|
Sevgili Somalılar, yaradılış özelliğimiz itibarıyla hep birbirimize muhtaç olmuşuzdur. Bu birliktelik arkadaşça, ailece, akrabalarımızla olmuşsa da, henüz yeni tanıştığımız birisine de muhtaç olabiliriz. İnsanların hayat felsefesi, yaşam standardı mutlaka olmalı. İlkelliği yıllar önce terk eden insanlar, artık daha kibarca davranmayı öğrendi. Gelişen dünyamızda hayatımızın kolaylaştığını söylemek doğru olsa da, her şeyin çıkar hesapları içinde yapıldığı, paranın ön plana çıkarıldığı bir yaşam benim zaman zaman gücüme gidiyor. Birileri tarafından özgürlüğünüze ve yaşama alanlarınıza müdahale edilmesi çok kötü bir durum. Sanki dört tarafımız abluka altına alınmış, kazandığın paranın bir tek değil onlarca talibi var. Sen insan gibi yaşayacak parayı kazanamamaktan şikayetçi olsan da, senden az kazananlar var haline şükret derler. Ne hikmetse aşağıdaki az kazanan insanları, yukarıdaki insanların yanına getirmek kimsenin işine gelmez. Yani dört tarafımız çevrili kıpırda kıpırdayabilirsen. Düzene ayak uydurturlar insana. Bu yaşama alıştırılanlar da nasıl mutlu olsun arkadaş, biz sosyal olun spor yapın diyoruz ama adamın bir sürü deri var. Rahat olsa bilsek neler yapardı. Sevmeyi ve mutlu olmayı hak eden bir sürü insan var şu dünyada, ama en çok da maddiyat dan olduğuna inandığım sorunları yüzünden bir sürü aile kavgaları ve boşanmalar ne yazık ki had safhaya ulaşmış durumda. Bu olaylara bazılarımızın işleri basit görmesiyle de ilgili olduğunu düşünüyorum. Birimizin siyah dediğine diğerimiz kara derse bu birliktelik yürür mü, birbirimizle evde iktidar savaşları yaparsak o aileden ne hayır gelir. Sinirli insanın bağırıp çağıran insanın bu dünyada mümkünatı yok mutlu olamaz. Artık insanların medeni olduğundan bahsetmiştik, sorunlarımızı bağırıp çağırmadan sakin bir şekilde dile getirmemiz gerekiyor, en azından karşımızdaki çok sevdiğimiz biriyse daha da dikkatli konuşmalıyız. Sevgimiz belki bitebilir ama saygımızı asla kaybetmemeliyiz. Mutlu olmak çok basit ama bunu zorlaştıranlar insanların kendileri. En büyük hatamızda karşımızdakini olduğu gibi kabul etmeden, değiştirmeye çalıştırmak. Şunu çok yapıyoruz mesela. Söylüyorum söylüyorum bir türlü beni dinlemiyor..! Karşımızdaki gerçekten gözümüzün içine bakarak dinliyorsa, mutlaka sizi anlıyordur, o sizin dediklerinizi hep yapmak zorunda mı ki. Onunda bir karakteri bir dünya görüşü olduğunu unutmayın, zevklerimiz uymayabilir, kendinizi onun yerine koyun birinin sizi her şekilde yönlendirmesi doğrumu, siz hiç kendi isteklerinizi yapmayacak mısınız.? Mutluluk çok uzak değil biraz uyum biraz fedakarlık, her birey diğerinin yaptıklarına saygı gösterecek o kadar. Yalnız biz bunları söylüyoruz ama dünya işlerini de unutmuş değilim maddi sıkıntısı olanın bence bu dünyada mutlu olmaya hakkı yok. Bu da paranın nelere etki ettiğini sanırım söylememe gerek var mı.? Dünyamız şöyle şekillenmiş, küçük bir mutlu azınlık gerisi figüran. Sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 796 kere okundu.
|