Hayatın günlük koşuşturması içerisinde süren hayat hikayemizde ilgilendiğimiz konu ne olursa olsun, kişiler kim olursa olsun ona dikkat kesilirsek, kaliteli bir iletişim sağlayacağımız gibi yüksek sevide bir hayat standardı yakalarız. Aksi takdirde elimizde ki bir çok fırsatı kaçırabiliriz.İşine,aşına,eşine kısacası bizi ve insanlığı ilgilendiren her şeye dört elle sarılmalıyız.Yaptığımız işe motive olmalıyız,eşimizle,sevgilimizle bir şeyler paylaşırken o ana kendimizi vermeli ve onun elini ilimizin içine alıp göz bebeklerinde yok olmalıyız bu şekilde pürdikkat onu dinler ikide bir kırptığı gözlerinin ötesini görebilirsek mutluluk kapıları bizim için sonsuza kadar açılacaktır.İşimizde de bize verilen görevi en güzel şekilde yapıp o an başka bir şeyle ilgilenmeyip sadece işimize odaklanırsak olacak iş kazalarını önlemiş oluruz. Hem de mutlu bir şekilde işimizde verimli,üretken bir birey haline geliriz. Doğada gezerken doğanın güzelliğiyle bütünleşirsek doğadan başka hiçbir şeyi düşünmeyerek ruhumuzun güzelliğine güzellik katıp aynı zaman da fiziksel olarak yorgunluğumuzu bir kenara atarak, daha dinamik daha sportif bir vücuda sahip oluruz Avına motive olmuş avıyla bütünleşmiş,ondan başka hiçbir şey düşünmeyen kedinin durumuna bakalım.
Kedinin fareyi yakalama çabasına çoğumuz şahit olmuştur.Kedi farenin sesini duyduğunda önce kulaklarını diker kuyruğunu sağa sola bir yelpaze gibi sallar ve beklemeye başlar bu arada tüyleri canlanır bir elmas kadar olmasa da parlamaya başlayan dişlerinin keskinliğini artırmak için dilini sağa sola çevirir.Yerinde duramayan kedi fareyi gördüğü anda hücuma geçmek için doğru zamanı bekler. Doğru zamanın geldiğine inanan kedi, bir füzenin fırlatıldığı gibi avının üzerine can havlıyla fırlar fare neye uğradığını şaşırır sağa sola kaçmaya başlar; fakat avına kitlenen kedi avını yakalar fare çırpınıp dursa da kurtulamaz. Kedi bir güzel ziyafet çeker.Karnını kaşıya kaşıya kuyruğunu da salıvererek ağırlık çöktü biraz uzanım deyip güneşin sıcağından kaçıp serin bir gölgede uzanıverir.Karşıdan kediyi görenler kedinin keyif çatışını gülümseyerek seyredip bir kahvesi eksik diyip yollarına devam ederler.Kedi fareyi yemek için bu kadar odaklanmamış olsaydı ne keyif çatabilirdi ne karnını kaşıya kaşıya serin gölgede uzanabilirdi. Bir öğrenci üniversiteye hazırlanırken anne babasının zoruyla uyuşuk uyuşuk çalışma masasına geçerken, bir sandalye ye ayağı takılıp masaya geçtikten sonra da ayaklarını bir seksen uzatıp elini çenesine dayayarak ders çalışırsa dersten ne kadar verin alabilir.Hedefleri olduğunu her fırsatta dile getirdiği halde bu çalışma şekliyle sizce bir başarı yakalama şansı ne kadardır.Şuan ki hayatında memnun olmadığını illerde gelir seviyesi çok yüksek olan bir mesleğe sahip olacağını belirttiği halde bu şevksiz,gamsız hedefle taban tabana zıt çalışma şekliyle istediği başarıyı yakalama şansı olmadığı gibi, o gelir seviyesine miras kalmadıkça sahip olamayacağını herkesin bilmesi gereken bir gerçektir.Koyunlarını otlatan bir çoban koyunlarını otlatırken onları başı boş bıraksa koyun gütme hedefinden uzaklaşsa, akşam üzeri koyunlarını eve götürürken koyunları eksik olduğu halde koyunlarını saymazsa ben bu işi çok iyi yapıyorum dese kimi kandırmış olur? Ailemizle birlikte arabamızla giderken gözlerimizi yoldan ayırmamız neticesinden direksiyon hakimiyetini kaybedip- Allah kimseye göstermesin- aile bireylerimizden birinin hayatını kaybetmesiyle neticelense vay akılsız başım vay diye feryat edip göz yaşları içerisinde keşke gözümü yoldan ayırmasaydım gibi söylemlerle yakınsak, dövünsek,isyan etsek kendimize ceza vererek günlerce aç kalsak bir faydası var mı ?
Bize tecrübelerini aktararak bize rehberlik yapan hayatta o an hangi işi yapıyorsak yapalım kendimizi o işi yapmaya motive etmeliyiz. Bütün hücrelerimizle o işle ilgilenmeliyiz bunun aksi durumunda kayıplarımız kazancımızdan fazla olacaktır. Hiç kimse böyle bir hayatı kabullenmez diye düşünüyorum.Başıboşluğu bir kenara bırakıp kendini yaptığı işe adayan bireylerin oluşturduğu bir topluluğu yıkmak,yok etmek isyeten topluluklar o topluluk karşısında tuzla buz olacaktır.Herkes böyle güçlü,yıkılmaz ayakta dimdik duran bir toplumun ferdi olmak ister diye düşünüyorum.
Bu yazı 1152 kere okundu.
|