Çalıştığı iş yerinde güzelliğiyle dillere destan olan Nurcan, ne kadar talibi geldiyse hepsini geri çeviriyordu. Anne babası gelen talipçilere hayır dediği için artık usanmışlardı. Bazen annesi kenara çekip kızım ?bak yaşında geldi gelen talipler arasında hoşuna giden, aklına yatan birisini söyle de seni evlendirelim. Nurcan birazda havaya girerek ? benim yaşım küçük henüz evlenmeyi düşünmüyorum? diyordu. Geçen zamanla birlikte işe yeni giren bir genç hoşuna gitti. Sempatik i yi niyetli,kibar bir insandı. Bir fırsatını buldu Muzafferle tanıştı. Muzafferde Al lah var gerçekten genç kızların gönüllerinde taht kuracak şekilde yakışıklıydı. Mutlu bir şekilde evliliklerini sürdüren çiftin üç sene ara ile iki tane çocuğu dünyaya geldi. Birinin ismini Ali diğerinin ismini de Kemal koymuştular. Çocuklarını yetiştirmek için gecesini gündüzüne katan Nurcan, çocuklarım daha iyi yetişsin diye hizmetçi tuttu. Hizmetçi, parasını eksiksiz aldığı için çocuklara çok iyi bakıyordu. Okulda örnek gösterilen öğrenciler başarı üstüne başarı gösteriyorlardı. Muzaffer, çocukları para istediğinde günün hangi saati olursa olsun onlara para gönderme telaşına düşüp; bütün zorluklara rağmen çocuklarım parasız kalmasın deyip para gönderiyordu. Nurcan da çocukları telefon ettiklerinde sanki dünyayı kendisine bağışlamışlar gibi seviniyordu. Strese bağlı olarak oluşan bir hastalığın pençesinde kurtulamayan Muzaffer, kalp krizi geçirip vefat etti. Bundan sonra hayatının daha zor olacağını düşünen Nurcan, çocuklarını bir kenara çekip, bakın evlatlarım babanızı kaybettik. Bundan sonra birbirimize daha fazla bağlanmalıyız. Ayakta durmak için birbirimize ihtiyacımız var. Okullarına dönen çocuklar annelerinin söylediğine dudak büküp boş ver anne biz bir şekilde yaşarız dediler. Güzelliğinde fazla bir şey kaybetmeyen Nurcan a komşuları vasıtasıyla görücüler geliyordu.; fakat O gelen teklifleri geri çeviriyordu. Bundan sonraki hayatını çocuklarına adadığını söylüyordu. Çocuklarımla huzur içerisinde yaşasam benim için yeterli olur diyordu.Şimdilik annelerine bağlı olarak yaşayan çocuklar harçlıkları bittiği zaman annelerini arıyorlardı. Kos kocaman evde yalnız yaşamaya çalışırken, yalnızlığını kitapların sayfaları arasında yitirmeyi düşlüyordu. Nurcan, su gibi akan zaman dilimiyle birlikte çocuklarım işe girseler de emekli olsam diyordu. Okulunu bitirdikten sonra işe giren Kemal, artık annesinin harçlıklarına ihtiyaç duymadığı için annesini aklına geldikçe arıyor hal hatırını soruyordu. Nurcan, okulda öğrenci olan Alinin aramasıyla avunuyordu. Bazen şikayette bulunuyordu. Alide anne bir şey olmaz aramazsa aramasın diyordu. Alide okulunu bitirdikten sonra biraz gezim tozum deyip annesinden geçinmeye devam ediyordu. Annesi oğlum bir iş bulsan da çalışsan ayaklarının üzerinde durmasını öğrensen dediğinde boş ver anne senin canın sağ olsun senin maaşın bize yeter diyordu. Emekliye ayrılan Nurcan, oğlu Kemal artık aramıyor diye üzülüp duruyordu. Uzun bir süre boş dolaşan Ali bir arkadaşı vasıtasıyla işe girdi. Artık tek başına yaşayan Nurcan hanım oğullarım ararda biraz konuşurum diye elindeki telsiz telefonu düşürmüyordu. Kendisi aradığında şuanda müsait olmadıklarını müsait olduklarında arayacaklarını söylüyorlardı. Nerdeyse bütün saçı beyazlaşmıştı.Şöyle biraz gözlerimi dinlendireyim biraz dinleneyim dediği bir zaman da telefon çalıverdi. Arayan küçük oğlu Ali idi. Annesinin hal hatırını sorduktan sonra anne ben evlendim dedi. Eşimle birlikte seni ziyarete geliriz. Nurcan hanım o kadar şaşırdı ki oğluna cevap veremeden telefonu kapattı. Biran şok geçirmişti. Ne zahmetle okuttuğu oğlu evleniyor zahmet edipte ahizeyi kaldırıp anne ben evleniyorum ne diyorsun herhangi bir tavsiyen var mı ? Bunu söylemeye bile tenezzül etmiyor. Bu üzüntüyle birlikte kısmi felç olan Nurcan Hanım yere ağız üstü yıkılıverdi. Akşam kapısının ziline basan komşusu cevap vermediği için kapıyı biraz dinlediğinde içerde inleme sesine benzer bir ses duydu. Hastalandığını düşünen komşusu 112 acil servisi arayıp onlar gelinceye kadar kapıyı zorlayarak açtı. Yerde kıvranan Nurcan Hanımı görünce yerden kaldırdı. Acil servis geldiğinde hemen hastaneye kaldırdılar. Tedavisi yapıldı; fakat geç kalınmıştı. Son nefesini verirken oğullarının isimlerini sayıklaya sayıklaya dünyaya gözlerini yumdu. Nurcan Hanımın komşusu hastane yönetimine Ali ile Kemalin telefon numarasını verdi. Onlarda anneleri ikide bir rahatsız etmesin diye telefon numaralarını değiştirmiştiler. Başka akrabası olmadığı için cenazesi belediye tarafından yıkanıp kimsesizler mezarına gömüldü. Halbuki onun en çok istediği şey kocasının yanına gömülmekti. Maalesef onun çektiği bu kadar sıkıntıya rağmen kimsesizler mezarlığını kendisine layık görülmüştü. Geçen zamanla birlikte mezarın başına dikilen mezar taşı başka mezarlarda kullanılmak üzere kaldırılmış ve mezarının başında bir mezar taşı dahi yoktu.
Bu yazı 753 kere okundu.
|