmail ERGÜN
KÖMÜRÜN (LİNYİT'İN) GELECEĞİ HAKKINDA ÖNERİLER
Oktay ÇABUK
AKHİSAR SÜPER LİG DE, SOMA…
Şeref ÖKSÜM
VİCDANIN SESİ
Recep GÖLÜKCÜ
Arkadaşlarınıza hayır demeyi bilin
M.Ali ÖZTÜRK
SOMA ÇAĞRI FM’LE 29. PROGRAM
Mustafa Küçükkayapalı
BAZEN ÖZELEŞTİRİ GEREKİR –II /2 (SİYASET)

EVE TAŞINAN İŞ

M.Ali ÖZTÜRK
         EVE TAŞINAN İŞ
İnsanlar yaratılış itibariyle üretken,dinamik kendi savaşını verirken, aynı zamanda çeşit çeşit  roller  üstlenir. Kendi geçimini veya ailesinin geçimi sağlaması için bulunduğu ekonomik koşullar içerisinde bir şekilde çalışması gerekir.Tabi ki bu çalışmayı yaşadığı ülkenin hukukunu ihlal etmeden yapmalıdır. Çalışan kişiler çeşit çeşit sorunlarla karşı karşıya gelmektedir.Önemli olan bu sorunları iş saati içerinde mesai arkadaşlarıyla çözmektir.İş yerinde yaşanan sorunları eve taşımamamız gerekir.Eğer taşırsak ne olur  hep birlikte bakalım.
  Bir baba düşününki işteki sıkıntıları eve taşıyıp çocuklarına iş yerindeki arkadaşları gibi davranıyor.Onlara baba şefkatinin gereği olarak   gülümsemesi çocuklarının başını okşaması gerekirken tam tersine onları, iş dünyasının katı kuralları içerisinde benimsemiş olduğu kurallara göre eğitmeye çalışıyor.Bir çok fırsatı elinin tersiyle itip bir zamanlar uğruna seve seve canını verebileceği kadına, bizim aşkımız Leyla ile mecnun aşkından daha yücedir.Ferhat ile Şirinin aşkı bizim aşkımızın yanında sönük kalır. Diyen bir kişinin  hayat arkadaşının o sevecen ve merhamet dolu bakışlarını görmezden gelip; iş yerindeki gereksiz olup bitenlerden konuşan  kişinin aşkının sonsuza kadar devam edeceği söylemesi  ne kadar inandırıcı olabilir ki? Çocukların özellikle yetişme döneminde ilgi,sevgi ,merhamet gibi unsurlara ihtiyacı varken  onların taptaze beyinlerini iş yerindeki ceviz kabuğunu bile doldurmayan meselelerle doldurmak ne kadar doğru ? İnsanların kişilik oluşumda büyük bir öneme haiz olan çocukluk döneminde, bir tebessüm görmeyen kişi nasıl başkasına gülümseye bilir.Bu dönemde merhamet görmeyen biri nasıl merhamet edebilir.Paylaşmayı öğrenmeyen bir birey  hayatın hangi safhasında sevgisini,malını ,yüreğini nasıl paylaşır.Bir kocayı düşünün eve geldiğinde hanımına iş yerinde ki olumsuzlukları, yaşadığı çatışmaları,amiriyle sürtüşmesini anlatıp duruyor.Bu kadın çocuğuna mı baksın temizlik mi yapsın yoksa kocasının kafasını şişirmesiyle koltuğa yığılıp hayata mı küssün ? Aynı şey çalışan bayanlar içinde geçerli iş yerindeki yaşadığı olumsuzlukları, evine yansıtırsa çocuğuna ne kadar eğitim verebilir.Kocasıyla ne kadar ilgilenebilir. Kocasıyla el ele kol kola parklarda dolaşabilir mi ? Hafifçe yağmur yağarken, insanın içine yaşam sevinci dolduran, çeşit çeşit renkleri bünyesinde barındıran  ve gökyüzü ile bütünleşen gökkuşağını görmeyi, kendine çok gören çalışan bir kadının; basite dahi indirgenemeyecek konulardan konuşması ne kadar mantıklı ? Akan bir dereciğin kenarına oturup kocasının gözlerine aşkla, sevgi ve muhabbetle bakması gerekirken,  kocasının kafasını şişirirse ben iş yerinde şunu yaptım bunu yaptım derse bir  taraf tanda  akan suyun, çıkırmış olduğu o muhteşem  sesi  nasıl duyabilir.Denize gittiklerinde denizin masmavi rengini görmeyip ,sahilde heyecanla coşkuyla oynayan çocukların maksimum seviyesindeki enerjisinde azda olsa nasibini almadan ,kendi çocuğun eline bir dondurma tutuşturup çocukla ilgilenmeyip iş yerindeki dedikodularıyla, güzelim vaktini harcayarak kocasının ve etraftakilerin sert bakışlarına aldırış etmeden , sürekli mızmızlanan bir kadının aile hayatındaki çatışmaları; nefret tohumlarının ekilişini ,yavaş yavaş sevgi ve saygının yok oluşunu  hayal bile etmekten korkuyorum.
Tabiî ki hayattaki asıl unsurumuz üretmektir, çalışmaktır. Fakat ailemize ve kendimize ayırdığımız vakitte tamamen gereksiz olan, işle ilgili bir zerre kadar bize ve ailemize bir şey katmayan dedikodulara  zaman ayırırsak kaliteli bir yaşam nasıl yaşayabiliriz.Aile bireylerine gereken sevgiyi yaşam heyecanını nasıl aşılayabiliriz.Çalışan kadın veya  erkek olsun hiç fark etmez önemli olan her şeyi zamanında ve yerinde yaparak kaliteli , yaşam coşkusuyla dolu bir hayat yaşamak.Aksi taktirde yaşayan bir ölü olacağımız gibi muhabbet ve sevgiyle bağlı olduğumuz  ailemizi ve çevremizdeki insanları hayatlarından soğutarak hiçbir amacı olmayan bireyler haline getiririz.Buna hakkımız olduğuna inanıyorsak işten sonra bize ve diğer insanlara zerre kadar, bir şey katmayan konuşmalara devam edebiliriz


