Haber Ara
Canlı Yayın
Gazeteler
Genel Editör
Yazarlarımız
KIZILAY DERNEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM
M.Ali ÖZTÜRK
|
|
KIZILAY DERNEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM |
Hayat belirtisi taşıyan canlı varlıkların, en temel özelliği diğer canlı ve cansız varlıklara faydasının dokunmasıdır. Tarihe damga vurmuş, yüz yıllardır kendinden bahsettiren devletlerin tarihlerini şöyle bir incelerseniz; göreceksiniz ki o devletleri ayakta tutan, diğer devletler karşısında yücelten ana unsurların başında yardımlaşma unsuru gelir. Fakat şöyle bir kanı vardır: Teknolojisi iyi olan devletlerde yaşayan insanların, ekonomileri güçlü olduğu için diğer insanlara pek ihtiyaç duymazlar; başkasına ihtiyaç duymayan kişilerde, geçen zamanla birlikte bireyselleşir. Bireyselleşmenin getirdiği bir olumsuzlukta egoist, sadece kendini düşünen fertler oluşturmasıdır. Bu şekilde ki devletlerin tarihine bakın kısa bir süre sonun da yıkılmış, tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür.Şuanda bireyselleşmenin ön planda olduğu, diğer insanların ikinci sınıf olarak kabul edildiği devletlerin şatafatlı yaşamları bizleri aldatmasın. Günün birinde o devletlerde yok olan diğer devletler gibi yeryüzünde silinip gideceklerdir. Erdem sahibi, kişiliği oturmuş kendisiyle barışık insanların en belirgin özelliği sadece komşusunun değil diğer insanların dertlerine de ortak olmasıdır. Toplumları ayakta tutan unsurların başında da bu erdemli kişilerin toplum içerisinde ki varlıklarıdır.Şöyle etrafınıza bakın ne kadar bencil ne kadar egoist insan varsa bir o kadar da kendi hayatını diğer insanlara feda eden insanlar vardır. Bu kişilerin varlığı çokta önemli değil diyenler olabilir. Fakat bir evde kolonlar ne kadar önemli ise bir ülke içinde bu erdem sahibi, hayır sahibi kişiler önemlidir. Bizim de güzel ülkemizin güzel insanlarının dayanışma içerisinde yaşamasını sağlayan bir çok dernek ve kuruluş bulunmaktadır. Bunlar içerisinde sık sık yaptığı hayırlarla gündemde olan garibanlara el uzatan Soma Kızılay Derneğidir. Derneğin yaptığı bu hayırlardan dolayı hepimiz adına bu yazı vesilesiyle teşekkür etmek istiyorum. Çeşitli etkinliklerle vatandaşlarımızı kan verme konusunda bilgilendiren ve insanların kan vermesini sağlayan bir derneğin olması insanı mutlu kılıyor. Hastane köşelerinde bir ünite kan bulunmadığı için arkasında yetim, öksüz biçare bıraktıktan sonra bu dünyadan göçen insanların olduğunu herkes biliyor. Yüreğimizi burkan her hatırladığımızda gözlerimizin nemlendiği, çeşitli tarihlerde meydana gelen depremlerde anne, babasını kaybetmiş yavrulara sahip çıkan kurumların başında Kızılay Derneği gelmektedir. Her ne kadar millet olarak kendimizi suçlasak da, birilerinin başına bir felaket gelse hemen hemen hepimizin yüreği yanar. Biran önce o kişilerin veya o ülkelerin o felaketten kurtulmaları için elimizde geliyorsa maddi olanaklarımızı seferber ederiz. Maddi olarak bir yardımımız dokunmuyorsa onlar için oturur saatlerce dua ederiz. Medeniyetin beşiği olduklarını iddia eden devletlerin, köken olarak kendilerinden olmayan kişileri katledip ?biz sadece etnik temizlik yapıyoruz, biz masumuz? diyen insanları bu yazı vesilesiyle şiddetle kınıyorum. Bu mudur insanlık? Bu mudur medeniyet? Medeniyet, anaların yüreğini dağlamaksa olmasın bu medeniyet. Baştacı edilecek kadınlara, akla hayale gelmeyen işkenceyi yapacaksın, ondan sonra medyaya demeç verdiğinde masum olduğunu söyleyeceksin, nerde kaldı senin eşitlik ve özgür anlayışın? Nerde kaldı senin insan severliğin? Kızılay la bu konuların ne ilgisi var diye soranlar olabilir. Fakat Kızılay ın temelinde bir başkasına yardım etmek, düşkünlerin elinde tutup onları ayakta tutmaktır. Buna şiddette vurgu yapmamın sebebi Kızılay Derneğinin ne kadar yüce duygularla hareket ettiğini göstermek istedim. Bir tarafta insanları katleden kişiler diğer tarafta gecenin ayazında sokakta kalmış, tir tir titreyen bir kişiye kendisini ısıtacak, saracak bir battaniyenin Kızılay tarafından kendisine verilmesiyle gülümseyen bir garibanın sevinci. Bizler gerçek anlamda ülkemizi seviyorsak Kızılay gibi bir çok vatandaşımıza yardım eden dernek ve hayır kurumlarına gereken yardımı yapmalıyız. ?Bana ne dersek garibansa gitsin çalışsın, benimle birlikte mi ter döküyor, ben gidip yardım mı edeyim diye düşünürsek öyle bir gün gelir ki düşmanın pis çizmelerinin altında ezilip gideriz. Düşmanın pis kirli çizmelerini kendi kanıyla temizleyip bu güzel vatanı bize bırakan ecdadıma ne kadar vefa duygusu beslesek ne kadar dua etsek azdır. Tarihe gitmeye gerek yok şuanda düşmanın pis kirli çizmeleri altın da ezilen yok olmaya yüz tutan milletlerin halini görüyoruz. Bunlardan ders almamız gerekmez mi? Ders almamız için mutlaka bizim başımıza gelmesi gerekmiyor. El ele verip toplumuzun sosyal yapısını güçlendiren birlik ve beraberliğin sembolü olan her türlü kurum ve kuruşu desteklemeliyiz. Bu kurum ve kuruluşları desteklemeyip ben vatanım için ölürüm ?ben vatan aşkıyla tutuşuyorum? diyenlere nasıl inanabiliriz? Sen bırak ölmeyi bir garibanın elinden tutmuyorsun.. Vücudun da gereğinde fazla kan varken bir ünite kan veremiyorsan senin samimiyetine kim inanabilir. Kendimizi biraz toparlayalım ülkemizde gariban ve yoksul kişilere el uzatalım. Uzatalım ki ülkemiz başı dik, onurlu başka milletlerin karşısında avuç açmayan kişilerle dolup taşsın. Yasal olan her türlü yardım kuruluşlarını kutluyor başarılarının devamını diliyorum.
Bu yazı 585 kere okundu.
|
 |
 |
Hava Durumu
|