Duyuru | Foto Galeri | Video | Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
22 Mayıs 2012 Salı

Haber Ara

Canlı Yayın

Soma'yı Canlı Yayında İzleyin

Gazeteler

Genel Editör

..Hafit UYAR.
Mehmet dedeyi düşünüyorum!

Yazarlarımız

İsmail ERGÜN
KÖMÜRÜN (LİNYİT'İN) GELECEĞİ HAKKINDA ÖNERİLER
Oktay ÇABUK
AKHİSAR SÜPER LİG DE, SOMA…
Şeref ÖKSÜM
VİCDANIN SESİ
Recep GÖLÜKCÜ
Arkadaşlarınıza hayır demeyi bilin
M.Ali ÖZTÜRK
SOMA ÇAĞRI FM’LE 29. PROGRAM
Mustafa Küçükkayapalı
BAZEN ÖZELEŞTİRİ GEREKİR –II /2 (SİYASET)

BİR EKMEK VERİN YETER(!)

M.Ali ÖZTÜRK
         BİR EKMEK VERİN YETER(!)
Yeryüzünde yaşayan canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için kendilerine has beslenme çeşidiyle beslenmek zorundadır. Aksi takdirde hayatta kalması, hayatını devam ettirmesi mümkün değildir. Biz insanlarında-herkesin bildiği- beslenmemizin temel kaynağı ekmektir. Diyeceksiniz biz bunu bilmiyor muyuz ? Bunu üç yaşındaki çocukta bilir. Tabi ki bu noktada size katılıyorum. Benim değinmek istediğim nokta, bizler hayatımızı devam ettirirken en temel ihtiyacımız olan beslenme ihtiyacımızı giderirken yaşamın anlamını da göz ardı etmemeliyiz. Bitkiler, canlı kalmak için toprakta ki minareleri alıp yapraklarının en ucuna iletirler diğer tarafta da gündüzleri oksijen üretip havanın temizlenmesine yardımcı olurlar.İnsanlar da bir taraftan yaşamını devam ettirirken diğer tarafta bir başkasına yardımcı olmalıdır. Bazen şu tipteki insanlarla karşılaşmışsınızdır. Hayattaki tek amacı karnını doyurmak. Midesi dolsun da ne olursa olsun, bu şekilde sanki dünyaya midesini doldurmak için gelmiş. Böyle insanlar  hayatı tuvaletle sofra arasında geçen bir yol zannederler. Umurunda değildir Afrika da ki bir çocuğun açlıktan ölmesi? onu ilgilendirmez çığ altında kalan dağcılar?Onu, ırgalamaz   kışın en şiddetli zamanı; karın metrelerce olduğu bir dağda, yiyecek bir oto dahi bulamayıp açlıktan ölen bir tavşan. Gamlanmamaktadır kocası öldüğü için bir ekmek parası uğruna gecesini gündüzüne katıp da  çalışan bir kadın. Yuvasında yeni tüyleri çıkmış uçamayan  bir şahin yavrusunun, annesinin avcılar tarafından  öldürülmesiyle;  kendisine yem getirecek kimsenin olmadığından, açlıktan ölen şahin yavrusunu düşünmez. Aşkı uğruna gecenin ayazına, ayaklarının soğuktan morarmasına, çenesinin soğukta bir dikiş makinesinin çıkardığı sese benzer ses çıkarmasına aldırmadan bekleyen   bir aşk adamının acısı onu ilgilendirmez. Ona bir ekmek bir su verin yeter. Garibanlığın kol gezdiği mahallede, tavanın naylonla örtülü olduğu   bir gecekondu da iki çocuğuyla birlikte yağan yağmurdan  korunmak için birbirlerine sarılıp bu da geçer; dertlenmeyin ne zaman geceden sonra gündüz olmamış deyip  evlatlarına bu teselliyi  yapan babayı duymaz. Hatta bu şekilde bir aile dramını anlatan birini, susturup benim karnım acıktı içim dışıma çıktı böyle üzücü şeyler anlatmayın çabuk bir ekmek yetiştirin der. Umurunda değildir iki fakülteyi bitirip de simit satmak zorunda kalan delikanlının mücadelesi, hayata tutunması, etraftakilerin küçümseyici bakışları? Ona ne evde ekmek sepetinde ekmeği, yemekten sonra yenmek için bekleyen tatlı ve meyvesi vardı. Bayram sabahı- eski zamanlardan kalma  bir gelenek- elinde ki poşetle oynaya oynaya şeker toplaması, parka gidip arkadaşlarıyla oyun  oynaması,  gereken bir çocuğun eline bir boya sandığı alıp; ayakkabınızı pırıl pırıl yaparım ayakkabı boyamak isteyen yok mu ? Diyen bir çocuğun sefilliği, perişanlığı, bir dilim ekmeğe ihtiyaç duyması onu çokta ilgilendirmiyor. Ne olsa bakkalın çırağı onun ekmeğini ayırtmış. Çırak  kimsenin ekmeğe yan bakmasına dahi müsaade etmiyor. Nerden bilsin sabah sofrada bir dilim ekmek olmadığı için, okula aç gidip de okul merdiveninden inerken açlıktan düşüp başını merdiven korkuluğuna çarpıp düşmesini. Ne de olsa sofrada dilimlenmiş ekmeğin üzere tere yağı ve bal sürülmüş şekilde kendisini bekliyor. Diyeceksiniz çok karanlık bir tablo çiziyorsun.  İnsanların karnını duyurması, bir ekmeğe sahip olması neden seni rahatsız ediyor tabi ki bu durum beni rahatsız etmiyor. Fakat insanların hayata geliş gayelerini unutup sadece bir ekmek için mücadele etmeleri  rahatsız ediyor. Aynı apartmanda karşı karşı oturan kişilerin bir birine selam vermemeleri beni rahatsız ediyor. Parkta  gezerken o yeşilim çimlerin üzerine basan kişilerin düşünmeden, rahatsız olmadan gezmeleri beni rahatsız ediyor. Kendine saygısı olmadığı gibi herhangi bir iletişim durumunda karşısındaki kişiyle saygısız, nezaketsiz bir şekilde, pervasızca konuşan kişilerin toplumda saygı görmesi beni rahatsız ediyor.Çocukları arasındaki adaleti sağlayamayan, kız erkek ayrımına giderek bir çocuğunu diğer çocuğunun üstende tutan kişilerin davranışları beni rahatsız ediyor.Gece yarılarına kadar kahve, lokal köşelerinde oyun oynayan dünya yıkılsa umurunda olmayan  kişilerin davranışları beni rahatsız ediyor. Kendi çocuğuna marka elbiseler, alırken yanı başındaki gariban bir çocuğa bir çikolata almayı çok görenlerin davranışları beni rahatsız ediyor. lüks arabasıyla istediği yerleri gezip o sahil senin bu sahil benim diyen kişilerin çarşıya gidecek minibüs parası olamayan kişilerin dertlerinden uzakta yaşayan kişilerin davranışları beni rahatsız ediyor. Kendi çocuğunu, parka götürüp de onunla en güzel oyunları oynarken, kenarda benim babam da olsaydı beni parka getir ve  birlikte oyun oynardık diyen çocuğu görmeyenleri, o çocuğu yanına çağırmayıp da başını okşamaktan imtina eden kişilerin davranışları beni rahatsız ediyor. Diyebilirsiniz ki bu yukarda  anlattıklarınla şuan ki örneklerin birbirini tamamlamıyor.Şöyle ki  benim bahsettiğim duyarsızlığa sahip olanlar, sadece kendi ekmeğinin peşine düşüp  midelerini doldurmak isteyen  insanlardır. Rabbena hep bana diyen insanlardır. Toplumsal duyarlılık akıllarının köşesinde dahi geçmeyenlerdir. Gelin hep birlikte elimizi bir ekmeğe uzatırken başka bir insanın o ekmeği satın alıp alamayacağını düşünelim. Böyle yaparsak toplumsal refahı, yükselişi yakalarız. Bana ne dersek beni ilgilendirmez bir başkası diye düşünürsek millet olarak yalnız kalırız. Gelir seviyesi en düşük ülkeler konumuna geliriz. Ayaklar altında kalmasını istemediğimiz güzel vatanımızı, bu konumda hiç kimse görmek istemez diye düşünüyorum.