Bu yazı 729 kere okundu.

YORUMLAR

Ben 2008-06-11
Laboratory
Bu yazı, muhabbet ortamında edilen ve çokta keyif vermeyen iş muhabbetleri neticesinde yazılmış zannediyorum.
Bence;(ki doğrusuda bu diyorum)
Eve iş getiririlir
Eve iş yerindeki olaylarda getirilir.
Gerekirse çocujkların yanında da iş konuşulur.
İş yerinde işin bitmediği için eve iş taşıyorsan, iş yerinde bir saat daha kal, problemi çöz,kafa olarak rahatla sonra gel(sanırım bu bir çoğumuzun işine gelmeeycektir). Yok mecbur gelecekse ki bu her zaman değilde ara sıra olur sanırım, bırak gelsin, yada gelemsini engelleyecek çözümü bul, iş yerini yönet, sıkıntıları sensizde çözülebilecek hale getir, sistemi kur,17:00den sonra rahat et.
Müdüre kızdın, elemanın birine kızdın, akşam gelince bunu eşine anlatmayacaksan(ki bayanlar katiyetle anlatır), eşine ve çocuklarına tavır yapmayacaksın. Belki seni rahatlatacak bir kaç söz duyacaksın sıkıntılarını anlatınca eşinden, bu da zaten tüm stresini azaltacak bir noktadır.
Yani eve iş geliyo, evde iş konuşuluyo diye kimsenin eşi çocuğu ilgisiz, sorunlu ve sorumsuz yetişmez. Bizim öyle algılamamıza neden olan şey, eve gelen iş değil bunun dedikodusudur. yani insanlar eleştirilir ama saçı sakalı tipi, kıyafaeti değil. Eleştireceksen işini eleştirisin, bunu yaparkende samimi olmalı ve aslında bunu evde eşinle değil iş yerinde onunla konuşmalısın.

