Laboratory 2008-06-14
Vay be
Nihayetinde büyüyeceksek, küçük olmanın sevimli hiç bir tarafı yok, hatta acilen büyüyelim. Futbol topum patladı, macta yenildik, ödev yapıcam, annem kızacakmı gibi düşünceler büyüyünce çocukların ihtiyaçları,işerl, yetiştirmek şeklini almakta. Yani benim küçükken de sıkıntı ettiğim şeyler vardı kendi çapımda.
Katıldıığım nokta hayatı ertelememek noktası, mükemmeli arzulamak ama ona ulaşılamayacağının da farkında olmak lazım.
Yani küçükken neysek büyüyüncede oyuz aslında biz, bizi değiştiren eğitim ve birazda öğretim belki.
Büyük üstadlardan biri derki, insanın iki hali vardır, içerdeki ve dışarıdaki hali; yada maddi ve mana hali; yada görünen ve görünmeyen yüzü: Ve işin espirisi bunların aynı, aynı olamıyosa birbirine çok yakın olması gerektiğidir. Yani bu iki hal arasında fark büyükse ya olduğumuz gibi görünmüyoruz yada göründüğümüz gibi olamıyoruzdur. Bundan sonra bi "eeeeee" lafı çınladı kulağımda. E si şu ki; yazardan atıfla hepimiz için söylüyorum(ki asıl kastım yazar);güzel diyosun da yazdıklarını yaşşıyomusun; bunlar kavramın ötesinde pratiği olan şeyler, sahiciliği olması için bana birkaç örnek sayabilirmisin, sayamıyosan yazamazsın; yazıyosanda bence sayılmaz:)
Selametle
kedii 2008-06-12
merhaba...
selamlar....
samimi bir konu bu hafta ki.yani yazayım diye yazılmamış. korkuyorsun sende sanırım. belki zamanının da geldiğini düşündün ve korkularını açtın yüreklilikle.
inan 7sinde ki nsl korkuyorsa 70şindekide öyle korkuyordur.tamam aynı şiddette ve aynı yöne doğru olmasa da; büyümekten, düşmekten, evlenmekten, boşanmaktan, çocuk sahibi olmaktan, ..., ölmekten...
yazının son parağrafını çok beğendim arkadaş, kimsenin bize bişey sorduğu yok. kısacası geldik gidiyoruz. madem ,her canlı nefs ölümü tadacak, ozman kırmadan, üzmeden, kırılıp, üzülmeden zamanımızın dolmasını beklemekten başka bişey yapmamıza gerek yok.
mutlu olabilecekken kendimizi cezalandırmayalım.
hava güzelse eğer gezmek yerine evde kitap okumayalım.
sıcak bi dost muhabbeti varsa tv izlemeyelim.
yarın ölecekmiş gb yaşayalım... korkmayalım vd kaçmayalım. dediğin gb elimizi uzattığımız anda mutluluk artık orda olmayabilir, onu kaçırmayalım.
sesini duymayı özlediğimiz biri varsa ve onu arayacak bahanemiz yoksa sadece kendimize "ben korkmuyorum" demek için bile olsa telefon edelim.
kaçmayalım yaşamaktan ve korkmayalım mutlu olmaktan... sorumluluk çok zor bir meziyet ama meyvalarını tadınca bi okadr da tatlı.
teşekkürler....samimi duyguların için. yazın biraz edebi olmuş. cümlelerde sanki kafiye aramışsın ama ben beğendim. başkası ne der bilemem. geçen yazılardaki tarzını bulamadım. ama duygularının ve samimiyetinin devamını beklerim... kalemine sağlık....