Haber Ara
Canlı Yayın
Gazeteler
Genel Editör
Yazarlarımız
HAYAT BİR TİYATRODUR
M.Ali ÖZTÜRK
|
|
HAYAT BİR TİYATRODUR |
Canlı varlıklar, temel yaşamlarını devam ettirirken kendilerine düşen rolü oynar. Canlılar içerisinde, farkında olarak yaşamına yön çizen insandır.İnsanın dışındaki varlıklarda yaratılışları gereği neyi yapmaları gerekiyorsa bunu hakkıyla yerine getirir. Yaşantısını duygularından hareket ederek şekillendiren insan, ne kadar kendi düşüncesiyle, kendi kararıyla hareket etse de; kalıbına girmeye çalıştığı, elde etmeye çalıştığı pozisyona göre hareket eder. Parkta arkadaşlarıyla oynayan bir çocuk, çocuk olduğu için çocukça davranışlar içerisine girer. Bazen büyüklerinden gördüğü ve işittiği şeyleri söylemeye çalışsa, hemen biz bu çocuk büyümüşte küçülmüş deriz. Yaratılış gereği, o çocuksa çocuk gibi davranmalı diye düşünürüz. Çocuklu bir aile, misafirliğe gittiğinde çocuklardan biri en kıymetli bir vazoyu da kırsa kimse ona kızmaz. Hatta çocuğun anne ve babası, çocuğa kızsa ev sahibi ne yapıyorsunuz o bir çocuk bilse zaten kırmaz der. Okula gitmeyen bir çocuğa kimse, derslerin nasıl diye sormaz .Artık toplumda bir rol üstlenmesi gerektiğine inanılan bir çocuk okula gönderildiğinde artık o bir öğrencidir. Bir öğrenciye düşen rol ne ise onu yapmaya çalışır. O öğrenci, ders çalışmasa, ödevlerini yapmasa, sınıfta öğretmeni dinlemesi gerekirken yaramazlık yaparsa, yani oynaması gereken rolü oynamazsa o öğrenci başarılı olabilir mi? Üniversiteyi, bitirip mesleğini yapmayan bir kişi kendisine biçilen rolü oynamazsa başarılı olabilir mi? Günümüzde herkes kendi mesleğini yapıyor mu? diyenler olabilir. Hayat şartlarının zorluğu ve işsizliğin hat seviyede olduğu günümüzde tabi ki herkes kendi mesleğin icra etmiyor. Fakat, başka işe başladığı zaman o kişi o işin gerektirdiği davranışları sergiler. Yani hangi işi yapıyorsa o role girer.(Bir problemi de vurgulamadan geçmek istemiyorum. Yıllarca emek verdiği benimsediği bir işi, yapmayan veya yapamayan kişiler hem emeklerine yazık etmiş olurlar hem de ülke ekonomisine zarar vermiş olurlar.) Başka insanların, sorumluluğunu alabileceğini ve bu rolünü de rahatlıkla üstlenebileceğini söyleyip evlenen kişiler, ailelerine gereken önemi vermeyip orada burada sürterse o kişi mutlu olabilir mi? Maddem ki orada burada sürteceksin neden ben bir başka insanın sorumluluğunu üstlenecek rolü de yaparım diyorsun? Öğretmen olan bir kişi, ben insanları tedavi ederim dese çevresindekiler gülmez mi ? Sen, kafayı yemişsin. Sen bir öğretmensin doktor değil. Senin yapman gereken öğrencilerine bir şeyler öğretmektir. Onları tedavi etmeni beklemiyoruz. Bu şekilde kendine biçilen rolü toplumun beklentileri doğrultusunda oynar. Hayatta, biçilen rollerde farklı olduğu için insanların kişilikleri, tüketim alışkanlıkları, çevresi farklı olmaktadır. Bu farklılıklarda hayatımızı renkli ve güzel kılmaktadır. Herkes, aynı rolü oynasa, aynı davranışı sergilese hayat ne kadar çekilmez ne kadar sıkıcı olur. Biz, insanların en güzel tarafı da elimizden geldiği kadarıyla hayatımızı zenginleştirmemizdir. Bu, bize biçilen rolü en güzel şekilde oynamamızı sağlar. Herkes, üzerine düşen rolü en güzel şekilde oynasa hayat ne kadar anlamlı ve güzel olur. Bizim, kendimize layık gördüğümüz üstesinden geleceğimize inandığımız için kabul ettiğimiz rolleri en güzel şekilde oynayalım. Bu şekilde, davranırsak hem kendimizle barışık oluruz hem de toplumda kabul edilen hoş tutulan bir kişi oluruz. Kendisiyle, toplumla barışık olan bir insanda üretken, çalışkan bir o kadarda sevecen olur. Bunun, aksini yaparsak üstlendiğimiz rolleri hakkıyla oynamaz isek bırakın toplumla barışık bir birey olmayı kendisiyle de barışık olmayan ve kendisine saygı göstermeyen bir kişi oluruz. Kendiyle ve toplumla barışık olmayan bir birey, mutlu olamayacağı gibi çevresindeki insanlara da rahatsızlık verir. Herkesin yaka silkelediği bir kişi olur. Saygınlık, kazanmak isteyen toplumda bir yer işgal etmek isteyen bireyler mutlaka üzerlerine düşen görevi yerine getirmek zorundadır. Nefes aldığınız sürece, içinde bulunduğunuz durum ve statü ne olursa olsun her bir şeyi tam hakkıyla yapmanız dileğiyle?
Bu yazı 406 kere okundu.
|
 |
 |
|
YORUMLAR
Boran 2009-08-29
Yaşama sanatı..
Sayın M.Ali Öztürk,yaşamak dediğimiz süreçte istenerek,istenmeyerek alınan rolleri,sanatın bir güzel dalı tiyatro ile yansıtıyor.Teşekkürler.Gerçekten,çöpleri kim toplayacaktı?Madende kömürü,dalda zeytini,bağda üzümü,kavunu karpuzu kim?Kiremit -tuğla ocaklarında,denizden balığı,o göz nuru oyaları kim örecekti?Kemanı sazı kim çalacak, öyküleri türküleri kim yazacaktı?Buğdayı kim ekecek, koyunları kim güdecekti?Kim yoksul,kim varsıl olacak?Kim heykeltraş,kim bekçi olacaktı?Rolümüzü seviyorsak,mutluyuz demektir.Hoşça kalın,sevgiyle kalın.
|
|
SON YAZILARI
|
|
SOMA ÇAĞRI FM’DE 14.PROGRAM
ÇAĞRI FM’DE 13. PROGRAM
SOMA ÇAĞRI FM’DE 12. PROGRAM
ÇAĞRI FM’DE 11. PROGRAM
SOMA ÇAĞRI FM'LE 10. PROGRAM
SOMA ÇAĞRI FM’DE 9. PROGRAM
ÇAĞRI FM’DE 8. PROGRAM
YÜREĞİNİZİN SESİNDE 7. PROGRAM
ÇAĞRI FM’DE 6. PROGRAMIMIZ
ÇAĞRI FM’LE YÜREĞİNİZİN SESİNDE 5. PROGRAM
|
|