Yazı, senin öteden beri söylediğin 17:00den sonra iş konuşmayın laflarınla örtüşmekte ama ben o zman da dediğim gibi yine karşıyım bu dediklerine.
Ha şunu diyebilirsin; iş adı altında çokta lüzümlu olmayan şeyler konuşuyoruz arkadaşalar arasında işten sonra. Burda çok az haklısın; o da dediklerinin doğru olmasındankaynakalanıyor ama sendeki çözümünün yanlış olduğu gereçeğini değiştirmiyor. Neden peki iş yada iş imsi şeyler konuşuyoruz;
1-Kapalı bir mekanda yaşıyoruz(N is equal to=Azot)
2-Konuşacak malzeme bulamıyoruz, okumuyor ve düşünmüyoruz.
3- Melmeket(memlekete göre daha samimi bir ifade oluyo gibi geldi bana, analtım bozuk ama mana güçlü)meseleleri bizi çok ilgilendirmiyo
4-Herkesle de her şeyi konuşamıyorsun, kız muhabbetti yapmanın bile bir ölçüsü vardır; yani kültür anlayış bakış açısı ve algılarımızda sorun var

Hasılı yazınsal içerik zannımca doğru olmadığından, ve rahat bir yazım olduğundan(yani edebi bir tarafta aranmayacığından)beğenmedim ben. Bu kötümserlik analmında değil de, ifadeleri kabul etmiyorum, ama yazı güzeldi diyecek bir anlatım da mevcut değil.
Bu hafta yıkım olmasın senin için, hem biliyoruz ki sen bizi deneyip bunuda beğenirlerse "bunlar bişeyden anlamıyor" diyeceğini bildiğimizden eleştirdik.
Selametle
YALCIN ÇEVİK 2008-06-08
M.Ali ÖZTÜRK e Sevgiler
herşeyden önce istb dan sevgiler saygılar herkese . arkadaşımın yazısına göz gezdirdim ve beni düşündüren bazı unsurları tespit ettim acıkcası bana pek inandırıcı hgelmedi yazılanlar evet iyi niyetle yazılmış olmasına karşılk.. nedenini kısaca acıklamak gerekirse bi yazının inandırıcı olması için herşeyden önce yazarın olayları yaşaması yada cok güzel hayel kuraması gerekir kanısındaym burdan hareketle yola cıkarsak mehmet ali arkadaşımız eve iş taşımak konusunda yazı yazmış fakat her şeyden önce arkadaşımız iş te iş yapmıyor ve işi getirecek bir ailesi yok durum böyle iken hayatında olmayan 2 şey hakkında yazı yazması acıkcası bana biraz tuhaf geldi.... nasıl oluyorda yaşamadığı olayları varmış gibi anlatıp yazabiliyor buda onun hayal güçünden kaynaklanıyor olsa gerek diye düşünüyorum cünkü biliyorum ki arkadaşımızın calıştığı yerde hem iş yok hem o işi eve getirecek bi ailesi yok ..ama onuda anlayabiliyorum İNSAN HAYATINDA OLMAYANI ARZULARMIŞ
İSTANBULDAN SOMAYA SEVGİLER SAYGILAR
YALCIN ÇEVİK
kedii 2008-06-08
merhaba....
sevgili yazar arkadaşım, yazdıkların bir nebze doğru şeyler.hepsine katılıyorum desem yalan söylemiş olurum ama. iş yerinde yaşanan iş yerinde kalsın evet.işdekilerle evdekileride ayıralım, onada tamam ama, kaçırdığın ince çizgi şu; hiç bir kadın (yd erkek) evlendiği zaman hayatının peri masallarındaki gb dört dörtlük olmayacağını bilir.
hem bi sır vereyim mi arkadaşım, evde iş yaparak, yemek hazırlayarak, çocuklarını geleceğe hazırlayarak,..., zamanını geçiren bi kadını, akşam kocasının işten gelmesi kadar vede "eee işte günün nsl geçti?" sorusuna cevap bulması kadar ne mutlu edebilir sence? işte söylüyorum doğru dürüst verilmiş bir cevap, bir parça güler yüz ve sıcak bir avuç, günün yorgunluğunu, akrabaların dedikodularını, üst komşunun gürültüsünü ... yani kısacası her şeyi unutturur... bekarken atıp tutmak kolay sanırım. ama masal gb bi birliktelik beklememek gerekir yoksa hayallerin yıkıntısında kalırsınız. evliliğe renk vermeyelim. benim evliliğim mavi diye evliliği yeşil olan benden daha mutlu değildir. paylaşabiliyorsak, anlayabiliyorsak aramızdaki muhabbet ve samimiyet artar. yapmamız gereken eşimizle aramızda bir alfabe oluşturmak ve anlatmak istediklerimizi duymak istediği gb anlatabilmek..... saygılarımla.......

