|
Sevgili Somalılar ligde hiçbir iddiası kalmadığı için ben Soma spordan artık fazla bahsetmek istemesem de, duruma üzülmemek elde değil. Bu hafta yine hüsranları oynadık. Beni zaman zaman yazdıklarımdan dolayı eleştirenler var. Onlara kalsa yanlışta yapsalar hep poh pohlamak lazım. Bu hem bizim karakterimize hem de gazeteci kimliğimize ters. Bir kere bizler bu işe tepeden soyunmadık geçmişimizde futbol oynamışlık ve teknik adam deneyimleri var. Soyunma odasının havasını koklamış biri olarak ne yazmam gerektiğini kimse bana öğretemez, kimsenin de istediğini yazmam. Ozaman bu işi yapmanın ne alemi var Biz kendi doğru bildiklerimizi aldığımız cevaplarla birleştirip yazmaya çalışıyoruz. İcraatın başı olanlarda eleştiriye açık olmalı, bizim yazdıklarımızla kendi düşüncelerini birleştirip başka düşünceleri de katarak doğruyu yakalamalıdır. Siz başarılı olduğunuz zaman biz sizleri göklere çıkarmasını da biliriz. Ama yapılan hataları görmezden gelemeyiz biz sizlere baştan beri söylüyoruz ben tekrar söyleyeyim bu takıma sahip çıktıkları için Soma kömürlerine Somalılar gerçekten minnettar buraya kadar tamam, ama hem yönetim yapılanmasında hem de teknik yapılanma da hatalar var ki başarılı olamadık. Hem bu yıl parola ligde kalmak dediniz ki Soma spor hiçbir zaman ligde kalmaya oynamaz. Hem de bir sürü pahalı transfer yaparak ligde kalabilecek takımda oynayabilecek Somalı gençlerin önünü kestiniz. Benim size tavsiyem Soma Sotes sporlu yöneticilerle görüşün başarı nasıl yakalanıyormuş size anlatsınlar. Futbolda galip geldiğin sürece el üstünde tutulursun, her şey galibiyetlere endekslidir. Geleceğin kariyerin buna göre şekillenir. Soma spor doğru yerde doğru insanları bulamadı yaptığı işin hakkını veren çok az insan vardı. Konuyu şöyle bir hikayeyle noktalayalım. Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren üteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılarak eşi ve büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. İşini elbette özleyecekti. Ne var ki emekli olması gerekiyordu. Müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev yapmasını rica etti. Marangoz, kabul etti ve işe girişti, fakat gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne büyük talihsizlikti!... İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. Bu ev senin dedi. Sana benden hediye Marangoz, şoka girdi. Ne kadar utanmıştı! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman böyle yapar mıydı hiç! İşte değerli Somalı dostlarımız bizim için de bu böyledir. Günbegün kendi hayatımızı kurarız. Bu gün yaptığınız davranışlar ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 1121 kere okundu.
|