Sevgili Somalılar toplumdaki yerimizi belirleyen ve bizi başka insanların gözünde bir şekle sokan kendimize özgü karakteristik özelliğimiz,ne kadar sağlam ve güçlüyse insanlar sizleri o kadar çok sayar ve yanında görmek ister. Bu konuda girişken olup da kendini kabul ettirenler bir zaman geliyor ki karakter zaafı yaşıyor şöyle bir çevrenize bakın ağzı birkaç kelime yapan edebiyatı iyi olan bir yerlere geliyor ama bazıları ne yazık ki geldiği yeri çabucak unutup bukalemun gibi şekil değiştiriyor kendi kişiliğinden prensiplerinden taviz vermeye başlıyor bir müddet sonra da hızla geldiği yere geri dönmek zorunda kalıyor. Geçenlerde bu konuyla ilgili ilginç bir hikaye okudum aynen aktarıyorum. Bir zamanlar Ayaz adlı bir köle varmış. Köle bir gün Sultan Mahmut un kölesi olmuş, sultan köleyi iyi huyları ve ahlakından dolayı çok sevmiş. Günler geçtikçe sultanın itimadını iyice kazanan köle haznedar tayin edilmiş ve en kıymetli mücevherler taşlar ona emanet edilir olmuş. Bu gelişmeden rahatsız olan saraylılar kölenin itibarını zedelemek için ellerinden geleni yapmışlar. Bir gün sultanın yanına giderek Köle Ayazın sık sık hazineye gittiğini biliyor musunuz? Onun mücevherlerinizi çaldığından adımız gibi eminiz Sultan kulaklarına inanamamış. İşin aslını mutlaka öğrenmeliyim demiş. Duvara küçük bir delik yaptırıp,içeride olanları seyretmeye başlamış. Kölenin yavaşça içeriye girdiğini, sessizce sandığın başına gittiğini görmüş. Orada sakladığı küçük bohçayı çıkarıp öpmüş ve sonra da açmış. İçinden çıkan ise eskiden giydiği yırtık pırtık bir elbise imiş. Kendi kendine konuşmaya başlamış. Sen bir zamanlar bu elbiseyi giyiyordun, her zaman satılabilecek bir köleydin.Sen bir hiçtin Allah sana Sultan ın eliyle rahmetini gösterdi,bu belki de senin hiç hak etmediğin bir lütuftu. Asla ne olduğunu, kim olduğunu, nereden geldiğini unutma. Çünkü insanlar mal ve mülkü görünce geçmişini unutmaya başlar, insanlara yukarıdan bakmaya başlar. Sen asla bu zaafa düşme, asla kibirli olma ve hep hatırla daima hatırla . Sonra bohçayı kapatmış ve sandığa koymuş. Yine geldiği gibi sessizce oradan uzaklaşmış. Koridorda Sultan la karşı karşıya gelmiş, Sultan ağlayarak Ayaz,şimdiye kadar hazinemin hazinedarıydın, bundan sonra kalbimin de hazinedarısın. Benim gibi birine, bir Sultan a bile bir hiç olduğunu, benimde nasıl davranmam gerektiğini bana öğrettin. Sen bana insanlığı öğrettin diyerek makamların geçici kalıcı olanın iyilikler ve güzellikler olduğunu düşünerek halkına nasıl davranması gerektiğini öğrenmiş. Evet sevgili Somalı dostlarımız durduğumuz yerde sağlam duralım neysek o olalım neyle karşılaşırsak karşılaşalım çizgimizi asla bozmayalım. Sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 566 kere okundu.
|