SON YAZILARI

SOMA ÇAĞRI FM’LE 29. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 28. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 27.PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 26. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 25. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 24.PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 23. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 22. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 21. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 20. PROGRAM

Canlı İletişim

Gazetemizle Canlı Görüş

Üye Girişi

Yeni Uyelik        Şifre Unuttum ?

e-Gazete

ANKET

Sizce Soma İl olmalı mı?
Evet
Hayır
Kararsızım
Sonuçlar

Çok Okunanlar

Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne Darbe Dev İhalenin Tarihi 28 Ağustos 25 Metre Genişliğindeki Yeni Köprü Tamamlandı Sarı Kırmızı Coşku Soma'ya Sıçradı CHP'li Kadınlar Genel Başkan Kılıçdaroğlu İle Buluştu Her Şey Yaşanabilir Bir Soma İçin Naciye Evren'in Matematik Başarısı Demir Exsport-Fernas'tan Eğitime Tam Destek Coşku Meydana Sığmadı Emniyet Müdürü Kara Manisa'ya Tayin Oldu

HABER YORUMLARI

chp den 1 mayıs'a büyük destek CHP'li Ören, İşçi Bayramını İşçilerle Birlikte Kutladı
KAYSU-AAYSU Soma Belediyesinden Zam Yağmuru
hayırlı olsun Fen Lisesine Müdür ataması yapıldı
başarıların devamını dileriz Ekol'de KPSS hazırlıkları başladı
Tebrik Turgutalp İlköğretim okulu resim sergisi açılışı
Tamer Hedef 12 bin üye
NİCE 166. YIL DÖNÜMLERİNE Polis Teşkilatı 166 yaşında
TAZİYE Kaymakam Abdülkadir Karataş’ın annesi vefat etti
yakışmıyor En çok Kitap okuyan öğrenciler ödüllendirildi
BAŞARILAR Huzurevispor Kaymakamlık kupasına hazırlanıyor

YAZAR YORUMLARI

teşekkür BAYRAMOĞLU BAYRAMI YA SABIR..... BU NASIL BİR SİGARA YASAĞI ZİHNİYETİDİR Başkan sizin oyunuzun rengide hayır sanırım BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI! oofff ooffffffff ASİYE (SPOR) NASIL KURTULUR? Teşekkür genç adam Pencereden Bakmak gerçekten büyük insansın Pencereden Bakmak teşekkürler BİR BÜYÜK BAŞARIM, BİR BÜYÜK GİRİŞİM! büyüksün şeref abi HER EVİN ÖNÜNE BİR TAS SU LÜTFEN ! ELİNE SAĞLIK M.ALİ ABİ 10 HAYAT DERSİ teşekkürler MERALARIMIZI TARLAYA ÇEVİREREK YOK EDİYORUZ!

Nöbetçi Eczaneler

Hava Durumu