Yeryüzünde yaşadığımız sürece son nefesimizde dahil olmak üzere sürekli başkalarıyla iletişim halindeyiz. Bu iletişim durumunda bazen bize iyilik yapılır bazen biz başkasına iyilik yaparız. Tabi ki bu iyilikler yapılırken herhangi bir beklenti içerisine girmemek gerekir. Fakat beşer olduğumuz için bir başkasına iyilik yaptığımızda mutlaka karşılığını görmek isteriz. Temel de bu düşünce toplumları çıkarcı, maddeci yapar. Bizleri asıl yıkanda kendisine iyilik yapıp güzel düşünceler beslediğimiz kişilerden göreceğimiz ihanetlerdir. Gönül ister ki bu ihanetler hiçbir zaman yaşanmasın. Bu konuyu süsleyecek zihinlerde iz bırakacak bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sefa, anne ve babasını trafik kazasında yitirdiğinde ilköğretim dördüncü sınıfa devam ediyordu. Mahallesindeki herkes Sefa nın bu yaşta annesiz, babasız, tek başına kalmasına üzülmüştü. Sefa nın ailesini yakından tanıyan, maddi durumu oldukça yerinde olan Vedat Bey bu çocuğa sahip çıkmak ister. Mahalle Muhtarına ?ben bu çocuğa sahip çıkıp en güzel şekilde yetiştirmek istiyorum? dedi. Mahalle muhtarı buna çok sevinmekle birlikte ?üzerine düşen herhangi bir şey olursa hemen yerine getirmeye hazır olduğunu? söyledi. Vedat Bey, çocuğu özel bir yurda yerleştirip ?oğlum bundan sonra ben senin yanındayım herhangi bir sıkıntı olduğunda mutlaka beni ara? dedikten sonra Sefanın başını okşayıp yurttan ayrıldı. Sefa, Vedat bey konuşurken hiç sesini çıkarmamıştı. Göz yaşlarını içine akıtmıştı. Sefa, Vedat Beyin yurdun çıkış kapısından çıktığını görünce hüngür hüngür ağlamaya başladı. Göz yaşları sel olmuştu ?annem? ?babam? diye sayıklarken yurt görevlisi odaya girdi Sefanın bu durumunu görünce içi acıdı. Vedat Bey mümkün mertebe yurda gelip Sefayı ziyaret etmeye çalışıyordu. Sefa da anne, babasının yokluğunu tüm hücresinde hissetse de onları kalbinin en güzel yerinde saklıyordu. Sefa, çevresine iyi bir izlenim bıraktığı gibi çalışkanlığıyla göz dolduruyordu. Vedat bey, ona o kadar güveniyordu ki Mirasından pay bırakmayı bile düşünüyordu. Özel toplantılara onu çağırtıp hem çevreye tanıtıyordu hem de toplantılar hakkında bilgi sahibi olmasını sağlıyordu. Vedat beyin sadece bir kızı vardı. Kızını da evlendirdikten sonra tek başına kalan Vedat Bey, Sefaya ?oğlum şimdiye kadar yurttan kaldığın yeter artık benimle birlikte yaşa? dedi. ( Sefada Vedat Beyi bir baba gibi görmüştü) Vedat Beyin bu teklifi memnuniyetle kabul eden Sefa, kanatları olsa sevincinden uçacaktı. Sefa, kendisine bu kadar ilgiyi gösteren Vedat Beyin çabalarını boşa çıkarmamış güzel ülkemizin en iyi üniversitesini kazanmıştı. Okulu kazandığı için kendisine sıfır bir araba hediye eden Vedat Bey bu başarıdan gurur duyuyordu. Bu başarıları da görünce ?iyi ki bu çocuğu alıp yetiştirdim? diyordu. İnşaat sektöründe büyük yatırımlar yapan Vedat Bey, Sefanın da bu alanda bilgi sahibi olması için yaz tatillerinde Sefayla birlikte işleri yürütüyordu. Sefa, anne babasını hatırladıkça keşke onlar da yanımda olsaydılar da bu başarılarımı görüp gururlansalardı. İyi