Türk futbolu 1990`lı yıllarla beraber yükselişe geçti. Fatih Terim`le kazanılan Akdeniz Oyunları şampiyonluğu başarılı dönemin kapısını açtı. Bu başarının gelmesinde altyapı çalışmalarına ağırlık verilmesi önemli rol oynadı. EURO 2000`de çeyrek final oynayışımız, G.Saray`ın UEFA Kupası`nı ve Süper Kupa`yı kazanması ve Milli Takımımızın 2002`deki dünya üçüncülüğü bu dönemin ürünleriydi. Kulüpler artık denk bütçe sağlayabilmek için altyapılarını geliştirmek durumunda. UEFA`nın birkaç yıl evvel yürürlüğe koyduğu kritere göre; kulüpler her yıl PAF takımlarından en az 2 oyuncuyu kadrolarında bulundurmak zorunda. Büyük kulüplerimizi bu bağlamda incelediğimizde, genelde kriterin gereğini yerine getirmekten öteye geçmedikleri gerçeğiyle karşılaşıyoruz. 2004-2005 sezonu itibariyle F.Bahçe dört büyük takım arasında altyapıda en `fakir` takım konumunda. Kadroda altyapıdan sadece 2 futbolcu var: Semih Şentürk ve Olcan Adın. Sarı-Lacivertlilerin tarihine bakıldığında da parlak bir tablo görünmüyor. Müjdat Yetkiner, altyapıda yetişip Kanarya`nın genç takımında futbol oynayarak A takıma yükselen ve tutunan son isim oydu. Aradan geçen 10 yıla yakın zamanda Fenerbahçe kendi içinden Sarı-Lacivert renklerle özdeşleşen bir yıldız çıkaramadı. Başkan Aziz Yıldırım son yıllarda yaptığı tesislerle bu anlayışı yok etmeye çalışıyor. Ancak, Yıldırım`ın altyapı yatırımları henüz bir sonuca ulaşmadı. Son iki yılda Oğuz Dağlaroğlu, Fahri Tatan, Erman Yıldırım ve Can Arat gibi altyapıdan yetişen gençler A takım kadrosuna giremeyip başka kulüplere gönderildi. Galatasaray ise, altyapı konusunda Fenerbahçe`den daha başarılı. Emre Belözoğlu, Okan Buruk, Fatih Akyel, Tugay Kerimoğlu gibi yıldızlar Florya çimlerinde yetişti. Bu futbolcular Galatasaray`ın aldığı UEFA Kupası ve Süper Kupa ile Milli Takım`ın başarılarında büyük pay sahibi oldu. Cimbom geçtiğimiz sezon da altyapısından yetiştirdiği Sabri Sarıoğlu`nu Türk futboluna kazandırdı. Sarı-Kırmızılıların tarihine adını altın harflerle yazdırmış kaptan Bülent Korkmaz da 20 yıldır Galatasaray takımı için ter döküyor. Altyapısını dönem dönem verimli kullanan bir başka büyük kulübümüz de Beşiktaş. Kara Kartal, Rıza Çalımbay, Feyyaz Uçar ve Ulvi Güveneroğlu gibi oyuncuları Türk futboluna hediye etti. Nihat Kahveci`yi dünya futbol piyasasına soktu. Kara Kartallar bu yıl kadrosunda altyapısından yetişen Sergen Yalçın, Yasin Sülün ve Serdar Özkan gibi futbolcuları bulunduruyor. Sergen son 10 yıldır Türkiye`nin futbol gündemini işgal ediyor. 17 yaşındaki genç yetenek Serdar Özkan`a da yeni Sergen Yalçın gözüyle bakılıyor. Altyapı denince akla ilk gelen kulüplerden biri de Trabzonspor. Bordo-Mavililerin şampiyon oldukları yıllarda kendi içinden yetişen birçok yıldız vardı. Hami Mandıralı, Lemi Çelik ve Ali Kemal Denizci bünyeden yetişen yıldızlardan sadece birkaçı. Trabzonspor, son yıllarda da altyapıdan çıkardığı Fatih Tekke, Gökdeniz Karadeniz ve Hüseyin Çimşir gibi futbolcularla etkili olmaya başladı. Bu yılki kadroda Emre Aygün, Tayfun Cora, Ufuk Bayraktar ve Tolga Zengin gibi umut vaat eden isimler yer alıyor. Gençlerbirliği ve G.Antep altyapının lokomotifi oldu Gençlerbirliği ve Gaziantepspor altyapıyı en verimli kullanan kulüplerimizin başında geliyor. Gençlerbirliği`nin son dönemde PAF takımından yetiştirdiği futbolcular arasında Serkan Balcı, Ali Eren Beşerler, Tarık Daşgün ve Cafer Aydın gibi isimler var. Ankara temsilcisi bu futbolcuları rekor fiyatlarla büyük kulüplere sattı. Celal Doğan`ın başkan olmasıyla başlayan süreçten sonra G.Antep de altyapısını etkili kullanıyor.Doğan, yaptığı tesislerle genç yıldızların önünü açmış oldu. İbrahim Toraman, Kemal Aslan ve Mehmet Polat gibi futbolcular bu modelin çıkarttığı oyunculardı.Başka konularda buluşmak dileğiyle sağlıklı ve sevgiyle kalın.
Bu yazı 808 kere okundu.
|