Bu yazı 485 kere okundu.

YORUMLAR

SON YAZILARI

SOMA ÇAĞRI FM’LE 29. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 28. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 27.PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 26. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 25. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 24.PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 23. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 22. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 21. PROGRAM SOMA ÇAĞRI FM’LE 20. PROGRAM

Canlı İletişim

Gazetemizle Canlı Görüş

Üye Girişi

Yeni Uyelik        Şifre Unuttum ?

e-Gazete

ANKET

Sizce Soma İl olmalı mı?
Evet
Hayır
Kararsızım
Sonuçlar

Çok Okunanlar

Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne Darbe Dev İhalenin Tarihi 28 Ağustos CHP'li Kadınlar Genel Başkan Kılıçdaroğlu İle Buluştu Demir Exsport-Fernas'tan Eğitime Tam Destek Coşku Meydana Sığmadı Emniyet Müdürü Kara Manisa'ya Tayin Oldu Yunuslar Soma Sokaklarına Çıkmayı Bekliyor Soma Musiki'den Muhteşem Konser 'İÇİMİZ YANIYOR' Yavru Yılan, kediye Yem Oldu

HABER YORUMLARI

chp den 1 mayıs'a büyük destek CHP'li Ören, İşçi Bayramını İşçilerle Birlikte Kutladı
KAYSU-AAYSU Soma Belediyesinden Zam Yağmuru
hayırlı olsun Fen Lisesine Müdür ataması yapıldı
başarıların devamını dileriz Ekol'de KPSS hazırlıkları başladı
Tebrik Turgutalp İlköğretim okulu resim sergisi açılışı
Tamer Hedef 12 bin üye
NİCE 166. YIL DÖNÜMLERİNE Polis Teşkilatı 166 yaşında
TAZİYE Kaymakam Abdülkadir Karataş’ın annesi vefat etti
yakışmıyor En çok Kitap okuyan öğrenciler ödüllendirildi
BAŞARILAR Huzurevispor Kaymakamlık kupasına hazırlanıyor

YAZAR YORUMLARI

teşekkür BAYRAMOĞLU BAYRAMI YA SABIR..... BU NASIL BİR SİGARA YASAĞI ZİHNİYETİDİR Başkan sizin oyunuzun rengide hayır sanırım BOZACININ ŞAHİDİ ŞIRACI! oofff ooffffffff ASİYE (SPOR) NASIL KURTULUR? Teşekkür genç adam Pencereden Bakmak gerçekten büyük insansın Pencereden Bakmak teşekkürler BİR BÜYÜK BAŞARIM, BİR BÜYÜK GİRİŞİM! büyüksün şeref abi HER EVİN ÖNÜNE BİR TAS SU LÜTFEN ! ELİNE SAĞLIK M.ALİ ABİ 10 HAYAT DERSİ teşekkürler MERALARIMIZI TARLAYA ÇEVİREREK YOK EDİYORUZ!

Nöbetçi Eczaneler

Hava Durumu