Haber Ara
Canlı Yayın
Gazeteler
Genel Editör
Yazarlarımız
FARK ETMEZ
M.Ali ÖZTÜRK
|
|
FARK ETMEZ |
İnsan yaşamının tamamına baktığımızda hep bir şeyleri tercih etmeyle karşı karşıya kaldığını görürüz. Başarılı uyumlu kişiler, tercihler kendisine sunulduğunda o güne kadar ki tecrübesini kullanarak olayı sentezledikten sonra bir tercih yapar. Başarıyı çokta önemsemeyen kişilere bakın onlar için tercihler çokta önemli değildir. Birden fazla seçenekle karşılaştıklarında, fark etmez çokta önemli değil hangi seçenek olursa olsun o seçenek bana uyar derler. Çocukluktan itibaren fark etmez diyen Rızanın hayat hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum. Rıza, İlköğretim dördüncü sınıfa devam etmekle birlikte ne çalışkan ne de tembel bir öğrenciydi. Sınıfta oturma düzeni yapılırken öğretmen ?Rıza nerde oturmak istersin? dediğinde ?fark etmez öğretmenim ben her sırada otururum.? Öğretmende arka sıralara yakın bir yerde oturtmuştu. Biraz arkalarda olduğu içinde tahtayı pek göremiyordu. Arkadaşları Rızayı uyardılar. ?Bak tahtayı görmekten zorlanıyorsun öğretmene söyle seni ilk sıralara oturtsun? dediklerinde O da ?boş verin benim için çokta önemli değil ha ilk sıralarda oturmuşum ha arka sıralarda; fark etmez benim için her sıra aynı? arkadaşları ?sen bilirsin bunun cezasını sonra çekersin? deyip yanından ayrıldılar. Rıza, bu düşüncelerle öğrencilik hayatını devam ettirirken; lise ikinci sınıfta hangi bölümü seçeceği sorulduğunda, fark etmez hangi bölüm olursa olsun ben okurum. Sınıfın çoğunluğu sayısalı seçtiği için O da sayısal bölümünü seçmişti. Lise ikinci sınıfta baktı ki olmuyor dersler ağır gelmeye başladı. Okuldan eve giderken okusam da okumazsam da çok fark etmeyecek en iyisi ben okulu bırakayım. Eve geldiğinde anne babasına ben, okulu bırakıyorum artık okula gitmeyeceğim dediğinde anne babası şok geçirdi. Bak oğlum biz senin için ne zahmetlere katlanıyoruz. Sen bugün kalkmış bize okulu bıraktığını söylüyorsun. Gel bu kararında vazgeç. Anne babası ne yaptıysa Rıza okulunu bırakma kararından vazgeçmedi. Belli bir süre sokaklarda boş boş dolaşan Rıza babasına ?ben çalışmak istiyorum? dedi. Babası da ?iyi okulu bıraktın bari bir meslek sahibi ol. Şimdi bana söyle hangi meslekte yetişmek istersin hangi yeteneklerin ön plana çıkıyor.? Rıza baktı ki babası lafı uzatıyor. ?Baba ben sadece çalışmak istiyorum. Hiç fark etmez hangi işte çalışırsam çalışayım.? ?Babası tamam oğlum. Bir marangoz arkadaşım var onun yanına çırak olarak gir ve o mesleği öğren gelecek yaşamında sokaklarda aylak aylak dolaşmasın.? Babasını dinleyen Rıza, sabah erkenden kalkıp kahvaltısını yaptıktan sonra işe gidiyordu.İlk başlarda iş kolayına gidiyordu. Fakat zaman geçtikçe işin zor olduğunu gördü kalasları kaldırmak, her gün tahta taşımak onun için değildi. Bir gün akşam eve geldiğinde babasına ?baba bu iş bana göre değil bana başka bir iş bulalım.?Babası ?bizim mahalledeki terzide çalışmaya ne dersin? dediğinde baba ?sence bu işi kıvırabilir miyim? Babası ?oğlum yapabileceğine inanıyorsan seni tanıştırayım. ?Dediğinde Rıza ?boş ver baba fark etmez ha terzicilik olmuş ha başka bir meslek benim için fark etmez.? Bu işe de girdikten sonra da eve geldiğinde yaptığı sakarlıkları, eline batan iğnelerin izini gösteriyordu. Geçen zamanla birlikte Rızanın askerlik zamanı geldi çatı. Vatani görevini yapmak için askere gitti. Askerden sonra babası ?oğlum şöyle bir işe gir de hayatını kazanda seni evlendirelim. Rıza, ?fark etmez baba işe girmeden de evlenirim.? Babası artık dayanamadı ?ne bu senden çektiğim ne diyorsam fark etmez diyorsun.İnsanları hayvanlardan ayırtan özellik olayları sentezleyip ondan sonra bir karara varmasıdır. Senin amaçsız bir şekilde bir dala tutunmadan yaşamını devam ettirmek istemenden bıktım. Artık kendine gel? dedikten sonra kızarak odadan ayrıldı. Rıza babasının söylediklerini biraz düşündükten sonra aman boş ver bu gibi şeylerle ben kafa mı yoramam öylesine yaşarım benim için neler yaptığım çokta önemli değil ırmaktan akan su hangi yöne akarsa aksın diyenler öldü de hayatını belli bir düzen içerinde,planlı programlı ne istediğini bilen verdiği kararlarda kırkı kırk yaranda ölmedi. (Rıza şunu düşünemiyordu. Ölmeden ölmeye, yaşamadan yaşamaya fark olduğunu) Zaman aka dursun Rıza, bir işe babasının zoruyla girmiş ve çalışmaya devam etmişti. Babası, hayatını hiçe sayan oğlunun evlenmesi için bir çok kız önerdi. Hayati öneme hayız olan evlilik kararının bundan sonra alacağı kararlarda etkili olacağını düşünmeden ?baba evleneceğim kişi çokta önemli değil önemli olan mutlu olmam. Babası baktı ki oğlundan hayır yok yakından tanıdığı akıllı, çalışkan bir kızla evlendiriverdi. Rıza, gene gamsızlığını boş vermişliğini devam ettiriyordu. Bazen çalışıyordu bazen iki üç günlük iş buluyordu. Bu davranışlara dayanamayan taze gelin, Rızayı bir başına bırakıp babasının evine gitti. Rıza, eşinin kendisinden ayrılmasına bir türlü anlam veremiyordu. Babası da Rızanın bu durumuna üzülüp duruyordu. Bir gün bu üzüntülere kalbi dayanamadı. Rıza, ağlayarak başını annesinin dizine koyarak ?anneciğim ben nerede hata yaptım. Daha tam olarak bir birimizi tanımadan eşim beni terk etti. Babam bana üzülüp kalp krizinden öldü.? Annesi göz yaşlarını tutamadığı halde oğlunun göz yaşlarını sildi. ?Oğlum, senin hatan yaşamda dönüm noktası olacak durumlarda tercih hakkını kullanmamandır. Bundan sonra hiçbir koşulda fark etmez, nasıl olursa olsun deme yoksa düştüğün hatalara tekrar düşer düştükten sonrada yanında kimseyi bulamazsın.? Rıza, annesinin elini avuçları arasına aldı ?evet, anne bundan sonra bu tür hatalara düşmeyeceğim. Umarım Rızanın yaşadığı olumsuzlukları hiç kimse yaşamaz. Yaşamınızın tamamında seçenekler size sunulduğunda gerçek ve doğru bir şekilde tercih yapmanız dileğiyle?
Bu yazı 448 kere okundu.
|
 |
 |
Hava Durumu
|