Bir insan doğmadan, yeryüzünde bir nefes almadan risk almaya başlar. Hele doğduktan sonra her türlü riskle karşılaşabilir. Emekleyen bir çocuk kafasını bir yere çarpıp beyin kanaması geçirebilir. Yürümeye çalışan bir çocuk, dengesini sağlamaya çalışırken yere paldır küldür düşüp kolunu kırabilir. Parkta oyun oynayan bir çocuk, kaydıraktan düşüp ağzı burnu kan içinde kalabilir. Bu örnekleri çoğaltabildiğimiz kadar çoğaltabiliriz. Risk almaktan korkan, kendi köşesine çekilmiş attığı her adımda kendini sorguya çeken. Acaba bundan sonra ne olur? Ben bu adımı atmakla hatamı yaptım? Gibi sorularla kafasını sürekli meşgul eden Melikenin içler acısı dramını, hayatında ki derin izleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Melike, beş yaşında ailenin tek kız çocuğu olduğu için arzu ettiği bütün oyuncaklara sahip oluyordu. İlköğretime başladığında çok heyecanlıydı. Yeni arkadaşlar edinecek, yeni oyunlar oynayacak, bilmediği duymadığı şarkıları öğrenecek, eve gittiğinde babasına şarkılar söyleyecekti. Melike, bu heyecanıyla sürekli bir şeyler öğreniyor ve mutlu oluyordu. Melike, sınıfını takdir dolu sözlerle belgelerle geçerken; gözünü kırpmadan, hiç düşünmeden okulda yapılan sosyal faaliyetlere katılıyordu. Akan zamanla birlikte Melike de büyük başarı kazanıp Fen lisesine kaydını yaptı. Fen lisesinde de parmakla gösterilen bir öğrenciydi. Melikenin hayatında bu başarılar devam ederken hayatında değişen şey eski girişkenliği, eski aktifliğini yitirmiş olmasıydı. Daha önce okulda düzenlenen bütün faaliyetlere katılırken artık kendi köşesine çekilmiş bir öğrenciydi. Sadece derslerine çalışıyor hiç kimseyle muhatap olmuyordu. Samimi arkadaşları ?Melike, ne oldu sana bu genç yaşta ihtiyarlayıp hayata küstün bir derdin varsa bize söyle biz sana gereken yardımı yaparız.? Melike, biraz konuşmakta tereddüt etse de ?arkadaşlar şuanda derslerime çalışmam gerekiyor. Katıldığım gezilerde şimdiye kadar hep kaybettim. Ne yapsam arkadaşlarıma yaranamıyorum. Ben kimseyi üzmeyeyim diye çaba sarf ederken başkaları beni üzüyor.?Arkadaşları ?Melike, canımız arkadaşımız katıldığın faaliyetler çok güzel; fakat bir şey yaparken onun arkasında bazı olumsuzluklar olabilir sen buna üzülme. Nefes alıyorsan ne kadar yaşarsan yaşa ölümü tadacaksın. Araban varsa tekerliğin patlama ihtimali vardır. Efendim, benim arabam var; fakat tekerliği patlayamaz yağı eksilemez diyemezsin bunu dersen rüyalar aleminde yaşıyorsun demektir. Çocuğu olan bir ailenin çocuğunun hasta olması gayet normaldir. Yeni evlenmiş bir kişi, ben çocuk sahibi olursam çocuğum hastalanır çocuğum nezle olur en iyisi ben çocuk sahibi olmayayım. Diyen birisi olabilir mi ? Sen çevrende bu kişilere rastladın mı? Biz rastlamadık.Şunu unutma ?öğrenciysen sadece ders çalışarak belli bir noktaya gelebilirsin; fakat risk almadan hayatın kenarında durursan hayat akan gözyaşına bakmadan, uykusuz kaldığın geceleri, eline batan dikenleri hiçe sayar. Kusura bakma hayat sana şöyle seslenir ?sen yaşamaktan korkuyorsun benim sana yardımım dokunamaz? deyip seni uçurumun kenarında bırakır. Melike, arkadaşlarını dinledikten sonra teşekkür edip onlardan uzaklaştı. Melike, eskisi gibi sınıfta aktif olmuyordu. Olmadığı içinde sözlüde düşük not alıyordu. Melike, okulu kazanıpta ne olacak diyordu. Okulu kazanırsın okula sevinçle başlarsın. Hayaller kurarsın günün birinde nerden geldiği belli olmayan bir kurşuna hedef olursun. Üniversitede hayallerin bir balonun ağaçta asılı kaldığı gibi gökyüzünde asılı kalır buda yetmez gibi sende mezara gidersin. Sonuç başka şekilde de olabilir bin bir tür zahmetle kazandığın üniversiteyi bitirdikten sonra işsiz kalabilirsin. ( Melike, bu düşüncelerle hareket ettiği için Fen liseni kazanan Melike Üniversite sınavını kaybetmişti.) Melike, artık evlenmeyi düşünüyordu. Hayırlı bir kısmet çıksa da evlensem diye düşünüyordu. Düşünce olarak bu düşüncelere sahipken gelen görücülere de evlenirsem mutsuz olurum deyip geri gönderiyordu. Anne ve babası, ?bak kızım okulu kazanamadın bari bir yuva kur.? Melike, biraz kızarak peki ben evlendiğimde mutsuz olursam bunun hesabını verebilecek misiniz? Bu sorumluluğu alabilir misiniz? Anne ve babası, ?kızım nasip, şans mutsuz olmak için evlenmeyeceksin.? Melikeye artık kimse bir şey söylemiyordu. Melikeye babası ?kızım evde kendini yıpratma, üzme sana bir iş bulalım da çalış. Melike peki iş kazası geçirir sakat kalırsam hatta yatağa mahkum olursam bunun sorumluğunu taşıyabilir misin? Melike, mutfakta annesine yardım ederken birkaç defa elini kesmişti. Melike birkaç defa elini kesti diye annesine artık yardım etmiyordu. Annesi kızım gel bu salatayı sen yap dediğinde anne ben parmağımı keserim. Dedikten sonra annesine yardım etmiyordu. Anne ve babası, Melikenin bu davranışlara bir anlam veremiyordu. Adım atmaktan korkan Melike ne evlenebilmişti nede bir işe girmişti. Başarılı, çalışkan Melikenin davranışında yaptığı olumsuz bir değişiklik hayatının tamamının nasıl etkilediğini, nasıl perişan olduğunu gözler önüne serdik. Bizde bu şekilde başarısız mutsuz olmak istemiyorsak? Kaybedeceğiz diye adım atmıyorsak.. Üzüleceğiz diye riske girmiyorsak? Kimse kusura bakmasın bu şekilde düşünür ve davranırsak hayallerimize ulaşmamız mümkün değildir. Bize verilen yeteneklerin yitip gitmesini istemiyorsak acı tecrübelerle kazandığımız birikimlerin boşa gitmesini istemiyorsak gerektiğinde gerekli adımı atıp yolumuza devam etmeliyiz.İlk adımınızda dahil olmak üzere hayatınızın tamamında risk alıp başarılı olmanız dileğiyle?
Bu yazı 522 kere okundu.
|