|
Sevgili Somalılar futbolun evrenselliğini sanırım tartışmaya gerek yok. Herkesin kabul ettiği, uluslar arası kuralları olan, dünya insanlarının sosyo-oyun anlayışının kendiliğinden geliştirdiği bu oyun, artık masum bir oyun ya da mahalle arası oyun olmaktan çok öte, gittikçe ticari oyuna hızla dönüşmüş durumda. Hal böyle olunca en çok tehdit altında olanda ne yazık ki amatör futbolun geleceği oldu. Yine günümüzde bölgesel ligler dediğimiz amatör kümeler de oynayan futbolcular, az da olsa tıkır tıkır paralarını alıyorlar. Para vermezseniz takımınızda oynatacak futbolcu ne yazık ki bulamazsınız. Topa biraz vurmasını bilen, önce paranın pazarlığını yapıyorsa, her halde o ülkede amatörlükten kesinlikle bahsedilemez. Bu konuda ne yapmalı sorusu gündeme gelecek olursa, futbol federasyonu bu konuya öncelikle, özel olarak, ayrıcalıklı bir şekilde ele almalıdır. Liglerin isimleri ve statüleri tamamen değiştirilmeli, tam olarak olmasa da yarı profesyonelliğe geçilerek, üst seviyedeki kulüpler için futbolcu fabrikası durumuna getirilmelidir. Bunun için gerekli ortam sağlanmalı. Futbol federasyonu gerek sponsorlar vasıtasıyla, gerekse dereceye giren takımlara para yardımı yaparak teşvik etmelidir. Eğer bu kategoriye yaş sınırı koymazsanız hem gençlerin önünü kesersiniz hem de hedefsiz ve amaçsız bir organizasyon haline dönüşür. Böylece adı amatör olan ama paranın cirit attığı kulüpler, birilerine bağlı olmaktan kurtulmuş olurlar. Hatta denetim mekanizmalarıyla kontrol altında tutularak keyfi idarenin önüne geçilmiş olur. Her kulübe altyapı şartı getirilmeli, bir kulübün takımlarını tek bir antrenörün yönetmesi engellenerek, her yaş gurubunun başına birer antrenör verilmesi sağlanarak, top yekün futbolda kalkınma sağlanmalıdır. Bu konuda gerekirse okullardaki beden eğitimi öğretmenlerinden bile yararlanılabilir. Yine her takıma bir tane kaleci antrenörü verilerek Türk kaleciliğinin yavaş yavaş Avrupaya açılmasına yardımcı olunmalıdır. Avrupada neden Türk kaleci hiç yok neden hiç merak ettiniz mi? Biraz yabancıya özenti birazda bilimsellikten uzak olduğumuz için her şeye duygularımızı karıştırıyoruz. Bu da profesyonelliğin en büyük düşmanı. Futbolcu olunmaz doğulur sözünden hareket edecek olursak, hiçbir futbolcu sizin ayağınıza gelmez gidecek izleyeceksiniz başta karakterine, yaşayış tarzına, aile hayatına, eğitimine bakacaksınız, en son yeteneğine bakarak karar vereceksiniz. Amatör liglerde bunları yapan takımlar var mı acaba? Ben zannetmiyorum herkes günlük yaşıyor. Bu sezonu geçirelim de gerisi Allah kerim. Öyle hocalar var ki üst yapı alt yapı bütün kategorilere tek bir antrenör bakıyor böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok. Tek bir insan bu kadar çocukla nasıl baş eder. Benim en çok da anlamakta güçlük çektiğim konuların başında geliyor. Bütün bunlara bir son verilip tamamen profesyonelce her şey yönetilmeli, idari ve teknik anlamda değişime gidilerek gelişimin önü hızla açılmalıdır. Sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 385 kere okundu.
|