Hayat, karmaşası içerisinde yaşarken karşılaştığımız şeylerin hep aynı olmasını isteriz.Aynı arkadaşlarla gezmek, aynı sokaklarda dolaşmak eve giderken dahi hep gittiğimiz yoldan gideriz.Bunun bizim hayatımızı kolaylaştırdığını düşünürüz, halbuki farkına varmadan aynı şeyleri yaparak beynimizi köreltip, kendimizi hayatın monotonluğuyla geçiştiririz.Evet şöyle bir bakalım tek bir düze hayat mı daha zengin yoksa farklı etkinlikler yaparak hayatımızı zenginleştirmek mi ? Sayısızca gül fidanın bulunduğu bahçeye gittiğimizi düşünelim; fakat bu gül fidanları hep beyaz veya hep kırmızı böyle bir gül bahçesini seyrederken ne kadar zevk alabiliriz.Koku duyumuz ne kadar gelişmiş olursa olsun, bütün güller aynı koktuğu için sadece bir kokuyu algılarız.Başka bir bahçe düşelim ki gül fidanın sayısı az; fakat mevcut güllerde sanki çeşit çeşit renklerin olduğu, bir boya fabrikası gibi bütün renklerin bir arada olduğu ve renk cümbüşünün insana heyecan, mutluluk kattığına şahit olmaz mıyız?O güller arasında dolaşırken bir çocuk gibi bir o gülü bir diğer gülü, koklayıp hoplaya zıplaya farklı faklı kokuları ciğerimize çekip, rahatlamış bir şekilde çiçek bahçesinde çıkarız. İnsanların hayatıyla doğada kurulu bulunan düzen bir birine benzemekle birlikte; İnsan sosyal bir varlık olmanın gereği, diğer insanlarla iletişime geçer ve iletişime geçtiğinde kişilik, sosyal yaşantı olarak kendine benzeyen insanlarla iletişime geçerse kendini ne kadar zenginleştirebilir.Çarşıda dolaşırken her seferinde aynı sokaktan gidip gelirsek, diğer sokaktaki esnafı, vitrinlerdeki uyum ve güzelliğin nasıl farkına varırız. Selam verirken bile sadece tanıdıklarımıza selam verirsek, onların dışında kimseye bakmayıp düz geçersek onlardaki sevinci, üzüntüyü, coşkuyu farklı faklı duyguların hakim olduğu yüzünü ve de belki bir gülümsemesiyle hayatımıza damgasını vuracak, belki de söyleyeceği birkaç kelimeyle hayatımızın akışını değiştirecek; fakat biz o adam bize benzemiyor diye kişiliğini dahi bilmediğimiz kişinin dış görünüşe bakıp benimle aynı şeyleri paylaşmayan,yaşantısıyla bana benzemeyen kişiyle işim olmaz, dersek insanları seri üretim sonucunda çıkan bir ürüne benzetip tek tip olmasını isteyip; onlardaki fikirsel farklılığı sentezlemeyip,değerlendirme dışı bırakıp, kendi kendimizi övsek kendimizi bulutların arasında dolaşıyormuş gibi havalara girsek ve kendimizi zenginleştirdiğimizi iddia etsek ne kadar inandırıcı olur. Hayatın hangi safhasın da olursak olalım, arının çeşit çeşit çiçeklerden aldığı çiçek özünün çeşitliliği ne kadar fazla olursa o bal o derecede kaliteli ve şifalı olacağını bilmeliyiz ki bizde iletişime geçtiğimiz kişileri ırk, renk, sosyal sınıf ve siyasi fikir ayırımına girmeden onlardan alabileceğiz şeylerin olduğu kabullenip, onlara karşı ön yargı içerinde olmadan onlardan istifade etmeliyiz. Bir çobandan gecenin ıssızlığı içerisinde yıldızların gizemini çözmeyi o muhteşem, gözlerimizi kamaştıran parıltısını,ahengini seyir edişini, politikacıdan kitle psikolojisini, büyük kitleleri nasıl yönlendirebileceğimizi?. ikna kabiletinin nasıl sergilendiğini ?girişimciden risk alarak nasıl başarılı bir iş adamı olunacağını? bir aşıktan sevgilinin gözlerinin içine nasıl bakılacağını sevgilisiyle el ele kol kola dolaşmanın zevkini dünya nimetlerinin hiç birine değişmeyeceğini?annelerden şefkati, merhameti anne kucağının sıcaklığını,koruyuculuğunu,fedakarlığını? askerlerden vatan sevgisinin anadan yardan ,serden kısaca her şeyin üstünden olduğunu disiplin ve nizamı?bir mimardan geometrik açıyla yapılan bir yapının o muhteşem görünüşünü? öğretmenden bilgi akışını yaparken nasıl bereketli şırıl şırıl akan bir çeşmeye benzediğini, o çeşmeden bir avuç su içen birilerini gördükçe mutluluktan uçuşunu görebiliriz.Bunların farkına varmamız içinde bizim sosyal yaşantımızın dışında olan yapımıza zıt olan şeylerde bir ahenk unsurunun olduğunu kabul etmeliyiz ve de kabul ettiğimiz saniye bizim beynimizden geçen,ağzımızda dökülen her cümle bizim yaşam kalitemize bir çok şeyi katıp her konuda diğer insanların bir adım ötesinde oluruz.Gelin hep birlikte yaşamımızı zenginleştirmek için hayatın zıtlıkları içerisinde ahengi,uyumu yaşam sevincini yakalayalım çünkü her şeyden ve herkesten öğreneceğimiz şey vardır.
Bu yazı 576 kere okundu.
|