|
Sevgili Somalılar Ramazan ayına girmemiz nedeniyle bu hafta sporcunun oruç ile olan alakasını ve orucun sporcuyu olumlu ya da olumsuz ne derece etkileyebileceğini bakalım istedim.İslâma inanan, en azından cuma namazına giderek maneviyata olan bağlılığını bir nebze olsun gösteren ve Ramazanda oruç tutan sporcular var. Bu kimselerin bütün istek ve arzularına rağmen, özellikle futbol branşındaki ekiplerin başlarında bulunan yabancı antrenörler, takımlarının randımanın düşeceği ve kalite eksikliğine bir çare bulunamayacağı gerekçesiyle oruç tutmanın yanlış olduğu izlenimini vermekte ve bu yönde oyunculara bir hayli baskı yapmaktadır. Konuyu mahalle imamına kadar vardırıp, güya dinsel yöndeki görüşleri alarak ! ( aslına bakarsanız imamların bu şekilde fetva vermeleri uygun değil ) isteklerini yaptırma yollarına gidenleri de var.
Kimi de olaya, olumsuz önyargılı şekilde yaklaşarak bilimselliğin yaratabileceği boşluklardan faydalanıp düşüncelerini öne sürmekten çekinmiyor.Buna göre oruçlu bir insan spor yaparsa başarısız olacaktır.
İleri sürdükleri sav ise şöyledir.
“Beslenme ve metobalizmanın değişimi, içecek ve elektrolitlerin dengelenmesi, Kronobiyoloji ( Saatlerin bünyedeki etkisi, uyku düzenindeki ani değişiklik) gibi detaylar spor yapmayı zorlayan koşullardır. Çok yoğun fiziki idman ve maç trafiği içinde kalan sporcular bu nedenle pek başarılı olamayacaktır.”
Bilimselliğin bakış açısını kabul eden bir insan olarak şu gerçekleri de söylemeden geçemeyeceğim.. Neden normal koşullarda sporcuların bilimselliğe dayalı bir şekilde bioritmlerine, yani fizik güç, ruh sağlığı ve zeka koşullarına dikkat edilmiyor da, oruç tutulması halinde ise hemen bu aksiyonlar/tedbirler akla geliyor. Şayet oruç fizik güçle alakalı ise neden biyoritminde fiziki gücü düşük olan bir sporcunun müsabakaya yansıyacak eforu incelenmiyor.
Ama her nedense sadece oruç ön plâna sürülüyor.
Diğer yandan uzman kişilerin görüşleri :oruç tutan sporcularda gerektiğinde bedenin yedek enerjisinin bu işin üstesinden gelebileceği ve bünyede meydana gelebilecek olası açıkların kapanabileceği şeklinde.
Ortada garip bir durum var ! Oruç tutan memnun, tutmayan ise memnun değil. Yani bazı insanlarda oruç tutturmama isteği bilincinin önüne geçmiş durumda. Kimsenin paniğe kapılmaya hakkı yok. Oruç tutanlar yeteneklerini , güçlerini ve hangi takımda futbol oynadıklarını bilecekler ve müsabakaların her bölümünde, futbollarını hem rakiplerine hem de teknik direktörlerine kabul ettirecekler.
Bence olay tamamen psikoloji ile alakalı ve psikiyatri bilimi yönüyle ele alınmıyor. Psikolojik olarak hazır olmayan bir sporcunun sağlık koşulları ve yeterli beslenmesi ne denli elverişli olursa olsun müsabakalarda başarılı olabilmesi mümkün mü.?.
Olumsuz bir düşünceye kendini kilitlemiş olan bir beynin düşünsel ve bedensel faaliyetlere ne kadar yön vereceği ortadadır. Ve bu çok önemli detay maalesef gözden kaçmaktadır...Sonuç itibariyle olay tamamen irade meselesi gibi gözüküyorsa da tartışmaya açık olarak uzun süre konuşulacaktır.Sağlıklı sevgiyle kalın.
Bu yazı 329 kere okundu.
|