|
Sevgili Somalılar insanoğlu doğar,yaşar ve ölür.Ömür dediğin nedir ki su gibi akıp gider. Yaşamımız boyunca neler yaptık, nelerle karşılaştık. Kiminin kalbini kırdık,kiminin de takdirini kazandık. Yaşadıklarımız ve davranış şekillerimiz bizin karakter yapımızla orantılı bir şey. Ana rahmine düşer düşmez kaderimiz belirlenmiş aslında. Huyumuz tüyümüz belirlenmiş, bu fani dünya üzerinde bize layık görülen rolümüzü oynarken yüce yaratanın verdiği aklı iyi ya da kötü yönde kullanmak biz kullarının seçeceği iki yoldan birisi. İnsanoğlunun diğer canlılardan üstün oluşunun sebebi aklını kullanması olarak görülse de, bitmek bilmez hırsı yüzünden kötülüklerin peşinde koşanların da azımsanmayacak kadar az değil ne yazık ki. Yıllar birbirini kovalayıp gençlik elden giderken, şöyle bir geriye dönüp baktığımızda hep yapamadıklarımızı düşünüyorsak veya ah keşke şimdi 20 yaşında olsam da şöyle veya böyle yapardım diyorsak, biz işte aşırı hırsımızın kurbanı olmuşuz demektir. Yani durumu kabullenememek. Oysa herkes her kuşak kendi dönemini yaşar. Yaşadıklarımızdan sevinçle bahsetmek, bulunduğu yaşı da kabullenmek doğru karakterlerin düşüncesidir. Bizlerin yapacağı en güzel şey, bulunduğumuz yaşın ve ortamın keyfini çıkarmak olmalıdır. En küçük bir olumsuzluktan ve en büyük sevincimizde abartmadan karşılayabilmek. Bir de insan olduğumuzu hatırlayıp başka insanlara iyilik de bulunmak bu dünyada bırakabileceğimiz en büyük miras olacaktır. Kimsenin kalbini kırmadan, hoşgörülü ve anlayışlı olmak da bizim toplum içindeki yerimizi belirginleştirecek en güzel davranışlardır. Ben bu satırları yazarken yahu böyle insanlar hala var mı acaba der gibisiniz. Haklısınız bir elin parmakları kadar azlar. Ben de bulursam koruma altına alacağım ve ömür boyu o insanları yanımda taşıyacağım. Ne gezer, değişen bu dünyada insanlar kendi kendilerine hem ortamı hem de kendilerini anlamsız biçimde çıkar hesapları içinde buluyorlar. Paranın insanların önünde gitmesiyle insanın değerini yitirip paranın değerli hale gelmesi, biz insanların yozlaşmaya yüz tuttuğumuzun en büyük göstergesi değimli? Dünyaya şekil veren insanların en büyük kozu bu kağıt parçasıyla diğer figüran rolündekileri istediği gibi yönetmesi, işte bizim birbirimize vurduğumuz en büyük darbedir. Siz istediğiniz kadar çabalayın, çırpının yaşama standartlarınızı kendiniz belirleyemedikten sonra,kurulu bu düzene ayak uydurmaya ister istemez kabulleneceksiniz.Oyuncular belli, figüranlar belli, baş aktörler belli onlar nasıl bir dünya istediklerini çok iyi biliyorlar. Ama şunu da belirteyim Türk milleti gibisi de bu dünyada yok elimize ölmeyecek kadar verseler de, çok şükür der geçinmeye çalışırız.Neler neler görmüş bir milletiz kimse bizi yıkamamış, her zorluktan sonra şükür halimize demek bizi diğer milletlerden ayıran en büyük özellik değil mi? Siz siz olun değişen bu dünya da yozlaşmaya direnelim, yanımızdaki nede yardım edelim dünyanın öbür ucundaki nede. Çünkü biz Türk milletiyiz biliriz ki nasıl yaşıyorsak öyle öleceğiz. Sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 277 kere okundu.
|