Fiziksel olarak insanlar, birbirinin benzeridir. Başlıca fiziksel özellikleri, farklı olsa da iskelet yapısı, iç organları birbirine benzer. Fakat; bir insanı diğer bir insandan ayıran temel özellik yaptığı icraatlardır. Kimi insan, sadece midesini düşünürken kimisi, ailesini düşünür. Kimi vatanını, kimi dünyada yaşayan bütün canlıları düşünür. Sadece midesini düşünen insan, çocuklarını nasıl yetiştireceğini, onlara neler kazandırması gerektiğini düşünemez.. Çocukları hırsızlık mı yapar, sokaklarda mendil mi satar, otobanda araba camı mı siler onu ilgilendirmez. Saldım çayıra Mevla, kayara düşüncesiyle hareket eder. Ailesini düşünen insan, benim çocuklarım nasıl yetişmeli, vatanına milletine nasıl faydalı olabilir gelecekte nasıl iz bırakır? düşüncesiyle hareket eder. Bu düşünceler, insanların yaşayış tarzında tutunda, tüketim alışkanlığına kadar her şeyi etkiler. Fark oluşturmak isteyen kişiler, midesini düşündüğü kadar beynini de düşünür. Beynini düşünmek demek aa ben beynimi çok seviyorum demek değildir.Beynini, beslemenin en etkili yolu kitap okumaktır.Çok çeşitli ortama girmek, bir çok insanla muhatap olmak insanın beynini besler ve geliştirir. Evrensel düşünen kişinin de düşüncesi de bambaşka olur.Güney Yarım Kürede, ağlayan bir çocuğun göz yaşını sorgular. Neden ağlıyor, neyi var, neden inci gibi göz yaşını döküyor? diye bir sorgulama içerisine girer. Kuzey Kutbunda bir Eskimo, hastalansa acaba hastalığına bir çare bulabilir miyim? diye düşünür. Böyle geniş açıyla dünyaya bakan bir kişiyle, sadece midesini düşünen kişi arasında fark olmaz mı ? Tabiî ki olur biri karnını duyurur diğeri tarihte iz bırakır ve büyük bir kitleyi arkasında sürükler.Tercih bizim ya öldükten sonra üç beş gün hatırlanırız yada dünya durdukça iyi olarak bizden bahsederler.Nefes aldığınız sürece kendi hayatınızda veya başkalarının hayatında iz bırakarak fark oluşturmanız dileğiyle.. HOŞ KALIN HOŞÇA KALIN…
Bu yazı 384 kere okundu.
|