Bizleri ayakta tutan, hayata sarılmamızı sağlayan güdülerden biride bir şeyler başarma güdüsüdür.Hayatın basamaklarında tırmanırken belli şeylere sahip olma sürecinde ve belli bir noktaya gelirken insanların kullandıkları yöntemler farklı olabilmektedir.Bu yöntemlerin farklı olmasının temelinde ailelerin etkisi olduğu gibi çevrenin beklentileri de etkilemektedir.Bu süreçte insanları motive eden faktörlerde birbirinden farklı olabilmektedir.Belli bir noktaya gelmek isteyen kişilerin kimi acıdan kaçmak için başarıyı ister kimide kendini gerçekleştirmek için sahip olduklarına farklı şeyler katmak ister.İnsanları genelinden daha kuvvetli bir şekilde motive eden durum, bulunduğu ortamdan kurtulma durumudur. Zor koşullarda hedefine ulaşan bir valinin hikayesine bakalım. Anadolu nun ücra bir köşesinde fakir bir ailenin bir erkek çocuğu dünyaya gelir.Çocuğun anne ve babası erkek çocukları dünyaya geldiği için sevinçten kanatları olsa uçacaklar.Geleneklerimizin bir parçası haline gelen geleneklerden biri doğan çocuk, kırk günlük olduğu zaman konu komşuya ziyafet çektirilir.Bu ailede mutfaklarının köşesinde kalan son malzemelerle yemek yapıp doğan oğullarının onuruna bir yemek ziyafetti verdikleri gibi çocuklarına yücel ismini verirler. Çocuğa Yücel ismini koymalarındaki amaç: Gelecek zaman diliminde girdiği her toplumda iz bıraksın, o toplum tarafından yüceltilsin, değer verilsin.Yücel ilkokula gittiğinde yazı yazacak bir defteri dahi yoktu.Okul bahçesinde diğer arkadaşlarının uçak yapıp attığı kağıtları, toplayıp sınıfa götürdükten sonra hocanın tahtaya yaptığı işlemleri ve yazdığı yazıları hep o kağıtlara yazıyordu.Yücelin kalemi olmadığı için arkadaşlarının çöpe attıkları kalemleri toplayıp onlarla yazılarını yazıyordu.Bu yüzden yücelin hiç sıfır kalemi olmamıştı. Bu durumun farkına varan arkadaşları kalemleri küçük olduğu için ona minik yücel diyorlardı. Hayatın zorluğunu ufak ve çelimsiz omuzlarında hisseden yücel, zaman zaman arkadaşlarının bu küçümsemelerini esefle karşılayıp gizliden okulun bahçesinde ağlıyordu.Kendisini küçük gören arkadaşları, karnesinde hep beş gördükleri için onu kıskanıyorlardı.Sınıfta biri yaramazlık yapsa suçu yücelin üzerine atıyorlardı. Yücel bu şartlar içerisinde okulunu bitirmek üzereydi.Bir gün televizyon izlerken bir ilin valisinin hayatı anlatılmaktaydı. O valinin renkli kişiliğini kendi kişiliğine benzetti. Hayat basamaklarını tırmanırken verdiği mücadeleyi kendisinin verdiği mücadeleyle örtüştürdü.Yücel O an bir karar verdi ben de vali olacağım dedi.Ortaokula kaydını yaparken kaydını yapan öğretmen, kendisine büyüdüğünde ne olacaksın dediğinde vali olacağını söyledi ve öğretmen dahil orada bulunan birkaç öğrenci velisi güldü.Utancından başını eğmediği gibi çok iyi bir vali olacağını göğsünü gere gere söyledi. Ortaokulu Beşinci sınıfta kazandığı bursla idare etmeye çalışıyordu. Ortaokul ikinci sınıfta derslerindeki başarıyla birlikte takım ruhunu içine sindirdiğinden arkadaşlarının ısrarına dayanamayarak sınıf başkanlığına adaylığına koydu. Yapılan sınıf başkanlığı seçiminde birkaç arkadaşı dışında herkes kendisine oy verdi.Yöneticiliğe okul sıralarında başlamıştı.Sınıfta ki arkadaşlarının nasıl motive olduğunu artık çok iyi biliyordu. Daha önceleri teneffüste kağıtla uçak yapılırken, bazı arkadaşları çöp kutusunu basket potası gibi kullanırken; tebeşirlerle tahtada manasız manasız resimler çizerken, onun başkanlığı döneminde bu tür davranışlarının hiç biri olmuyordu. Bu durumdan da gizliden seviniyor kendisiyle gurur duyuyordu.Orta okulu birincilikle bitirdi.Girdiği her ortamda vali olacağını söylüyordu.Disiplin içerisinde derslerine sarılan yücel lisede de örnek öğrenci seçildiği için arkadaşları okulda bir parti düzenlediler.Partide arkadaşlarından biri herkesi susturup, yücele gelecekte hangi makamda olmak istersin diye bir soru sorar.Yücel özgüveni yüksek bir öğrenci olduğu için herkesin şunu çok iyi bilmesini istiyorum diye söze başladı. Zamanı geldiğinde bir ilde valilik yapacağım ve her vatandaşa aynı mesafede duracağım. Tabi ki bunu yaparken o makamın hakkını verip e en güzel şekilde hizmet edeceğime dair yemin ediyorum.Arkadaşları avuçları patlayıncaya kadar alkışladılar.Başarıları devam eden Yücel lise üçüncü sınıfta ÖSS de güzel vatanımızın en tanınmış, isim yapmış üniversitesindeki Kamu Yönetimi bölümünü kazanır.Aynı disiplin içerisinde öğrenciliğe devam eden yücel.bölümünde öğrenci temsilcisi seçilir.Üniversiteyi bölüm birincisi olarak bitirmişti.Mezuniyet töreninde kürsüye çağrıldığında göz yaşlarına hakim olamadığı için bir süre konuşmasını yapamadı. Kendine geldiğinde bu başarısını zor şartlarda kendisini okutan ailesine, borçlu olduğunu söyleyerek başarının ana faktörünün asla vazgeçmemek olduğunu belirtip herkesin hakkını helal etmesini istedi.Zaman akışıyla birlikte gazeteler şöyle bir haber yazıyordular.Vali yücel hizmet ettiği ildeki başarısından dolayı Başbakanın kendisine hizmet ödülünü verdiğini ve ödülden sonra kendisi hakkında övgü dolu sözlerle teşekkür ettiğini yazmaktadır. BU YAZININ YORUMUNU SİE BIRAKIYORUM
Bu yazı 827 kere okundu.
|