|
Sevgili Somalılar,biz insanoğlu yaradılış özelliğimiz itibarıyla zayıf karakterde yaratılmışız. Hata yapmaya her an hazır olmakla beraber geçmişte yaşadıklarımızı da ne yazık ki çok çabuk unutuyoruz. Köşemiz ve konumuz futbol olmasına rağmen zaman zaman önemli diğer konularda sizlerle paylaşmak istediklerimiz oluyor.İsterseniz gelin yıllar öncesine,taaki Osmanlı dönemlerine gidelim o yıllarda yaşanmış bir olayı sizlerle paylaşmama müsaade ederseniz hepimiz bu acımasız dünyada atalarımızın ve ecdadımızın neler yaptığını,bizlerinde dünyadaki en önemli milletlerden birisi olduğumuzu hatırlayalım.
19.yüzyılda Almanya’nın Mülhaym şehrindeki Ren nehrinin bir yakasında Almanlar,öbür yakasında da Fransızlar,her sene nehrin Almanlar’daki kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı. O sıralar,birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabii. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına durumu yazıp,imdat istemekte bulurlar. Mektupta şöyle denmektedir;
‘’Fransızlar her sene bize zulmediyor,mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki,dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun sultanı,İslamiyet’ inde halifesisiniz. Bizi şu zulümden kurtarın. Asker gönderin. Ürünlerimizi bu sene olsun toplama imkanı sağlayın’’ Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardım isteğini inceleyen padişah asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez. Yalnızca asker elbisesi göndermeyi kafi bulur ve cevabi bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollanır.Şaşkına dönen Almanlar. Çuvalı alıp mektubu okurlar; ’’Fransızlar korkak ademlerdir. Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur. Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kafidir. ’’ Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin. Mahsul zamanı,nehrin görülecek yerlerinde dolaştırın. Karşıdan gören Fransızlar için bu kafidir. ’’ Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar. Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetinde,nehir kıyısında dolaşmaya başlarlar. Ertesi gün,karşıdan gelen haber,Almanların sevinç çığlıkları atmalarına sebep olur. ’’Osmanlılar’dan imdat geldiğini düşünen Fransızlar,korkudan köylerini de terk ederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar. Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz. Zulüm sona ermiştir.’’
Bu olay Mülhaymli’lerin gönüllerin de taht kurmuştur. Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini,daha sonra Mülhayma bağlı Karlsrue müzesine koyup ziyarete açarlar.Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar. Ayrıca,halen olayın yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip,hadiseyi temsilen kutlarlar. Bu güzelim olaydan nasıl ders çıkarırsınız bilemem ama biz Türkler dünyada kendi değerimizi bilmeyi bırakında,kendi kendimizi nasıl yeriz ,kendi ülkemizin kıymetini bilmeden yabancıları nasıl göklere çıkarırız böyle şeylerle uğraşıyoruz. Biz aslında çok büyük bir milletiz ama kendimiz kendimizi gittikçe daha çok küçültüyoruz. Tekrar büyümek için bu ülkede tek bir aç insan kalmayıncaya kadar mücadele edelim. Sevgiyle kalın.
Bu yazı 277 kere okundu.
|