ki Vedat Bey var yoksam ben perişan bir vaziyette sokaklarda sürünürdüm. Sefa okulunu bitirdikten sonra babası olmasa da kendisine babalık yapan Vedat beyle inşaat işlerine girişti. Firmaları sektörün illeri gelen firmalarından olduğu için inşaat sektöründeki herkesi tanımaya başlamıştı. Sektörü çok iyi bilen iş adamları gelecekte büyük başarılara imza atacak bir girişimci olarak nam salacağını söylüyorlardı. Geçen zamanla birlikte Vedat Bey, yavaş yavaş işlerden kendini sıyırıyor işi Sefaya bırakmayı düşünüyordu. Vedat Bey kendi kendine Sefa şimdiye kadar bir yamuk yapmadı.İnşallah işin başına geldiğinde bir yamuk yapmaz. Yönetim komitesinde bu düşüncesini yönetim kurulu üyeleriyle paylaşan Vedat Bey, Yönetim kurulundaki üyelerden olumlu cevap aldı. Vedat Bey, şirketteki koltuğunu Sefaya teslim etti. Zaten yaşı da ilerlemişti artık eskisi kadar koşturamıyordu. Böylesi daha iyi oldu. Sefa şirkette inisiyatif sahibi olunca şirkete yeni bir kan geldi. Gün geçtikce şirket ününe ün kattı. Vedat Bey, bu başarıları görünce şirket yönetimini Sefaya bırakmakla ne kadar iyi yaptığını düşünüyordu.Şirketin Yönetim kurulundan Vedat Beyi sevmeyen birisi Sefaya ?Sefa Bey neden bu kadar çabayı boşa bırakıyorsun? Vedat Bey senin gerçek baban değil sen bazı şeyleri elde ettiysen bunlar senin kendi çabanla, kendi uğraşlarınla oldu. Bir başkası da bu şekilde bir başarı sağlamış olsaydı. Vedat Bey ona da aynı şekilde koltuğunu bırakırdı.? Dedikten sonra Sefa, ?hayır o bana baktı benim bugünlere gelmeme vesile oldu. Bana koltuğunu teslim etti ona hiçbir zaman ihanet etmedim, bundan sonrada ihanet etmeyi düşünmüyorum? dedi. Bu kişi, Sefayı her yakaladığında bunları hatırlatıyordu. Sefanın zihni bulanmaya başlamıştı. Sefa artık eskisi gibi şirketin gidişatını Vedat Beye aktarmıyordu. Kendi kafasına bu fesatlığı koyan kişi bir gün ?Sefa Bey gel seninle kendi şirketlerimizi kuralım yarın bir gün Vedat Bey seni sokakta bırakır. Bütün mal varlığını kızana bırakır.? Dedikten sonra Sefa, biraz düşündükten sonra ?galiba haklısın kendi şirketimizi kurmalıyız. Sefayla o kişi birlikte yeni bir şirket kurma hazırlığı içerisine girdiler.Şirketlerini kurup Vedat Beyin şirketinden kendi şirketlerine para aktardılar. Sefa, Vedat Beye de ?gün geçtikçe zarar ediyoruz. Bu şekilde şirket batabilir. Vedat Bey buna pek anlam veremedi birazda şüphelenmedi değil şimdiye kadar iyi giden şirkete ne olmuştu da hemen batma noktasına gelmişti. Vedat Bey kara kara düşüne dursun Sefa, Vedat Beyin şirketinin mal varlıklarının hepsini kendi şirketine aktardı. Günler sonra bu haberi duyan Vedat Bey, şirkete gittiğinde iş yerinin sadece binasının kaldığını gördü. Yanı başında yükselen şirkete baktığında bir ihanete kurban gittiğini gördü.Şirketin kapısına yaklaştığında kalbinin sıkıştığını hissetti ve kendisini yere bırakıverdi. Kalbi bu ihanete dayanamadığı için bu dünyaya gözlerini yumdu. Hep birlikte Vedat Beyin nasıl ihanete uğradığına şahit olduk. Hayatınız boyunca ihanete uğramamanız dileğiyle???
Bu yazı 546 kere okundu.
|