Haydar, ailenin en küçük çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüştü. Hiçbir zaman bu durumdan istifade ederek şımarmamış okuluna devam etmişti.İlköğretim son sınıfta olmasına rağmen kendisine büyüyünce ne olacaksın Haydar, dediklerinde ?Uçak Mühendisi olacağım? diyordu. Bu soruyu soranlar bu cevabı küçümsemiyorlardı.(Onlar Haydarı tanıyorlarsa haydar önüne koyduğu hedefini gerçekleştirirdi ) Haydar, Fen Lisesini kazanacak kapasiteye sahipti; fakat sınavın yapılmasına iki gün kala hastalandı,ateşi yükseldi. Anne babası, dua ediyordu sınava kadar iyileşse de emekleri boşuna gitmese diyorlardı. Haydar, hastanede yatıyordu. Pazar günü geldi çattı. Haydar, en olur sınava yetişmek istiyorum dediğinde doktorlar henüz iyileşmedin sınava katılamazsın. Sınav önemli değil senin hayatın önemli diyordular. Bir hafta hastanede yattıktan sonra iyileşen Haydar, sınavı da kaçırdık Anne babası üzülmekle birlikte ?olsun oğlum sen sağsın, sağlığın yerinde daha nice sınavlara gireceksin yeter ki Allah can sağlığı versin? diyorlardı. Haydar, evlerine en yakın Liseye kaydını yaptırdı. Haydar, var gücüyle çalışmaya başladı İlköğretimde olduğu gibi lisede de parmakla gösterilmeye başlandı. Lise birin bitiminde çalışkanlığıyla, terbiyesiyle herkesin taktirini kazandığı için onur ödülü verildi. Haydar, evde de anne babasını dinliyor boş zamanlarında kitap okuyordu. Lise iki de sınıfın yaramazları, olarak anılan iki kişi sınavlarda kopya çekmek için Haydarla arkadaşlık kurmaya çalışıyordu. Haydar, çoğu zaman takılmasa da bazen o arkadaşlarını kırmamak adına takılıyordu. Haydar, ben bu arkadaşları topluma kazandırabilir miyim ?Ailesine, vatanına faydalı bir fert haline getirebilir miyim diye bazen nasihat ediyordu. Okulun yaramaz ikilisi Haydara, bu akşam bir arkadaşın doğum günü var gelir misin? Dediklerinde arkadaşları kırılmasın diye evet demişti. Akşam anne babasına geç kalabilirim bir arkadaşın doğum gününü kutlayacağız. Beni merak etmeyin dedikten sonra doğum gününü kutlayacakları arkadaşının evine gitti. Sınıf arkadaşları, biraz erken kutlamaya başlamıştı. Haydar, arkadaşına doğum günü için bir saat almıştı. Arkadaşı kendisine çok teşekkür ettikten sonra eğlenmeye devam etti. Eğlence devam ederken yaramaz ikili çaktırmadan dışarı çıkıp biralarla geri döndüler. Haydar, ?çocuklar bu kötü alışkanlığınızı bırakın demesine rağmen arkadaşları boşver Haydar, sen eğlenme bak dediler. Arkadaşları kafayı buldukları gibi Haydarında içmesini istediler. Bir defacıkta bir şey olmaz diyorlardı. Haydar, arkadaşlarım kırılmasın diye bir iki yudum aldı. Tadı güzelmiş dedi. Bir iki bira içtikten sonra arkadaşları ?Haydar bak istersen yeni rakıda var? dediler hatta sen rakıyı susuz bile içer dedikten sonra gaza gelen Haydar, susuz birkaç duble içiverdi. Haydar, gece yarısını geçmesine rağmen eve dönmediğinden kendisini beklerken koltuk uykuya kalan anne babasını düşünmüyordu. Kafayı bulan Haydar, birden arkadaşlarının bu beyazında tadına bak dediklerini duydu; fakat neyi kastettiklerini bilmiyordu.O tamam bu akşam ne varsa tadına bakmak istiyorum dedi. Haydarın anne babası, sabaha doğru baktılar ki Haydar gelmemiş telaşla doğum günün kutlandığı eve giden anne babası, eve girdiğinde şöyle bir baktılar ki her bir çocuk bir köşeye sızmış. Hemen Haydarın kolundan tutup evlerine götürdüler. Haydarın anne babası diğer çocukların anne babasına haber verdiler. Haydar o gün kendine geldiğinde saat iki olmuştu o gün başı çok ağrıdığı için okula gitmemişti zaten gitse de yetişemezdi. Ertesi gün okula gittiğinde diğer arkadaşları, gerçekten çok güzel bir geceydi Haydar istersen bazen böyle geceler düzenleriz dediler. Arkadaşları istersen sana biraz uyuşturucu ayarlayabiliriz dediler. Haydar, artık bir bağımlıydı. Uyuşturucu olmadan duramıyordu. Artık eskisi gibi derslere asılamıyordu. Her zaman keyif çakır olmayı, gök yüzünde uçmayı düşünüyordu. Dersleri gün geçtikçe kötüye gidiyordu. Lise son sınıftaydı. Babası,?oğlum ne oluyor neden derslerin kötüye gidiyor? dediğinde boşver baba yaşım daha küçük sınıfta kalırsam seneye derslerim daha iyi olur diyordu. Babası onur belgesini alan bu çocuğa ne oldu da bu hale düştü diye kara kara düşünmeye başladı. Babası okula Haydarın durumunu öğrenmek için gittiğinde Haydarın bir haftadan beri okula gelmediğini söylediler. Okul Müdürü, acaba aile olarak bir sıkıntımı çekiyorsunuz ne oldu bu çocuğa terbiyeli,çalışkan çocuk gitti yaramaz,şımarık bir çocuk geldi. Haydarın babası, hayır hocam evde çok mutluyuz. Olsa olsa bu bir iki arkadaşına oydu kötü alışkanlıklar edindi. Okul Müdürü, bu çocuğa sahip çıkmazsanız bu çocuğu kaybedersiniz dedi. Haydarın babası boynu bükük, düşünceli bir şekilde eve gitti. Haydar, akşam eve döndüğünde babası oğlum nerdesin, okula da gitmemişsin dediğinde Haydar başım ağrıyor ben odama çıkıyorum dedikten sonra odasına çıktı. Anne babası yattıktan sonra Haydar, kimse görmesin diye yanına arkadaşından aldığı uyuşturucuyla banyoya gitti. Gökyüzünde fazla uçayım diye dozu fazla aldığı için banyoda yıkılıverdi kafasını duvara çarptıktan sonra gözleri açık bir şekilde bu dünyadan gencecik yaşta hayalleriyle birlikte göçüp gitti. Sabah anne ve bası uyandıktan sonra kahvaltıya geç gelmesinde şüphelendikleri Haydarın odasına baktılar Haydar odasında yok evin içerisinde araştırırken banyoda yığılmış bir şekilde başını duvara çarpmış şekilde buldular. Babası hemen nabzına baktı. Oğlu Haydar ölmüş. Haydarın annesi, saçını başını yolup oğlumun ölümünde kim sorumlu? Neden bunu oğluma yaptılar ? Oğlum hedeflerini nasıl gerçekleştirecek ? EVET BU ANNENİN SORULARINA CEVAP VERECEK VAR MI ?
Bu yazı 755 kere okundu.
|